banner114

DEVA Partisi Lideri Ali Babacan’la ilgili yorumumuza gün boyu ilginç tepkiler aldık. Bizim, bir beyin fırtınası çerçevesinde yorumladığımız Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili gelen yorumlardan üçünü yayınlayarak görüşümüzü kaydetmek istiyoruz. Özellikle, bizim gönlümüzde Babacan’ın yattığına ilişkin yorumlar için “okuduklarını çok yanlış anlamışlar” kanaatimizi kaydedip geçiyoruz.

Okurlarımızdan Adem Çelik şunları kaydetmiş… “Ali Bey… Takip ettiğim bir gazetecisiniz. Gelişmelere bir siyasi parti penceresinden bakmak yerine kendi ilkelerinizle hareket ettiğinizin farkındayım. Ali Babacan’la ilgili yorumunuzu hiçbir ulusal yazar yapamaz. Çünkü halkın içinde yaşamıyorlar. Ancak sizin de belki de önemli bir hususu atladığınızı düşünüyorum. Şöyle ki; Tayyip Bey şayet ikinci tura kalırsa ve ilk turda Cumhur İttifakı meclisin çoğunluğunu alamazsa ikinci turu Tayyip Bey kaybedebilir. İnsanlar ikinci turda meclis çoğunluğunu alan ittifakın adayına kayabilir. Dolayısıyla milletvekili seçimi, Cumhurbaşkanlığı seçimi kadar önemlidir. O bakımdan AK Parti artık tepeden inme adaylar koymamalıdır. Şayet halkın tercih ettiği milletvekili adayları koyulursa hem Meclis, hem Cumhurbaşkanlığı sorunsuz geçilebilir. İkinci bir husus ise, AK Parti’nin içinde, Cumhurbaşkanlığı sisteminden rahatsız olanlar vardır. Bunlar, yeniden parlamenter sisteme dönmek için oy verebilir.”

Adem Bey’in TBMM çoğunluğunu kazanmanın yaratacağı sinerjiyle ilgili fikrine katılıyor ve teşekkür ediyoruz. Evet, kesinlikle çok önemli bir husustur. Ancak ikinci hususta söylediği ‘Cumhurbaşkanlığı sisteminden rahatsızlık’ fikri Millet İttifakının adayı ile ilgilidir. Gönlünde Millet İttifakına oy vermek isteyen birisi için önemli olan bu ayrıntı, tek başına etken değildir. Yine de adaya bağlı olarak önemlidir.

                                                    ***

İstanbul’dan arayan okurlarımızdan Sait Keleş ise farklı bakış açısını şöyle dile getirdi: “Sayın Ali Öztürk… Size yandaş diyemeyeceğim. AK Partili bir kalem olduğunuz kanaatindeyim. Ama yandaş değilsiniz. AK Parti’nin kendinize göre de olsa yanlışlarını yazabiliyorsunuz. Her şeye rağmen objektif bakabiliyorsunuz. Zaten bunun için İstanbul’dan takip ettiğim bir gazetesiniz.

Ali Bey… Dünkü yazınızı okudum. Doğrusu kimsenin henüz düşünmediği bir ufuk açtınız. Biraz eleştiri, biraz da katkı sunmak istiyorum. Millet İttifakı Ali Babacan’ı aday yapmaz. Yaparsa intiharı olur. Babacan aday yapılırsa hem CHP hem de İYİ Parti çöker. Ecevit’in azınlık hükümetinin yarattığı sonucu unutmayın. Dolayısıyla ortaya attığınız beyin fırtınasının diğer maddelerine geçmeden konuyu kapatıyorum. Kalın sağlıcakla…

Sait Bey’in görüşü kesinlikle önemli. Lakin bize göre Babacan’ı CHP ve İYİ Parti değil, ABD ve İngiltere’nin itici gücü aday yapacak. Yine de teşekkürler.

                                                ***

Yine okurlarımızdan Metin Köroğlu şunları kaydetmiş:  “Sayın Öztürk… Bana göre Babacan’la ilgili görüşleriniz sağlıklı değil. Hem ABD adamı diyorsunuz, hem dış politikada Tayyip Bey gibi onurlu duruş sergileyeceğini söylüyorsunuz. Bu nasıl olacak? HDP’nin desteklediği aday HDP’ye kısmi cevap vermeyecek mi? Türkiye’yi Kuzey Irak ve Suriye’den çekmeyecek mi?

‘Babacan’a muhafazakarlar oy verebilir’ diyorsun. Niye versin? Babacan muhafazakar bir adam değil ki. Eşi başörtülü diye muhafazakar mı oldu? LGBT’yi savunan bir siyasetçi muhafazakar olabilir mi?

Din ve vicdan özgürlüğünde Babacan’a ne kadar güvenilebilir? Babacan bakanlarını CHP’den ve HDP’den atamayacak mı? Onları ne kadar kontrol edebilir? Onlara ne kadar söz geçirebilir.”

                                               ***

Okurlarımıza ayrı ayrı teşekkürlerimizi sunuyorum. Köşemizde Cumhurbaşkanlığı konusunda bir beyin fırtınası oluşturmak istedik.  Hem söyledik hem dinledik. Fikrimizi ilettik, gelen görüş ve fikirlerden istifade ettik.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.