banner114
banner146
banner122

Trabzonspor 8 maçta topladığı 6 puanı, Abdullah Avcı yönetiminde 2 maçta hanesine yazdırarak bir yudum nefes aldı. Trabzonspor üstelik Avcı nezaretindeki ikinci maçında da gol yemedi. Trabzonspor’un Avcı öncesinde 8 maçta 15 golle en çok gol yiyen takım olduğunu unutmayalım.

Bunlar Trabzonspor adına güzel sözler ancak; gelelim zurnanın zırt dediği yere… Bordo mavili ekip yine takım olmaktan, aralarında bağlantı kurmaktan, ortadan, kenardan gelerek rakibin dengesini bozacak, kritik noktalarda adam eksiltecek, bekleri hücumla çıkarıp pozisyon üretmekten uzaktı. Görece ligin en zayıf halkası Ankaragücü karşısında bile zorlandı. Evet, nakibe doğru dürüst pozisyon vermedi ama Nwakaeme’nin iki şutu dışında karşı kaleyi de göremedi.

Golü ise duran toptan kazandı. İnanılmaz güzel bir goldü. Sezonun en güzel gollerinden biri olmaya aday. Üstelik kalecinin tamamen kapattığı köşeden sağ ayağının içi ile verdiği falso sanırım Avrupa’da da ses getirecektir. Baker’in attığı gol bu haftanın gündemine oturur, bu kesin ama bu oyuncu kesici mi, oyun kurucu mu onu anlamadık! Gayretli idi, çok koştu, yardıma çalıştı ama arkadaşlarını pozisyona sokacak pasını ben göremedim.

Trabzonspor’da düşüşte olan oyuncular listesine bu defa parmak da girdi! Zaten fizik olarak yetersiz olan bu oyuncu gibi daha önce ikaz ettiğimiz halde bildiğini okuyan Ömür yine boşu boşuna kendini paraladı! Gereksiz ve zamansız koşularla kendini tüketti. Bir de kaleci Uğurcan’ın mental sıkıntısı devam ediyor. Umursamaz ya da kendine göre aşırı güveninin etkisi ile olacak hata yapıyor ve bunları tekrarlıyor.

Takım kaptanı Pereira konusunda da yönetimin ve teknik direktörün bir karara varması gerek! Bu oyuncunun hırslı yapısını herkes biliyor. Ama her pozisyonda alev alır gibi hakeme el kol hareketleri yapması, haklı dahi olsa yakışmıyor! Bir takım kaptanı kendi gibi yapanları ikaz eder! Acaba hiç aynaya bakıp bunları düşünüyor mu? Eğer maçın tamamlanma süresine 5 değil de 15 dakika daha olsa idi Trabzonspor’un hali nice olurdu bilemem. Bu nedenle ya kendini düzeltecek, ye düzeltilecek!

Bunlar takımın olumsuz yönleri idi. Geri kalan ise tipik bir Abdullah Avcı takımı… Dönemindeki Başakşehir’i hatırlayın; sabırla oynar, bir şekilde öne geçer ve ne olursa olsun onu korurdu. Üstelik genelde kontralardan da son anlarda ikinciyi bulurdu. Dün Nwakaeme bunu yakaladı ama golü atmayı beceremedi. Ayrıca takım bütünlüğü henüz tam olarak yok dedik ama, takım savunması ve ne olursa olsun mücadele geçen maçlara göre daha iyi idi.

Bir takımın öyle birden şaha kalkması mümkün değil. Mucizeler dönemi kapandı. Üstelik bu kadro bana göre yeterli değil. Yapılanmada sıkıntı olduğu kesin. Her şeye rağmen böyle sıkıntılı dönemlerde birer golle de olsa 3’er puan almak, ayrıca gol yemeden bunu başarmak yine Avcı’nın hanesine pozitif olarak yazılmalı… Avcı’nın yolu çok uzun. Dün Ankaragücü karşısında taraftarlarına dokuz doğurtarak da olsa aldığı galibiyetle bir futbol felsefesi olduğunu gösterdi.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.