banner114

Günün Sözü

İnsanın en büyük hatalarından biri de, Doğru zamanı yanlış kişilerle doldurmaktır."

 Charles Bukowski…

Eddie Newton maceradan vazgeç!

Geride iki maç kaldı. Trabzonspor’un henüz bir puanı var. “Ne var bunda?” diyebilirsiniz. Haklısınız da. Daha önümüzde 38 maç var. Her şey yoluna girip, Karadeniz Fırtınası ligde geçen yıl olduğu gibi esmeye başlayabilir. Çünkü bugünkü durumun oluşmasında belli nedenler var. En başında takımın önemli isimleri Sosa, Novak ve Sörloth yeni sezon kadrosunda yok. Takımın yükünü çeken önemli oyunculardan söz ediyoruz. Pareira ve Ekuban gibi oyuncular da sakat. Bir de yeni transferler…Henüz alışma süresindeler. 

Bunlar tamam. Ancak Eddie Newton’un son Denizlispor maçı tam bir maceradan ibaretti. İlk maçında Beşiktaş’a mağlup olmuş Trabzonspor’u Denizli maçında 3’lü savunma ile sahaya sürmek bir hataydı. Çünkü 3’lü savunma oynamak için deneyimli, fiziki direnci yüksek,  pozisyon bilgili olan iki kanat bekine ihtiyaç var. Şimdi soruyorum; Serkan ve Abdurrahim Dursun bu tanıma uyan bekler mi?

Ayrıca Nwakaeme’yi çizgiden içeri çekip, stoperlerin kucağına atmak hangi futbol aklının ürünüdür onu da anlamadım. Nwakaeme çizgide oynarsa, oyuna genişlik katar ve bekini oyuna çıkarmaz.

Ve gelelim oyunu çevirmek için yapılan hamlelere… Guilherme, Ahmet Canbaz ve Safa Kınalı.

90 artılarda oyuna alınan Safa Kınalı’dan oyunun gidişatını değiştirmesini beklemek çok fazla iyimserlik değil mi? Ayrıca genç bir futbolcuya ağır yük yüklemek anlamına gelmiyor mu? Üstelik kenarda Stiven Plaza varken. Ayrıca 67. dakikadan itibaren rakip, sahada 10 kişi oynarken. Stiven Plaza konusuna da ayrı bir başlık açacağım. Sözün özü iki maçta sınıfı geçemeyen bir Eddie Newton var. Hemen yok etmek değil amacımız, doğal olarak kredisi var ama kredinin ilk dilimlerini iyi kullanmadı.

Stiven Plaza gönderiliyor mu?

Beşiktaş maçında işler kötü gidiyor Stiven Plaza kenarda oturuyor. Denizli’de rakip 10 kişi kalmış, Stiven Plaza yine kenarda oturuyor. Bu durum bana biraz garip geldi. Trabzonspor’un kenarda oturacak oyuncuya verecek parası olmadığını ben değil Başkan Ahmet Ağaoğlu’la da sürekli vurguluyor.

O zaman bir yerde bir hata var. Ya transfer hatalı, ya oyuncu istenen performansı veremiyor, ya da takım disiplini içinde bulunması gereken yerden farklı bir yerde duruyor.

Biraz araştırdım karşıma üçüncü konu çıktı. Oyuncunun disiplin ve teknik kadroya itaat konusunda sıkıntıları olduğu bilgisine ulaştım. Bana da inandırıcı geldi. Yoksa büyük umutlarla transfer edilen bir oyuncu, üstelik santrafor sıkıntısı yaşanırken “gönderilecek” dedikoduları ortaya atılmazdı. Fenomen Ronaldo’nun “potansiyeli yüksek” dediği Plaza için çanlar çalıyor gibi görünüyor.

Sörloth’un vedası!

Müthiş bir yönetim başarısı. Yıllık 375 bin euroya kiraladığın futbolcuyu (10 artı bir milyon) toplamda 11 milyon euroya satmak. Bu konuda Trabzonspor’un Sörloth’a da teşekkür borcu var. En başta müthiş bir kasa kolaylığı, yani toplam harcama limiti rahatlığı getirdi.

Geçen hafta vedası doğru olmadı, profesyonelliği yakışmadı demiştim. Nitekim Leipzing’le anlaştıktan sonra bir video ile Trabzonspor’a veda etti. Ben buna “yarım elma gönül alma” diyorum. Çünkü Sörloth’un Trabzonspor’a borçlu olduğunu düşünüyorum. Evet, Trabzonspor kazandı ama Sörloth da kazandı. Crystal Palace’da kenara itilmiş bir oyuncuyken, Trabzonspor’la Avrupa pazarına yelken açtı. Trabzonspor onu adeta hayata döndürdü ve futbol dünyasına kazandırdı. Bu nedenle Trabzonspor kazandı ama Sörloth daha fazlasını kazandı. Bir gün mutlaka bu borcunu ödemeli…

Uğurcan gitmeli mi, kalmalı mı?

