banner114

Sakarya depremi 21 sene önce gece saat 3,02 de oldu. Adapazarı, Gölcük, İzmit, Yalova, Düzce gibi birçok yeri içine alan 100 yılın felaketiydi. 7.7 dediler ama hayır öyle değildi 9.6 üstündeydi 20 bin  civarında insan öldü. Resmi rakamlara göre 17 bin 481 kişinin öldüğü söylendi. Bu rakam doğru değildi en az 20 bin insan öldü. Depremden sonra öyle bir kargaşa oldu ki kimse kimseye yardım edemedi. Hemen hemen bütün devlet binaları yıkılmıştı. Ölüler o kadar çoktu ki bütün morglar dolunca ölüler kapalı spor salonlarına konuldu. Önceleri isim belirlemeye çalıştılar ama iki günden sonra ölüler kokunca kepçeyle mezarlar açıldı ve ölüler toplu gömüldü. Artık isimlere bakılmadı. Binlerce insan binlerce ölü.  Devlet böyle bir felaket beklemiyordu ve bocaladı. Yollar yıkılmış, köprüler kalmamıştı. Uzun süre deprem bölgelerine ulaşılamadı. Organize olamadılar, koordinasyon merkezleri kurulamadı, haberleşme felç oldu. Devletin ilk etapta yapabildiği sağ olan memurları göreve çağırmak oldu. Çağırdıkları memurlarında aileleri de göçük altında kalmıştı, evlatları ölmüştü kimisi kurtarılmayı bekliyordu, kimisi ruh sağlığını kaybetmişti. Dolayısıyla bu çağrıdan da sağlıklı bir verim alamadılar.

Adapazarı’nda devlet sınıfta kaldı, beceremediler çünkü hazırlıkları yoktu, arama kurtarma ekipleri yoktu... En kazlara kepçelerle girdiler böyle olunca birçok ölü veya yaralının bacakları kolları koptu. Hükümetler bu tip felaketlerden ders çıkarmalı, hazırlıklı olmalı, binalar yapılırken denetlenmeli. İnsanları öldürmeyecek binalar yaptırılmalı, depremde ölümler kader olmaktan çıkarılmalıdır. Birçok ülke depremle baş etmeyi öğrendi bizim de öğrenmemiz şart.

“Sesimi duyan var mı?” bu kelime yürekleri dağlamaya yetti. 17 Ağustos 1999 depreminde sesimi duyan var mı feryadı  bütün dünya da yankılandı. Gece yarısı saat 03.00 sıraların da Adapazarı, Gölcük, İzmit yerle bir oldu. Herkesi derin uykuda yakalayan deprem insanlarda silinmeyen izler bıraktı, herkes mahşeri yaşadı.

Aradan 21 yıl geçti bu kez 6,8 büyüklüğünde yeni bir deprem felaketiyle karşı karşıya kaldık. Elazığ ve Malatya’da deprem oldu birçok ilerden hissedildi .Erzurum, Diyarbakır, Tunceli, Adıyaman, Trabzon, sallandı. 41 kişi hayatını kaybetti, bin 607 kişi yaralandı. Ölenlere rahmet yaralılara acil şifalar diliyorum. Deprem olur olmaz AFAD ekipleri, jandarma ile sağlık ekipleri düzenli ve seri biçimde müdahale de bulundular. Kısa zamanda ilgili devlet erkânı oraya çok acil bir şekilde ulaştılar anında organize oldular ve hemen müdahaleye başladılar. Haberleşme hiç aksamazken süratle aşevi, hastane ve barınma tedbirleri alınmış ilk akşam bile insanlar sıcak tutulmaya çalışılmıştı. Deprem öldürmüyor binalar öldürüyor sözünün doğru çıktığını hep beraber gördük. Afet koordine edilince çok başarılı sonuçlar alındı. Böylece göçük altından birçok insanımızı da sağ kurtarmayı başardık. Emine Kuştepe’nin sakinliğiyle göçük altında olan Azize’yle konuşması, ‘Ona sen anasın, sen sakin ol’ diyerek  telkin vermesi neticesinde enkaz altından sağ çıkmalarını sağladı. Bir Suriyeli gencin elleriyle bir kadının kocasını kurtarması, bir askerin sesi mi duyan var mı diye seslendikten sonra cevap alması, sizi çıkaracağız diyerek koşup komutanına ‘Komutanım yaşıyor yanında çocuğu da var’ demesi bütün Türkiye’de yankı buldu. Anında organize olup bütün illerden yardım tırlarının gelmesi çok önemliydi. Türkiye kötü günde sağıyla, soluyla, inanan ve inanmayanla bir oldu. Gerçekten gurur verici. Bizi kimse bölemez biz büyük Türkiye’yiz biz biriz Allah bir daha böyle felaketler yaşatmasın. Deprem kader değildir deprem öldürmez binalar öldürür. Bir daha sesimi duyan var mı diyen olmasın diye tedbirleri almalıyız.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.