banner114
banner146
banner122

Dedi: Biraz ufuk turu yapalım. Kâh dünyadan kâh yurttan…

Dedim: Zaten her gün yapıyoruz da.. Bu kez kayıt altına alalım diyorsunuz.. Peki yapalım..

Dedi: Rusya ile Ukrayna arasında bir savaşa ihtimal veriyor musunuz?

Dedim: Hayır vermiyoruz. Ne ABD, ne de Batı Rusya ile sıcak bir savaşı göze alamazlar. İçinde bulunulan tablo, Rusya’yı bir savaşa mecbur kılan bir tablo.. Yani gerektiğinde savaşa mecbur olan taraf Rusya… Hal böyle olunca ne ABD ne de Batı, Ukrayna için Rusya ile savaşmaz. Bu bir bilek güreşi ve bu güreşi Rusya kaybedecek. Savaşmadan ekonomik olarak yenilecek.

Dedi: Suriyeli çocuklar, AB ülkelerinde kayıp… Ailelerini istemeyen Avrupa, çocuklarını mı kaçırıyor? Evlatlık mı alıyorlar? 18 bin kayıp çocuk gözardı edilebilirmi?

Dedim: Suriye büyük bir yara.. Hala kanıyor.. Kanamasından bakın kimler yararlanıyor. Size şöyle bir soru sorsam.. “Suriyeli 100 çocuk Türkiye’de kaybolsa ne olur?” Cevabı nedir biliyor musunuz? Fecaat olur… Önce dünyadaki İnsan Hakları Kuruluşları… İnsan Kaçakçılığı ile Mücadele Kuruluşları… Avrupalı siyasetçiler… Bizdeki sözde insan hakları savunucuları… Hep birlikte kıyameti koparırlar… Peki, Avrupa’da binlerce Suriyeli çocuk kayıp?’ Neden ses yok!.. İşte size Avrupa’nın insanlık ve insan hakları konularındaki ikiyüzlülüğü…

Dedi: Söz Suriye’den açılmışken bizdekilerin bakışı nasıl? Kısa bir analiz yapabilir miyiz?

Dedim: Türkiye’de her şey ama her şey Recep Tayyip Erdoğan’la ilişkilendirildi. Erdoğan’ın savaştığı PYD terör örgütüyle uzlaşmak isteyen bir anlayış bile var. Başta Amerikancı Sosyalistler.. Ya da bizdeki Amerikancı Sol.. Başsız kalan ve ideallerini yitiren Türk Solu veya sosyalizmi artık kim nereye çekerse oraya sürükleniyor. Yeter ki başını çekenler ‘Tayyip Erdoğan düşmanıyım’ desinler… Dışarda Amerikan Bayraklı kefenlere gömdükleri, davalarını içerde karşıtlarına ‘namus davası’ olarak yutturuyorlar. Bütün hassasiyetlerini kaybetmişken Erdoğan ve yakınında bulunanlara duydukları ilkesiz husumeti hassasiyet yaptılar. Ne Suriye ne Suriyeli dertleri kaldı. Erdoğan kimle mücadele ediyorsa onu sahipleniyorlar.

Dedi: Kuzey Irak’ta şimdi de Talabani özerklik istiyor. Buna ne diyorsunuz?

Dedim: Talabanigillerin çıkışının arkasında İran var. Sincar olayının arkasında da İran var. İran, bugünkü zor durumunda bile PKK’ya yol arkadaşlığında bir beis görmüyor. ABD’nin tam da istediği bir çizgide yürüyor.

Dedi: Nasıl yani?.. Sincar ve Talabanigillerin yeni çıkışının ABD ile ilişkisi nedir?

Dedim: ABD, Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek istiyor. Bunu yıllardır Türkiye üzerinden denedi. Türkiye bunu reddetti. Şimdi İran üzerinden deniyor. İran’a bu adımları attırarak Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek istiyor. Ne yazık ki İran, bu oyuna da geliyor. Yeni ve ciddi bir sorun diyebiliriz.

Dedi: 1 Mayıs yaklaşıyor. Size göre 1 Mayıs bir krize neden olacak mı?

Dedim: Sosyalistler ‘Korona dinlemeyiz, kutlayacağız’ diyorlar. Ellerinde kala kala 1 Mayıs kaldı. Bu kutlama tükenen işçiler için veya hakları için değil.. Hala var olduklarını zannettikleri için.. Erdoğan’a karşı küçük de olsa bir kavganın tarafı olmak için.. Hâlbuki daha düne kadar AK Parti kongrelerini haklı olarak eleştiriyorlardı. Koronanın yayılmasında AK Parti kongrelerinin etkili olduğunu söylüyorlardı (Ki bu görüşe biz de katılıyoruz). Ama benzer bir şeyi şimdi kendileri yapmak istiyor. Hep beraber izliyoruz.

Dedi: Şimdilik 4 konuda mini bir ufuk turu yaptık. Teşekkür ederim..

Dedim: Ben teşekkür ederim..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.