banner114
banner146
banner122

ÖKÜZÜN ALTINDA KİMSE BUZAK ARAMASIN!

Yazdıklarım yada yaşananlara müdahil oluşum, onu bunu savunmak için değil, kamuoyunun doğruları bilmesi, doğruları öğrenmesi içindir.

O nedenle peşinen söyleyeyim: “Kimse öküzün altında buzağı aramaya kalkamasın

Geçtiğimiz hafta Türkiye gündemini emekli amirallerin bildirisi meşgul etmişti. O hafta herkes işi gücü bırakmış millet olarak amirallerin yayınladığı bildiriye yorum getirmeye çalışıyorken..

Aaaa…Ne görelim, bizim emekli Trabzonsporlular da amirallere nazire yaparcasına, ‘Siz bildiri yayınlarsınızda biz yapamaz mıyız. Bizlerin neyi eksik’ diye, bir bildiride bizim emekli Trabzonsporlular yayınladı.

Gerçi bizim emekli Trabzonsporluların bildirisi daha bildirinin ilk satırlarını okumaya başladığımızda      ”bel” vermeye başladığını gördük!

Bildirinin ilk satırın da ne diyor bizim emekli Trabzonsporlular..”Yaptığımız görüşmeler ve bizlere iletilen şikayetler sonucunda Divan üyelerimizin büyük bir çoğunluğunun değişimden yana tavır aldıklarını gözlemliyoruz.”

Ne yalan söyleyelim, bildiriyi okumaya başladığımızda, hele de ilk satırlarda divan üyelerimizin büyük çoğunluğunun değişimi istemesi denince, herhalde bildirinin sonunda yüzlerce  divan kurulu üyelerinin isim ve imza var dedik.

Ahanda bildirinin sonu:

Saygılarımızla

Dr.ERDAL ATALAY

MUHİTTİN ÖZTÜRK

HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

SUHEYL ÖNEN

BÜLENT AKYAZICI

Çoğunluk dedikleri topu topu beş imza..

Bildiriye bakar mısınız adeta “üstü şişhane, altı mumhane” misali.

Ha imzalardan biriside fire verdi.

Fire veren Muhittin Öztürk çevresine, ”Benim bildiriden, mildiriden haberim yok” diyerek bildiriye imzasını koyanlara da veryansın ediyormuş!

Açıkcası bildiriyi kaleme alanlar,rakip kale gol atayım derken, öyle bir gol yedilerki,ne biliyim ki daha toparlayıp lige tutunabilsinler?

O Kİ SUÇLUYORSUNUZ BUNLARADA CEVAP VERİNİZ

Bugün malzeme bol bildiride yazılanları yorumlamaya devam edelim.

Benim gördüğüm benim yaşananlara şahit olduğum kadarıyla yazılan ve servis edilen bildirinin her cümlesinde yanıltma ve karalama var!

Mesela, diyorlar ki; “Ali Sürmen kulübün menfaatine göre değil, kendi çıkarına göre tüzüğü hazırladı..”

Bende diyorum ki…

Ey Hayrettin abi, o tüzük hazırlanırken sen Asbaşkan değil miydin?

Göreve geldikten 15 gün sonra tüzük komisyonunu sen kurmadın mı?

O günkü yönetimden 3 kişi o komisyonda yok muydu?

Aynı komisyonda eski yöneticiler, hukukçular, merhum Özkan Sümer ve daha bir sürü kişi yok muydu?

Asbaşkanlık ofisinin yanında 20 kere toplanmadılar mı?

Senin asbaşkanlığının 30. gününde taslak tüzük ortaya çıktıktan sonra Trabzonspor’un internet sitesinde yayınlanmadı mı?

Mesaj ve mail olarak herkesten görüş ve önerileri alınmadı mı?

1 ay boyunca gelen önerilerden sonra tüzük yeniden düzeltilmedi mi?

Senin görev sürenin 3’üncü ayında KTÜ’deki yapılan tüzük genel kuruluna Trabzonspor delegesi gelip tek tek, madde madde bilgilendirilmedi mi?

Bazı maddelere karşı çıktılar da yönetim önerge verip itilaflı maddeleri düzeltmedi mi?

Ey Erdal Abi..

Peki sen o kongreye İstanbul’dan gelip katılmadın mı?

O tüzüğü savunmadın mı?

O tüzüğe oy vermedin mi?

Ey Bülent Akyazıcı!

Sen Ali Sürmen ile birlikte Divan Yönetim Kurulu’nda değil miydin? Oradaydın!

Sen de o tüzüğü zamanında savunmadın mı! Salona gelip oy vermedin mi?

