banner114

 CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, zaman zaman yaptığı çıkışlarla ünlüdür. Gündemi boş tutmamak için sarf ettiği, “siyasi cinayetler olabilir.” sözleriyle kehanetini göstermek istemiştir. Elbette tarihin her döneminde siyasi cinayetler olmuştur. Bundan sonra da hiç arzu edilmemesine rağmen olması muhtemeldir. Ancak Sayın Genel Başkan bu sözleri ile yaklaşmakta olan genel seçimlerde kendisine ve muhalefet genel başkanlarına suikastlar yapılacağını ima ederek iktidarı suçlamak istemiştir. Bu konu yargıya taşınmıştır. Kararı yargı verecektir. Ancak en fazla huzur ve istikrara muhtaç olduğumuz bu dönemlerde bu tür kışkırtıcı kuşku ve endişe yaratan ifadelerde bulunmak abesle iştigal etmek olur. Kendi partisinden bile tasvip göreceğini zannetmiyorum.

                Aslında Kılıçdaroğlu’nun genel başkanı olduğu partinin sicili siyasi cinayetlerle tescillenmiştir. Osmanlı Devletinin son zamanlarında görev yapmış padişahlara karşı işlenen cinayetlerin üzerinden henüz bir asır geçmemiştir. II. Abdülhamit’i zorla tahttan indirerek astıranlar, aradan geçen yarım asır sonra, halkın hür iradesiyle seçilen Demokrat Partisi iktidarını darbe ile devirip,onun cumhurbaşkanını,başbakanını,bakanlarını milletin gözü önünde ipe astıranların bugün siyasi cinayetten bahsetmeye asla hakları yoktur.Hazırladıkları uyduruk mahkemelerde bir devri toptan yargılayarak üyelerini tarümar edenlerin hukuktan bahsetmeye de hakları yoktur. Çünkü CHP nin eli kana bulaşmıştır. Hukuku çiğnetmiştir. Demokrasiyi felç etmiştir.

                Kılıçdaroğlu bürokratlara da tehdit yağdırmaya başlamıştır. Onun eski genel başkanı da ”Sizi ben bile kurtaramam ”diyerek Demokrat Partiyi tehdit etmişti. Nitekim tahrik edip,darbe yaptırdığı ordu iktidarı halka rağmen ele geçirdi. Onların lügatında, “darbe, ihtilal, mıhtıra, korkutmak, yıldırmak” gibi kelimeler hiç eksik olmadı. Geçmiş dönemlerde yarattığı fobi ile halkı kendisinden soğutmuştur. Onun için yetmiş yıldan beri iktidar olamamıştır. Halkın tekrar gönlünü kazanmanın yolu önce partisinin ismini ve amblemini değiştirmekten geçer. Sonra da halkın değer ölçülerine saygı gösterip, dağdaki çoban ile üniversite mezununun aynı haklara sahip olduğunu kabullenmesi gerekir. Kısaca zihniyet değişikliğine ihtiyacı vardır. Artık vesayetler kalkmıştır. İstediğiniz zaman emir vereceğiniz ordu, Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay, Sayıştay yoktur. Taşlar yerli yerine oturmuş, halka güven verilmiştir. Allah onların, o eski karanlık, yokluk, kıtlık ve işkence dönemlerini bir daha bu millete göstermesin.

                Ey muhalefet, sizlere sesleniyorum. Başta ABD ve AB Ülkemizi kıskaca almak istiyorlar. Siyasi, ekonomik ve askeri yönden bizi tehdit ediyorlar. Her türlü siyasi ihtiras ve arzularınızı bir kenara bırakıp, şu sıkışık dönemde iktidara destek olunuz. Bu desteğinizi halkımız görürse sizler puan toplamış olursunuz. Yoksa aynı gemide birlikte olduğumuzu hatırımızdan çıkarmamalıyız.

               

               

               

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.