banner114
banner146
banner122

Biz Müslümanların en büyük özelliklerinden bir tanesi de iyiliği emretmek; kötülükten sakındırmak. Buna dini ıstılahta “emri bil maruf, nehyi anil münker” diyoruz. Duyarlı bir Müslüman olarak çevremizde gelişen olumsuzluklara karşı elimizle, buna gücümüz yetmezse dilimizle, buna da gücümüz yetmezse gönlümüzden bu işe muhalefet ederek tepkimizi ortaya koyarız. Fakat en nihayet bunu yaparken de bazı şeyleri göz önünde bulundurmak lazımdır. Sepet örerken bile yanlış ilmek attığımızda nasıl ki o sepet defolu olursa, aynı bunun gibi davet yaparken de yapacağımız hatalar bizi sorumlu hale getirebilir. Bunun için bazı davet metodlarını bilmek gerekir;

  • Öncelikle ikaz yapılan yerde bir fitne zuhur edecekse o ikaz terk edilir. Kişileri inkara sürüklemek ya da günaha sokmak amacımız olmamalıdır. Bizi dinleyecekse ikazda bulunmalı, bunun için gerekli ortamı hazırlamalıyız.
  • Bulunulan beldenin örf ve adetleri bilinmelidir. Her memleketin insanı aynı olaylar karşısında farklı tepkiler verebilir. Nabza göre şerbet vermesini bilmeli, söylediğimiz sözlerin insanların örf ve anannelerinde ne gibi karşılığını olduğunu bilmeliyiz.
  • Tatlı dilli ve güzel yüzlü olmak insanları yaklaştıran ve söz dinleten iki önemli etkendir.
  • Karşımızdaki insandan kendimizi üstün bilirsek 1-0 yenik başlamışız demektir. Asla kimseyi küçük görmemeliyiz. Kimin daha hayırlı olduğunu asla bilemeyiz.
  • İnsanların anlayabileceği seviyede konuşmalıyız. Onların anlamayacağı derecede karmaşık veya akıllara şüphe bırakacak şekilde konuşmaktan sakınmalıyız.
  • Tartışmaktan sakınmalı ve tartışmaya zemin hazırlamamalıyız. Din, tartışma ve alt etme malzemesi değildir.
  • Bir konu hakkında bilgimiz yoksa “bilmiyorum” demeli ve bu soruyu bilenlere havale etmeliyiz. Unutmamak gerekir ki davet makamı mesuliyet isteyen bir makamdır. Yarım doktor candan, yarım hoca dinden eder demiş büyüklerimiz.
  • İnsanlara tavsiye ettiğimiz güzellikleri kendimiz de yaşarsak karşı tarafa tesiri daha fazla olacaktır. Çünkü dilden samimi kelamlar dökülmüş olur.

Bunlar bir çırpıda akla gelen bazı davet metodları. Elbette bu misalleri çoğaltmak mümkündür. İşin başı halis niyet, kıvrak zeka ve tatlı dilde düğümleniyor. İnsanların dine ve ahlaka pamuk ipliğiyle bağlı olduğu bu devirde kırmadan, dökmeden bir iki kişi kazanmak insanlığın dünya-ahiret kârına olacaktır…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.