Tam da Sörloth giderken, Uğurcan’a talip olduğu haberi ortaya çıktı. Fransa’yı Şampiyonlar Ligi’nde temsil edecek olan Rennes takımı Uğurcan için 15 milyon euroyu gözden çıkardı.

Başkan Ahmet Ağaoğlu bu sezon sadece bir oyuncu satacaklarını söylerken, aslında Uğurcan’ı işaret ediyordu. Çünkü o bölgede sıkıntı yaşanmaması adına Erce Kardeşler ve Arda Akbulut’un yanına Milli Takım kalecisi Muhammet Taha Tepe transfer edildi.

İngiltere’den gelen tekliflerinin arkası kesilince, bu kez 4 iyi kalecili bir Trabzonspor’un sezona başlama durumu ortaya çıktı. Bu gerçekten doğru bir planlama olmadı. İşte tam burada hesaplar şaştı derken yönetim ikilemde kaldı.

“Uğurcan gitmeli mi, kalmalı mı?

Camiadan bazı isimler kalmalı, çünkü santraforumuzu sattık, “Atanı ve tutanı iyi ve tecrübeli olmayan takım sıkıntı yaşar” derken, bir kısım ederi bulunduğunda her oyuncu satılmalı diyor.

Ben ne taraftayım yazayım. Ben 15-20 milyon Euro arası bonservis ücretinin her takım için değerli olduğunu ve bu şartlarda oyuncunun gönderilmesinin doğru olduğuna inananlardanım. Ayrıca Şampiyonlar Ligi’nde oynayacak bir Rennes takımıyla anlaşırken, yanına ikinci satıştan pay da yazdırabilirseniz, kaymaklı ekmek kadayıfı olur.

Aksi takdirde yani göndermezseniz, elinizdeki 4 kaleciden birini mutlaka gelişme sağlayacağı bir yere kiralamanız gerekir. Karar yönetimin…

Lewis Baker için beklenmeli

Trabzonspor Chelsea’dan Lewis Baker transferi ile dikkat çekti. Geldiğini andan itibaren konuşulan en önemli konu Sosa’nın yerini doldurur mu, konusuydu. Öncelikle vurgulayalım Sosa, kariyerinin sonuna gelmiş, büyük bir tecrübe ve yetenek. Onun yerini doldurmak düşüncesi gelen oyuncuyu riske atmak anlamına gelir. Örnek mi? Sneijder gittiğinde Galatasaray Belhanda’ya 10 numaralı formayı verdi ve o gün bugündür Belhanda’nın performansı tartışılıyor.
Bu açıdan bakıldığında her oyuncuyu kendi oyun kimliği üzerinden değerlendirmek lazım.

Doğal olarak ayağının tozuyla oynadığı Denizlispor maçı onun için ölçü olmaz. Baker’a birkaç hafta tanımak işin en doğrusu olacaktır. Ancak ilk maçta bazı meziyetlerini ortaya koyduğunu da vurgulayalım.

Neden mi? İşte oyuncunun temel özellikleri; serbest vuruş ustası, iki ayağını etkili kullanan, yüksek top tekniği olan ve uzaktan isabetli şutlar kullanan bir oyunu.

Baker’in 5 yılda 7 takım değiştirmesi isi en büyük handikapı. Ancak şunu belirteyim Fortuna Düsseldorf’tan ayrılmasında teknik direktör Funkel’in savunmacı orta alan tercihinin rolü büyüktü.

Özetle Trabzonspor’un beklentisi Baker’in 2016-17 sezonunda Vitesse forması giyerken ulaştığı 39 maç 15 gol performansını tekrarlaması.

Tekelioğlu ailesi bir değerini daha yitirdi

Bordo-mavili takımın mesafe kat etmesinde Tekelioğlu ailesinin payının büyük olduğunu söylemeye bilmem gerek var mı? Bugün Trabzonspor’a 11 milyon euora kazandıran Sörloth’u Trabzonspor adına izleyip, onu takıma kazandıran Suat Tekelioğlu idi. Eserini göremeden 28 Eylül 2019’da aramızdan ayrıldı.

Şimdi de aile Trabzon TÜFAD Başkanı Hayrettin Tekelioğlu’nun acısını yaşadı. Merhuma rahmet başta Sadi hocam olmak üzere Tekelioğlu ailesine başsağlığı ve sabırlar diliyorum.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.