banner114
banner146

Yön levhaları yüzünden...
Bir de kütüphane güvertesinde bazı isimlerin kırlangıç bayraklar misali asılı durması gerekiyordu.
Derken bir reklamcıda buldum kendimi.
Üçgen bayraklar hazır olduğunda iki genç içeri girdi.
Selâm faslından sonra bir süre siparişlerini konuştular, büyük masa üstüne yaydılar. Birinin, dövmeden kolu vardı sanki.
Tam da o sırada aklıma geldi, "pişman mısın" diye sordum…
Öyle pat diye oldu ama meğer delikanlı iyice dolmuş bu konuda.
"Pişmanım."
Sonra bir süre düşündü, canının sıkıldığı her halinden belli oluyordu.
                    ***
Henüz 18’ine girmeden yaptırmış.
Hani merdiven altı şeklinde tabir edilen yerlerin birinde.
"Kaça mal oldu?"
"Para vermedim. Bazen yiyecek öte beri aldım, dürüm filan yaptırdım."
"Dürüm!?"
"Evet, dürüm. Onun için yemesi kolaydı, benim için de alması."
Çok tuhaf gelmişti.
Neler oluyordu şehrimizde, ülkemizin bilmem hangi noktasında?
"Dürümüne dövme" diye söylendim, o kadar.
                  ***
Daha çocuk sayılırdı ve yasal olarak ne dövmecinin ne de kendinin buna hakkı yoktu.
"Vücudumdan ben sorumluyum" söyleme çağı henüz başlamadığı gibi...
Merdiven altı olmasa bile hiçbir kişi ya da kuruluş, ailesinin iznini almadan bu işe girişemezdi.
                  ***
"Şimdiki aklım olsaydı hiç böyle bir şey yapar mıydım? Allah’tan bir kolumu yaptırmışım, ellerim ve yüzüm temiz..."
"Nasıl karar verdin?"
"Anlık bir şey... Arkadaş kurbanı olduk yani. Onlar yaptı, ben de yaptırayım derken kendimi dövmecide buldum. Param da yok. Durumu anlatınca... Bazen yiyecek öte beri aldım, arkadaş çevremi yönlendirdim."
"Bugün olsa dövme yaptırır mısın?
"Asla, ne yaptırırım ne de birine öbürüne öneririm.
                   ***
Spor ve sanat camiasından ünlüler de merak sarınca dövmeye...
Kimi de tepeden tırnağa dövmeciye tuval olunca...
Çocuklar ve gençler de soluğu dövmecide almışlar.
                   ***
Bazen bir şey olur, dövme sizi kurtarır.
Türkiye’nin 1 numarası Uğurcan Çakır, özel bir TV kanalında komployla karşı karşıya kalınca...
Güya ayakta duramayacak kadar sarhoşmuş da... Kameraları görünce koluyla yüzünü kapatmaya çalışmışmış.
Uğurcan’a çok benzeyen birini bulmuşlar ve deyim yerindeyse küçük bir film çevirmişler.
Sosyal medyada yer bulunca kendine, özel kanalın işgüzarlığı olduğu anlaşılmıştı.
Çünkü Uğurcan Çakır’ın kolu, boylu boyunca dövmeydi ve sahte yönetmenin gözünden kaçmıştı bu ayrıntı.
                 ***
Ülkemizde her üç kadından biri dövme yaptırırken... Erkeklerde bu oran dörtte bir...
                  ***
Salgınla birlikte bastıran hayat pahalılığı dövmenin sonunu getirecek gibi...
Kullanılan kimyasallara getirilecek yasakların da etkisi olacağına inanılıyor. Kanserle birlikte genetik sorunlara yol açtığı belirlenen pek çok madde kara listeye alınabilir.
***
Ne olursa olsun, "dövme" bir moda olarak varlığını koruyor ve özellikle görsel basında kendine fazlasıyla yer buluyor.
Gençlerin, daha sonra pişmanlık duyacakları kalıcı dövme konusunda duyarlı olmaları...
Bu ""le uğraşanların belge ve mekân konusunda sıkı takibi gerekmekte...
Yoksa biz daha çoook "dürümüne dövme"ile karşı karşıya kalırız.




 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.