Gelelim sadede ve size soralım!

O gün tüzük kusursuzdu, bugün “kendi çıkarına göre yaptı” mı oldu?

O gün hukuksuzluk yoktu, bugün “hukuk atraksiyonu” mu oldu?

O gün her şey çok iyiydi de bugün “Eskiyi mumla aratıyor” öyle mi Hayrettin Abi…

Niye o gün bu maddelere itiraz etmediniz. Niye yanlıştır demediniz, niye değiştirmediniz. Elinizde her türlü yetki ve güç vardı.

Değil mi Hayrettin abi, değil mi Erdal abi?

Hadiyin ne olur. Bu yazdıklarıma cevap verin, hadiyin yazılanlar için yalan diyin. Hadiyin hayır öyle değil, böyleydi deyiverin!

NEDEN MASADA OTURDUNUZ ÜSTELİK O SÜREÇTE

Mesela diyorlar ki; “Kendisine en büyük desteği veren yakın arkadaşlarına koltuk sevdası uğruna sırt çevirebilmiştir. Yıllarca Trabzonspor’da yöneticilik yapmış bizlere masumane yenen bir yemekten sonra, kim olduklarını bildiğimiz birileri tarafından haksız yere “hain” sıfatı yakıştırılmasına ses bile çıkarmamış, dahası açıklamalarıyla bu saçmalığa destek vermiştir.”

Burada duralım.

Ve soralım.

Trabzonspor şampiyonluğa giderken, Trabzonspor’u arkadan hançerleyenlerle yemek yeme masumiyet mi?

Eğer ki masumdunuz neden masada tabakları duran Mehmet Baykan’lı fotoğrafı

paylaşmadınız?

Ama ne bilecektiniz olayların bu derece büyüyeceğini?

AHANDA FIRSAT ADAY OLUNUZ

Divan Başkanlık seçimine yönelik Genel Kurul yine ertelendi…

Ali Sürmen diyor ki, “Madem öyle, getirsinler yeni bir tüzük. Maddeleri düzeltelim. Ben onların istediği tüzükle yine aday olacağım, seçime gireceğim. Onlar da kendi yaptıkları tüzükte aday olsunlar”…

Hadi Hayrettin abi, hadi Erdal Atalay bey, hadi  Bülent Akyazıcı bey, hadi  Sühel Önen bey, yapın yeni tüzüğü de getirin o zaman.

Tam fırsatı. Siz öyle diyorsunuz ya, nasılsa büyük çoğunluk Ali Sürmen’den rahatsız!

Hadeyin o zaman!

Ve yine diyorlar ki; “Trabzonspor Kulübü’nün örf, adet ve geleneklerine göre Divan başkanlığı yapanlar en fazla 2 dönem bu görevi yerine getirirler, ardından da koltuğu, aday olmadan, yeni gelecek isme devrederlerdi”…

Ey gidi Hayrettin abi…Ey gidi Erdal abi…Ey gidi Bülent abi…

Trabzonspor’um kurucu başkanlarından Rıfat Dedeoğlu hem de 6 kez toplamda 14 yıl Divan Başkanlığı yapmadı mı? Sizin dediğiniz iki dönem, Nizamettin Algan’dan sonra başlamadı mı?

Ondan sonra da bir tek Ali Özbak iki dönem başkanlık yapmadı mı?

Söylediğiniz gibi nasıl 50 yıllık bir temayül bu?

Neyse gamedi Hande Yener ile bitirelim..

Hande hanımın sözleri yazımıza bir anlam katacağına inanıyorum!

Sorsam bana benden yakındın

Şimdi neden uzaktasın?

Hayal kurup hep inandırdın

Yalanın batsın, yalancısın

Kapına köleyim desen inanır mıyım?

Yalvarırken seni görsem inanır mıyım?

Yeni aşk hayatında mutluluk dilerim

Dönme sakın geri, çok gülerim

KİMİN TARAFINDASINIZ?

Mesela diyorlar ki.. Divan Başkanı; Ünal Karaman’ın görevden uzaklaştırılması dahil, kulüp adına hayati yanlışlar taşıyan kararlarda yönetimin sözcüsü gibi davranarak zarar vermiş, şampiyonluktan uzaklaşılmasına sebep olacak ortamın oluşmasına zemin hazırlamıştır.

Allaha aşkına.. Siz Trabzonspor’un yanında mısınız, yoksa Ünal Karaman’ın yanında mı?

Ünal Karaman’ın görevden uzaklaştırılmasını hayati yanlışlardan birisi olarak yorumluyorsunuz.

Burada bile insanları yanıltmaya çalışıyorsunuz!

