banner114

Ne baharı yaşayabiliyoruz ne de kışı. Yaz şöyle beklesin derken hayallerde. Ömür çok hızlı geçiyor farkında olmadan.

Sevinçlerimiz futbol ve şehit vermeme haberleri. Ara ara aile içinde yeni bireylerin eklenmesi sevinci ve sonrasında yaşam mücadelesi düşünceleri ile yeniden dertlenme.

Hızlı yaşama geçiş mevsimleri birleştirmiş, ayları günlere toplamış dünya küçülmüş yaşam aralığı daralmış.

Adım adım yaşanan hayat şimdilerde maratona dönmüş. Sabahlarda dört mevsim güneşin doğuşu; Akşamlarda güneşin batışı unutulmuş yada yapay dağlardan, kayalardan ufuklar daralmış.

Bakımızın açısında ufuklar daralırsa ve bizde eğer koşarak gidiyorsak etrafımızda olan bitenden bihaber oluruz. Doğanın yaşama değer katan güzelliklerden uzak kalırız.

Beş duyu organımız ve hislerimiz eşit şekilde doymayınca yada  hiç nasiplenemeyince yaşam kalitesi düşer. Düşünme, uygulama ve yargı ile yergi dengesi bozulur.

Yargı, yergi ve sevgi bireyde zayıf olursa yaşam zafiyetleri topluma yansır. Böylece toplumlarda zayıf ve hırs kurbanı olurlar.

Evimizde evin reisi memlekette yönetici bu noktaları görüp eksikleri bertaraf ederse. Yaşamın dört mevsimi de yaşama şansı olur.

Dört mevsimim bizlere sunduğu güzellikleri görmek, duymak, tatmak ve hissetmek için. Yaşadığımız mekanların buna elverişli olması gerekir.

Şehirleşme dediğimizde aklımıza alt yapı ve üst yapı gelir. Yol, su, elektrik, okul gibi yaşam gereçlerinin herkese ortak kullanım verdiği kolaylıklardır. Bu kolaylıkların yoğun olduğu yerleşim yerleri şehirleşme olarak görüp oralara yerleşme yoğunluğu gösterdikçe tüketim artmış ihtiyaçlar çoğalmıştır.

İhtiyaç çoğaldıkça çözüm üretildi. Çözümler üretilirken duyu ve hisler hesaba katılmamış. Katılsa da imkanlar zorlanmamış. Zaman geçtikçe bu dikkatsizlik önümüze betondan dağları, gökyüzünden güneşi, manzaradan ağaçları, toprağı, bahçeyi, sararmış ağaçları, yeşermiş bağları almış.

Mevsimler azalmış. Dörtten ikiye düşmüş. Artık her şey tam kafamızın üstüne geldiği zaman değer kazanmış ve görülmüş. Böylece ufkumuz küçülmüş yaşama bakışımız daralmış. Her şeyi yanımızda ister olmuşuz.

Dört mevsimin getirdiklerini göremeyen gözler, meyvesini tadamayan damaklar, hissetmeyen tenler hasta ve huzursuz bir yaşama maruz kalırlar.

İlk baharı yaşa ki tazelenesin, yazı yaşa ki sıcak bakmayı tatlı konuşmayı öğrenesin, son baharı yaşa ki her tür ten rengine hitap edesin, kışı yaşa ki birlik olmayı öğrenesin.

İki mevsimde kalan umutlar yarınlarına karanlık bakar. Yarınlarınız dört mevsim tadında, mutlu ve huzurlu olması temennisi ile… Selam ve sevgi çemberinde kalın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.