banner114

Öğrenci, aile ve eğitimcilerin gözü kulağı yaz boyunca güz döneminde eğitimin nasıl yapılacağındaydı. Önce seyreltilmiş örgün eğitimin devam edeceği konuşuluyordu. Vakaların artmasıyla, birinci, sekizinci ve on ikinci sınıfların örgün, diğerlerinin uzaktan eğitim göreceği konuşuldu. Okullar 31 Ağustosta açıldı. Örgün eğitim için 21 Eylül tarihi verildi. Son olarak örgün eğitime okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfların aile rızasıyla başlayabileceği açıklandı.

Milli Eğitim çocukları ve ailelerini riske atmamak için dikkatli bir şekilde çalışmalarını yürütüyor. Kararların vaka seyrine göre değişebileceği biliniyor. Fakat bu yıl sınavlara hazırlanan sekizinci ve on ikinci sınıfların uzaktan eğitim olması öğrenciler ve aileleri için sorun olmaya devam ediyor. Bir şekilde sekizinci ve on ikinci sınıfların eğitimlerinin kısmen de olsa örgün olmasını sağlayacak formüllerin hayata geçmesi bekleniyor.

Bu yılın sonunda yapılacak liseye ve üniversiteye geçiş sınavlarının içerikleri konusu ayrı bir beklenti... Sınavlarda hangi müfredatın geçerli olacağı şimdiden belli olmalıdır. Mili eğitim liselere geçiş ve üniversiteye geçiş sınavlarının müfredat ve içeriklerini şimdiden açıklamalıdır. Öğrenciler bu yıl boyunca nerelere çalışması gerektiğini bilmeli ki sınava ona göre hazırlansınlar.

Sınavların kapsamları temel konular üzerinden belirlenmelidir.  “Sekizinci sınıf dâhil, yedinci sınıf dâhil değil” veya “örgün eğitim dâhil, uzaktan eğitim dâhil değil” gibi yaklaşımlar doğru değildir. Liseye veya üniversiteye gidecek öğrencinin gittiği okulda eğitimine temel olabilecek konular sınav kapsamı içerisinde olmalıdır. Ancak bu şekilde öğrenci sınava hazırlanırken elde ettiği kazanımları eğitim hayatında kullanabilir.

Aksi durumda öğrenci sadece sınav için hazırlanılıyor ve orada kalıyor. Başka bir işe yaramayan bu bilgiler hafızanın derinliklerinde kaybolup gidiyor. Sonuçta, faydasız bilim sektörü kazanmaya devam ediyor.

Üniversitelerin akademik liselerden beklentisi, asgari bir öğrencinin dört işlemi, cümle kurmayı, bir paragraf yazı yamayı kazanmış olmasıdır. Dersler uzaktan eğitim ile yürütülse bile öğrencilere bu kazanımları sağlayacak bir yol izlenmelidir.  

Lise düzeyine kadar akademik eğitimin temel sorunu süresidir. Oniki yıllık zorunlu eğitim süresi çok uzundur. Kreş ve anaokulu eğitimlerini de eklediğiniz bu süre 14-15 yılla çıkıyor. Bu kadar eğitimin sonunda akademik liselerden, analitik sorgulama yapamayan,  bir yabancı dil konuşamayan, dört işlemde zorlanan, kompozisyon yazamayan, bir sanat veya spor etkinliğinde başarılı olamayan milyonlarca öğrenci mezun oluyor. Belki de eğitimde başarısızlığın nedeni bu uzun süresidir. Süre uzadıkça konu üzerine yoğunlaşmak azalıyor. Böylece öğrenme her seferinde bir sonraki bahara atılıyor. Bu baharda çoğu öğrenci için hiç gelmiyor.

Pandemiyle birlikte ortaya çıkan yeni durum eğitim konusunda köklü reformlar yapmak için fırsatlara kapı açmıştır. Öncelikle üniversite öncesi akademik eğitimde, temel eğitim kazanımları yeniden gözden geçirilmelidir. Eğitim kazanımları gerçek hayatta ve üniversite eğitiminde karşılığı olan özelleştirilmiş ifadelerle formüle edilmelidir. Kısa süreli yoğunlaştırılmış eğitimlerle bir takım teknik ve düşünsel yetenek ve becerilerin öğrenciye kazandırılması denenmelidir. Bu çalışmaların sonuçlarına göre, gereksiz olan eğitim süreleri ortadan kaldırılmalı, sistem yalınlaştırılmalıdır.

Böylece üniversite öncesi akademik eğitim sekiz-dokuz yıla kadar inebilir. Bir öğrenci ilköğretime yedi yaşında başladığında 16 yaşında lise eğitimini tamamlayabilir. Bu durum yirmi yaşların başında üniversite eğitimini tamamlamaya fırsat verir.

Mevcut eğitim sisteminde, öğrenciler eğitimin peşinden koşarken hayatı kaçırıyorlar

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.