Burada bile adamına göre Trabzonspor’u oynuyorsunuz!

Burada bile önceliğiniz biz ve bizim ekibimiz diyorsunuz.

Bakınız, Ünal Karaman ile görüşmeye Ali Sürmen ile birlikte Genel sekreter Ömer Sağıroğlu  ve Zeki Mazlum gitmiştir.

Orada yaşananları Ali Sürmen bütün çıplaklığı ile kamuoyu ile paylaşmıştır.

Şahitleri de Sağıroğlu ve Mazlum’dur.

Karaman ile yapılan o toplantıda Ünal hocanın söylediklerini bir bakın önce..

Abiler bana dedi ki ‘istifa etme, onlar seni kovsun hem tazminatını alırsın, hem de kahraman olursun. Paramı dokuza kadar yatırmazsanız taraftarı kulübe kadar yürütürüm” falan filan bir sürü  yenilir, yutulmaz bir şey söyledi.

Peki sizler Ünal  Karaman’ın bu söylemlerini nereye koyacaksınız?

Hala Ünal Karaman’ın gönderilişi hayati hata diyorsanız, bende sizlere vah ki ne vah derim!

Arkadaş yaşananlardan dolayı Ünal Karamana sahip çıkmak demek akıl tutulması yaşamak demektir.

Buradan nereye varacağım?

Böyle yaptığınız sürece!

Böyle adam kayırdığınız sürece.

Yayınladığınız bildirinizin altında ancak dört imza bulursunuz, o imzalarda da sizler olursunuz!

ALİ DAYIMIN BEDDUASI!

Ah Ali dayım ah!

Vah Ali dayım vah!

Ne diyeyim sana?

Ne yazayım sana?

Biliyoruz ters analizci olduğunu ama bu kez ters yaptığın analize verecek olduğumuz cevabımız var Ali Savaş dayım.

Kalkmışsın Ağamınoğlu aleyhine yazanlar için ”Başlarına Ağaoğlu kadar taş düşsün” demişsin..

Yapma Ali dayım!

Etme ne olur?

Sonra Sen Ağamınoğlu’nun yaptıklarına hangi gözlükle bakıveriyorsun?

Ah Ali dayım ah.

Ali dayım unutmuşsundur ben sana hatırlatayım.

Haniya gazeteciliğe başladığın yıllarda topu bomba diye kapıp karakola koştuğun zamanlar vardiya bakıyorum onları ne çabuk unutmuşsun!

Şimdi ise kalkmışsın futboldan taktikten teknikten, yönetmekten vurup bahsetmeye çalışıyorsun!

Ali dayım bilmemek ayıp değil ayıp olan öğrenmemektir.

Sor anlatalım sana.

Sor bilgi verilim sana!

Öyle ahkam kesmeyle, Ağamınoğluna sahip çıkmayla, desteksiz atmayla bu işler olmuyor.

Ali dayım Ağamınoğlu olayında yine TOPu taca atmışsın!

Kusura kalmada futboldan anlamadığın gibi yönetenlerden anlamıyorsun!

At gözlüğünle bakarsan yaşananlara ve gelişmelere görebileceklerin ancak bu kadar sığ olarak kalır Ali dayım.

Bak Ali dayım öncelikle şunu öğren.

Ağamınoğlu’nun yaptığını söylediğin ödemeleri kim yapıyor biliyor musun?

Bilirsinde ben yine de hatırlayatayım sana. Bakan sayın Albayrak döneminde yapılan yapılandırmadan dolayı yapılanmayı yapan BANKAlar yapıyor.

Aksine Ağamınoğlu Trabzonspor sayesinde (TP)den aldığı işlerle gemiciklerini derin sularda yüzdürüyor.

Haaa şahsi olan borçlarını nasıl yapılandırmış?

Trabzonspor’un şampiyonluğu nasıl gitmiş?

Yaptığı transferlerde neler yaşanmış diye de merak ediyorsan ?

Beni takip etmeni sana önereceğim.

Beni takip et, Ağamınoğlu’nun neler yaptığı konusunda daha gerçekçi yazılar yazıp kamuoyunun yanıltmamış olursun.

Benim güzeller güzeli Ali dayım!

Ben sana beddua edip tez zamanda vagona binesin demiyor!

Ayrıca kafana Ali Sürmen kadar taş düşsünde hiç demiyorum!

Daha ayrıca kader birliği yapıp sonradan çalım attığın Ayhan abinin de hışmına uğrayasın demiyorum!

Ben sana sağlıklı güzel ömürler diliyorum Ali dayım!

İyi ki varsın!

İyi ki bizlesin!

İyi ki benim hocamsın..!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.