banner114
banner146

Emeklilik yaşının yükselmiş olmasını baha ederek çalışmayan bir genç kuşak var. Kendilerince hesap yaparak sigortalı işleri tercih etmiyor ederse de çok kısa zamanda hemen işten ayrılıyorlar.

Sigortasız çalışmak en cahilce ve en zarar verici davranıştır. Bunu bugün anlamayanlar, gençliğine güvenenler, gelecek zamanda hep aynı sağlıkta olup sigortalı işler bulacaklarına inanıp köyde, evde yatarak gün geçirmekteler.

Günü kazanmak için birinin kömürü, diğerinin samanı, bir başkasının odunu derken kendilerine günlük basit işler bulmakta ve sigorta parasını da alırım kelimesini asla unutmamakta yevmiyelerini oldukça yükseltmekteler.

Veya fazla mesai yapmak zorunda kalan işyerlerinde mesaileri elden almak kaydı ile anlaşarak çalışanlar. Sonra da gün içinde iş yapmadan zamanı doldurmak. Akşam üstü canla başla mesai yapıyorum görüntüsü verenler.

Uzun lafın kısası emekliliğe kırk sene, otuz beş sene, otuz sene olanlar minik hesaplar yaparak onlara kalabilecek bütün yılları çalışmadan veya sigortasız olarak işletiyorlar.

Oysa yarın başlarına ne gelecek, vücutları o günlerde sigortalı çalışacak işlere cevap verecek mi? Oysa bütün yaşayanlar, yaşı geçenler biliyor ki otuz yaşlarından sonra vücut her yıl damla damla bazen de bir anda çöküşe başlamakta, kaslar güç kaybetmektedir.

Çalışan vücut ise daha uzun süre genç ve dinamik kalmakta. Kaslar biraz daha ilerleyen zamanlara adım atmaktadır. Bunu gençliğine güvenerek kullananlar belki de o gün geldiğinde veya gelmeden bedenleri çalışmalarına izin vermeyecektir.

Nasıl demiş atalarımız “kılıç kuşananın at binenin” biz bugün çalışmaz, üretmez ve geleceğimize destek vermezsek yarınını nasıl uyanacağız. Güneşin doğuşunu aynı heyecan ve mutlulukla görebilecek miyiz?

Her zaman yarının daha güzel olacağına inanarak yaşamalı ve bir o kadar da yarın bir terslik olursa tedbirini elden bırakmamalıyız. Yaşamın tadı da tamda burada değil midir?

Hani bize bir şey olmazdı, her şey güllük gülistanlıktı. Hani sadece grip olup bir limonlu çay bir de gripin ilacı ile geçirir sabah işimize oyunlarımıza devam ederdik. Ne oldu bir anda öyle olduk ki kapıdan dışarı çıkamadık. Camdan bakmaya balkonda çay içmeye bile korkar olduk. Değil komşumuza ailemize, sevdiklerimize dahi sarılamadık, tokalaşamadık.

Bunu hala anlayamadıysak bir daha anlamamız mümkün değildir. Bu bir ders, bir uyanış, bir dönüm noktasıdır. Hazır kapılarımız açılmış, çalışmaya, işimizin başında olmaya imkân bulmuşken. Derdimiz işi bırakmak, siyasi oyunlara maşa olmak, emeklilik yaşının uzak olmasını düşünmek zamanı değildir.

Şimdi çalışmanın zamanı, üretmenin zamanı. Kendi işinizi kurup insanları çalıştırıp ekmek üretmenin zamanıdır. Ne kadar kazanırsak ve ne kadar üretirsek yarınımız o kadar müreffeh olur. Neden mi? Veya nasıl mı? Dünya artık silahlarla savaşmayı savaşın son safhasında kullanmaya başladı.

Savaşların başlangıcı sizi evinize kilitleyecek, işinizi durduracak kazanmanıza engel olacak bir mikro, bir virüsle başlatılıyor ve sonrasında birikimlerinizin tükenmesi süreci beklenerek devamında ülkeniz istila ediliyor.

İşte önce siz dik duracak, güçlü olacaksınız ki ülkeniz de dik dursun ayakta kalsın. Siyasi oyunların dış mihraklara mahkûm edilerek aklımızı bulandırma politikaları sadece benliğimizi ve yarınımızı çalacaktır. Üstüne birde yarın tamda sigorta yapmanız gerektiği tarihlere böyle bir durum denk gelirse ve değil işe girmek kendi yapacağınız işte kazanacağınız birkaç kuruşu da sigortanızı yatırmak ile meşgul olacak yaşam standartlarınızı düşürmüş olacaksınız.

Akıllı insan yarınını bugünden daha kıymetli yapabilendir. Bugün aç yatıp yarın da aç yürüyen, bugün plansız yatıp yarına başkasının gölgesini takip edenin bir günü daha yoktur. Onun öbür günü olmayacaktır.       

Siz siz olun yarınınızı siz düşünün başkalarının kazanma girdabı ve emellerinin çark dişlisi olmayın. Kimsenin planladığı rotada yürümeyin size sağlanan imkanlarda sizi yaşayın. Biz, siz onlar bizi kendini yaşarsa yarında bütün olur, birlik olur ve güç oluruz.

Selam saygı ve hürmetle..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.