banner114

Çocukluğumuzda, bir büyük günah haberi duyulduğunda büyükler 'Başımıza taş yağacak’ derlerdi. Hep merak ederdik. Taş nasıl yağar? Taşı acaba kim yağdırabilir?.. Önce 'Fil ' Suresinde Kâbe’yi yıkmak isteyen Ebrehe'nin ordusuna Ebabil Kuşlarının taş yağdırdığını öğrendik. Ardından sapık ilişkiyi meşru hale getiren Lut Kavmi'nin başına yağan taşları... Taşı ancak Allah’ın bir gazap olarak yağdırdığını öğrendik.  "Emrimiz gelince oranın altını üstüne getirdik. Üzerlerine sağanak halinde, Rabbin katında işaretlenmiş taşlar yağdırdık. Böyle cezalar zalimlerin başından hiç eksik olmaz. (A’raf 82-83)”

Diyanet İşleri Başkanı, bir sohbette veya vaazda Kur'an'ın bu hükümlerini anlatıyor. Sapık ilişkininin veya toplumda bilinen adıyla homoseksüel ilişkinin lanetlendiğini, böyle cezaların (Lut Kavmine verilen ceza gibi) zalimlerin başından hiç eksik olmayacağını anlatıyor. Ayrıca bu tür ilişki sahiplerini de ‘Zalimler’ olarak nitelendiriyor. Diyanet İşleri Başkanı ayrıca zinanın da büyük günahlar arasında olduğunu anlatıyor. Anlatan, Diyanet İşleri Başkanı. Anlattığı hükümler Kur’an’ın hükümleri. Yani Adalet Bakanı veya YÖK Başkanı hatırlatmıyor. Veya Merkez Bankası Başkanı hatırlatmıyor. Adalet Bakanı da hatırlatabilirdi, YÖK Başkanı da… Lakin burada Diyanet İşleri Başkanı hatırlatıyor.

Başkana tepkiyi gösteren veya aşağılayıcı bir dil kullanan çirkin ağızlılar ise Ankara Barosu… Yani hukuk adamları… Şu ifadelere bakar mısınız?.. ‘Sesi çağlar öncesinden gelen şahıs… Ayrımcılık yapıyor ve nefret dili kullanıyor.’ Bu adamlar koca koca avukatlar. Okumuş adamlar yani… ‘Ayrımcılık yapıyor ve nefret dili kullanıyor’ derken aslında bu suçlamalar veya reddiyeler Kur’an’a… Yani Kur’an-ı  Kerim’i nefret dili olarak yorumluyorlar. Bir anlamda Lut Kavmi gibi sapık ilişkinin meşru olmasını savunuyorlar.  Tarih değişse de insanlık değişmedi. Küfrün varlığı ve mücadelesi kıyamete kadar sürecek. Allah, Peygamber ve Kur’an düşmanı bu şahısların çıkışını toplumda, üç-beş ‘Sapık koruyucusu’ olarak nitelendirirken bile karşımıza CHP çıkıverdi!..

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Baro’nun İslam’a hakaretlerini ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirerek; “Sivil Toplum Örgütleri yargı marifeti ile susturulmaya çalışılıyor. İfade özgürlüğü kısıtlanıyor” diyor. Din ve vicdan özgürlüğüne apaçık saldırı yaşanırken hala ifade özgürlüğünden bahsediyor. CHP Parti Meclisi üyesi İlhan Cihaner ise Diyanet İşleri Başkanı’nın Kur’an ayetlerini hatırlatmasını eleştirerek; “Halkın bir kesimi cinsiyet farklılığına dayanarak alenen aşağılama yapıyor” ifadeleriyle eşcinselliği savunuyor. Ordulu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun da diğerlerini aratmıyor. “Bu nefret diline ve toplumu kine sürükleyen söylemlerinize en azından bu hassas süreçte ara verin” diyor. Kime diyor? Diyanet İşleri Başkanına. Ne diyor? “Nefret diline ara ver!..” Nefret dili ne? “Sapıkların Kur’an’da lanetlendiği ayetler” Vaziyete bakar mısınız? CHP kurmaylarının İslam’a ve Kur’an’a bakışına bakar mısınız?

Bu yaklaşımlar bize tek parti döneminin CHP’sini hatırlattı. Necip Fazıl anlatıyor. Üstada o dönemde Diyanet İşleri Başkanlığına getirilen merhum Ömer Nasuhi Bilmen Hocaefendi’yi eleştiriyor ve soruyor: “CHP iktidarının Diyanet İşleri Başkanlığını nasıl kabul edersin?” Cevap her şeyi anlatıyor. “Daha büyük kötülüğü ve saldırıyı engellemek için kabul ettim…” Yani CHP’nin İslam’a ve Diyanet teşkilatıyla sorunu ne ilk ne de son olacak gibi gözüküyor. (Bilmen, sadece 1 yıl dayanabiliyor)

Bu noktada biraz da eskinin Radikal İslamcı şimdinin Radikal CHP’lisi Mehmet Bekaroğlu’ndan bahsetmek istiyoruz. Bekaroğlu, bakın ne diyor: “LGBTİ’lilere saygı duyulmalı. Diyanet insanların yaşam tarzını bıraksın. Tarihselliği bugüne taşımayı bıraksın. Lut Kavmi diyor, bugüne taşıyor.”

Hey gidi Bekaroğlu… Geçmişin yaşanmışlıkları bugüne taşınırken, Lut Kavimi döneminde yaşananlar tekrar yaşandığı için anlatılıyor. Ders ve ibret alınması için anlatılıyor. ‘Tarih tekerrürden ibarettir. Ne kadar az ibret alıyorsunuz!..’ diye anlatılıyor.

Hey gidi Bekaroğlu… Bugünlere de mi tanıklık edecektik? Nefret ve nefret öfkesi bir adamı gerçeklerden uzaklaştırır ama bu kadar mı uzaklaştırır? Rabbim bizi sapkınlardan ve sapkınları savunanlardan eylemesin.

Başka nasıl dua edelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Fatih 1 ay önce

bekaroğlu gelecekte de bir proje idi şimdi de. ak partiye girmek için çok uğraştı ama kabul görmeyince şimdi onun kinini gütmekte. gelecekte nekadar ayrıştırıcı oluğunu humeyni rejiminin özlemini güttüğünü gelecek dergisindeki yazılarından anlayabilirsiniz. http://katalog.idp.org.tr/dergiler/201/gelecek