banner114

Geçen haftaki köşe yazımda Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin”sınavları kaldırın!” çıkışı üzerine,ilk defa bir siyasi parti genel başkanının kanayan bir yaraya parmak bastığını vurgulamıştım.Ama  maalesef bir başka parti genel başkanının bu çıkışı hafife alarak eğitim sorunlarına ne kadar uzak olduğu meydana çıkmıştır.

   Doğuştan her insan farklı zeka,kabiliyet ve yeteneklere sahiptir.Bunları dikkate almadan hepsini eşit kabul ederek aynı ölçü ve seçmelere tabi tutmak haksızlıktır.Nitekim yıllardır bu uygulama süregeldiği halde bir Allah’ın kulu çıkıp bu yanlışlığı dile getirmemiştir.Üst düzey eğitim akademisyenlerinden,bürokratlardan,planlamacılardan konu gündeme gelmemiş,eğitimdeki bu  müesses nizam devam etmiştir.Gelen eğitim görevlileri statükoyu koruyarak em mettirmişlerdir.Tam bir asırlık zaman heba olmuştur.Eğitimden ziyade öğretime ağırlık verilerek eğitim önemsenmemiş,genç dimağlar bilgi küpü haline getirilmiş,araştırma ve uygulamalar ikinci plana atılmıştır.Birçok yeni eğitim kurumları yapılmış,üniversiteler kurulmuş,okullar donatılmış ama bu kurumlarda maalesef istenilen ve ihtiyaç duyulan yetişmiş insan varlığına ulaşılamamıştır.Halbuki eğitilmiş insan gücü olmadan hiçbir başarı sağlanamadığı bir gerçektir.Bu gün toplumun her sahasında bu eksikliği görmek zor değildir.Bu sıkıntıların başında yıllardan beri yamalı bir bohça haline getirilen eğitim sistemimizin yetersizliği yatmaktadır.

    Öğrencileri seçmek için sayısız sınav külfetine sokmağa gerek yok.En iyi seçmeyi sınıf öğretmeninin yapacağı seçmedir.Daha objektif ve daha güvenilirdir.Sınıf öğretmeninin değerlendirmesi  ile daha az hata yapılır.Çocuklarımızı teslim ettiğimiz öğretmenlerimize güvenmeniz şarttır.Daha doğrusu eğitimde nicelikten ziyade niteliğe ağırlık vermemiz gerekir. Yeterli imkanları olmayan okullarda okuyan çocuklarla,her türlü imkanı olan okullarda okuyan çocukları aynı sınava tabi tutmak eğitimin eşitlik ilkesine de aykırıdır.Haksızlıktır.Eğitim ve öğretimin tamamen devlet kurumlarında yapılması,özel okulların devlet kurumları haline getirilmesi şarttır.Zengin-fakir ayırımının yaratacağı uçurum daha tehlikelidir.

   Bu gün üniversitelerimiz devletten iş imkanı sağlayan kurumlar olarak algılanmıştır.Bu nedenle de teknik ve alt yapıda ihtiyaç duyulan elemanların sağlanmasını engellemiştir.Üniversiteye giremeyen çocuklarımızın, getirilecek bünyemize uygun eğitim sistemi ile çeşitli meslek dallarında iş bulmaları sağlanmalıdır.Bu gün özel sektörde en çok ihtiyaç duyulan budur.Fakat eğitimdeki bu çarpık sistem üniversitelere ağırlık vererek,milyonlarca üniversite mezunlarını sokaklara terk etmiştir.İhtiyaç  olduğu halde binlerce veteriner,ziraat mühendisleri sokaklara terk edilmiştir.Bu diplomalı issizlerin durumu gittikçe çığ gibi büyümektedir.Buna en kısa sürede bir çözüm getirilmelidir.

   Milli Eğitimin bir asırlık ihtiyaçlarını planlayan yeni bir sistemin getirilmesi elzemdir.Yoksa bu kısır döngüden kurtulamayız.

                                   

               

               

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet ayar 2 ay önce

kesinlikle değişmeli, seçmek için 12 sene okullaştırmak ve bir kısmını 12 yıl sonunda sokağa terk etmek hiç uygun değil.