banner114
banner146
banner122

Soru şu: "Bir takım dört gol atıp, 2-2 berabere kalabilir mi?"
Eğer takımda Kulišić diye bir oyuncunuz varsa...
Neden olmasın?
Fakat bu kadar mı olur?
Topu çıkarmak için bir çabası gözükmüyor.
Açık seçik ortada, rakip takımın santraforu gibi kafayı çakıyor, sonra yere kapaklanıyor.
Gösterecek yüzü yok çünkü.
Ekmeğini yediğin kapıya ihanet bu.
Bilerek ve isteyerek...
Ayıptır günahtır.
***
Bu Ante Kulišić var ya...
Yine bir Ankara takımında top koştururken...
Gençlerbirliği - Gaziantepspor maçında...
Durup dururken 50 metreden kendi kalesine muhteşem(!) bir gol atmış (2012).
***
Bu bir spor karşılaşması... Yetenekle zekânın kapışması...
Rakip oyuncular ve hakem derken...
Kendi oyuncularından da koruman mı gerek kaleni?
"Kulišić’e dikkat!.."
Hadi diyelim birincisinde şeytana uymuş...
Kaleleri şaşırmış...
İkinci gole ne demeli?
Adam neredeyse hattrick yapacaktı.
***
Eeee, kendi kalene iki gol atarsan medya maymunu yaparlar seni.
"Sergen’in Kulušić’i acilen çıkarması gerek. Az önce yüzde yüz pozisyonu değerlendiremedi."
Ve daha neler neler...
***
Hemen her yıl Hırvat futbolu şikeyle şöyle bir çalkalanıyor.
Sadece top koşturanlar değil.
Yöneticisinden hakemine, kulüp başkanına kadar kimler yok ki?
Yani demem o ki bu Kulišić de kayıtlara geçerse kimse şaşırmasın.
***
Yine bu köşede 2 Aralık 2017’de yazmışız.
"Kendi Kalesine Gol Atmak..."
Noktasına virgülüne dokunmadan...
***
Emre Toraman’dan sonra…
Trabzonsporlu Pereira da bir maçta iki gol atınca…
Kendi kalesine…
Şöyle bir bakıverdik maziye…
Kimler yok ki listede?
Robin Van Persie, David Alaba, Gareth Bale…
Ve çok sayıda kaleci…
***
Kendi kalesine gol atmak...
Nasıl bir ruh hali olduğunu fotoğraflar yansıtıyor.
Takım arkadaşlarınızla göz göze gelmek istemezsiniz çünkü “nasıl yaparsın” bakışlarının altında ezim ezim ezilirsiniz.
Rakip oyuncuların ise can simidi gibi sarıldıkları bir kahramansınız.
Atiker Konyaspor’un son saniyelere kadar 1-0 önde götürdüğü Marsilya maçında…
Hakemin bitirdi bitirecek olduğu bir anda…
Her şeyi Moke mahvetti.
Kalecisiyle bir anlaşmazlık ve kaval kemiğine çarpan top…
Kariyerinde bir ilkmiş, öyle diyor.
Sıralamada yerler değişti, onca emek uçtu uçacak…
***
Kendi kalesine gol atmak...
Şansızlık mı, ihanet mi” bilmiyoruz.
Dede Korkut ne güzel söylemiş.
Hain içeriden olunca kapı kilit tutmaz oğul”.
***
Günümüzde ülkeler karşı karşıya…
Kıtalar… Renkler, inançlar…
Taktikler sürekli değişiyor ama oyuncular kendi kalelerine gol atmaya devam ediyorlar.
Bu konuda rekor Madagaskar’da…
Stade Olympique de l’Emyrne takımı, bir önceki maçta yaşadıkları hayal kırıklığından doğan öfkeyle her santra vuruşundan sonra (31 Ekim 2002) gol olup yağmışlar kendi kalelerine…
Tam 149 gol.
Hepsi bir yana…
Eğer bir takımın varsa ve görevin kaleni cansiperane korumaksa…
Ne yapıp edip kendi kalene gol attırmayacaksın, atmayacaksın.
Pas vereceksin, top çevireceksin, hücumları önleyeceksin.
Eğer gol atmak istiyorsa canın, hedefin rakip kale…
Bunu, böyle bileceksin.
***
Kendi kalesine gol atmak...
Futbolda “şanssız an, dramatik fotoğraf” olarak yerini alırken sporu içinden çıkılamaz hale getirebiliyor.
İleri uçtakiler rakip kaleye gol atmak için koşturdukları sırada…
Bazı oyuncular “fırsat ayağımıza geldi” diyerek…
En zor (!) işi yapmaktan çekinmiyorlar.
Madagaskar kadar olmasa bile kendi kalelerine golleri sıralıyorlar.
Ülke dışından övgüyle birlikte ödül de alıyorlar.
Eeee, gol attıkları, kendi takımları olunca…
Ağızlarından çıkan söze, hareketlerine ve mimiklerine de dikkat etmiyorlar.
Oyunu, saha dışında sürdürmeyi bir marifetmiş sanıyorlar.
Senaryoyu adım adım uyguluyorlar.
Fakat bir şeyi unutuyorlar.
Kulüpler, gol krallarının heykellerini diktikleri, müzelerinde başköşede yer verdikleri halde…
Kendi kalesine gol atmayı alışkanlık haline getirenleri takımda görmek istemiyorlar.
Eğer şampiyonluktan etmişse…
Kupalardan elemişse…
Hele hele de küme düşürmüşse…
Adını bile anmak istemiyorlar.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.