banner114

 Sayın Cumhurbaşkanım, yurt gezilerinizde halkımıza her hitabınızda: “Biz sizin efendiniz değil, hizmetkarınız olmaya geldik.” diye sesleniyorsunuz. Bunu siz sadece sözle değil, dişinizi tırnağınıza takarak, yurtiçi ve yurtdışı faaliyetlerinizde gösteriyorsunuz. Allah sizi bu milletin başından eksik etmesin diyorum. Seksen üç yaşındaki bir kamu kurumu emeklisi olarak, muasır medeniyet seviyesine çıkmak için sizin kadar gayret gösteren, bir başbakana ve cumhurbaşkanına ilk defa şahit oluyorum. Elbette ki sizlerin taşradaki birimlere hizmet akışını bizzat ulaştırmanız yine o yerlerdeki teşkilatlarınız ve mahalli yönetimlerinizle mümkün olabilir.

     Vatandaşlarımızın isteklerini ve şikayetlerini BİMER ve CİMER adreslerinden ulaştırması mümkün olmuyor. Zira her evde bilgisayar yok, olsa bile kullanma becerisi yok. Birbirimizi aldatmağa gerek yok. Bu kanallardan size dert ve şikayetlerin yüzde 20 si ancak ulaştırılabilir. Bunların da çözüm yeri o bölgedeki devlet temsilcileridir. Taşradaki halkın memnuniyetini size ne teşkilatlarınız, parti müfettişleriniz ve ne de milletvekilleriniz objektif olarak ulaştırabilir. Onlar sizlere her şeyi toz pembe olarak sunarlar. Bunları size ancak sade vatandaşlar bildirebilir. Ama vatandaşın size hiçbir surette ulaşması mümkün değildir. Vatandaş derdini ve şikayetini anlatacağı makam ve kurumlara 2-3 sekreteri aşmadan ulaşamıyor. Birinci sekreterden bir bahane ile geri dönüyor. Bazı devlet kurumları öyle lüks donatıldı ki çoğu zaman içeri girmek için ayakkabısını çıkarmak durumunda kalıyor. Çoğunu tenzih ederek ifade edebilirim ki o kurumların başındaki amirler hizmeti esas almıyor, makam forsuna kapılıyor. Gelen vatandaşı koltuklarına oturtup derdini dinlemek yerine ayakta bekletiyor. Bunları denetleyip düzeltecek olan devlet temsilcilerinin çoğu sabah saat 10.00 da dairesine geliyor. Derdini vatandaş kime anlatacak. Devleti ve iktidarı vatandaşa sevdirecek idarecilerdir. Elbette ki sizler bunlara zaman ayıramazsınız. Çünkü başınızı kaşıyacak zamanınız yok. Devlet yükü ve sorumluluğu altında sağlığınızdan neler kaybettiğinizi görüyoruz. Ama bunların düzelmesi için Recep Yazıcıoğlu ve Adnan Kahveci ruhunda idarecilere şiddetle ihtiyaç var. Bunun için de liyakat ille de liyakat ön plana çıkıyor. Vatandaşa kendini beğendirip, sevdiren idarecilere ihtiyacımız var.

            İl ve ilçe teşkilatlarınız gelince,bir kısmını tenzih ederek ifade edebilirim ki partilerine yeteri kadar zaman ayırıp halkla haşır neşir olmuyorlar. Bana göre genel seçimlere 22 ay gibi kısa bir zaman kaldı. Hakkıyla görev yapacak il veya ilçe başkanının arada makamında uykusunu geçirmesi gerekir. Onlar hep sizlerin gücünüze ve rüzgarınıza güveniyorlar. Zamanları kalırsa teşkilatlara uğrayıp geçiyorlar. Onlar sadece parti teşkilatına gelenlerle ilgileniyor, gelmeyenlerin yanına gitmeğe ihtiyaç duymuyorlar. Oylar artık aslanın ağzındadır. Türk seçmeni eski seçmen değildir. “Odun koysak kazandırırız”  fikri artık çürümüştür. Seçmenin gönlünü kazanabilecek çalışkan teşkilatlara ihtiyaç vardır.

            Başta ABD ve Avrupa Birliği devletleri olmak üzere içişlerimize karışıp sizleri devletin başından halka rağmen uzaklaştırmak istiyorlar. İçteki muarızlarınız da onlara destek olmak için her türlü ihaneti gösteriyorlar. Bizim onlar kadar gücümüz yok ama halkımızın sevgisi ile bu zorluğu aşabiliriz. Onun için yeniden silkinip uyanmağa ihtiyaç var. Seçmenle sevgi köprüsü kurulmadan başarmak çok zor.

En derin saygılarımla….

           

             

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.