banner114
banner146
banner122

İlk covid-19 vakasıyla 11 Mart 2020’de tanışmış, ilk ölümü 17 Mart’ta yaşamıştık. Üzerinden 400 günü aşkın bir süre geçti. Yaşadığımız üçüncü dalgada düşüş eğilimine girmiş durumdayız. Geçen yıl bu zamanlar birinci dalgada yine düşüş eğilimindeydik. 26 Nisan 2020’de günlük hasta sayısı 2.357’idi. Bir yıl sonra yine günlük hasta sayımız 2.716 olarak gerçekleşti. Bir birine yakın rakamlar. Mart’tan Marta iki dalga yaşanmış ve ikinci yıla geçildiğinde üçüncü dalga birinci dalgaya benzer şekilde kendini tekrarlıyor.

Nisan 2020 sürecinde tam kapandık ve Mayıs ayı için kontrollü normalleşmeyi konuşuyorduk. Bu gün ise 29 Nisandan 17 Mayısa kadar tam kapanmaya karar verdik. Sanırım ardından kontrollü normalleşmeyi konuşacağız. Yapılan açıklamada, tam kapanma kararı, vaka sayısını Dünya Sağlık Örgütünün ön gördüğü vaka sayısına, yüz binde 100 vakanın altına çekmek ve günlük vaka sayısını 5 binli rakamlara düşürmek için aldık.

Covid -19 sürecinin başından beri hastalığın depreştiği dönemlerde sürekli tam kapanma talepleri gelmesine rağmen üst yönetim daha yumuşak geçiş kararlarını tercih etti. Zorunlu durumlarda ve kısa süreli tam kapanma kararları aldı. Bu durum tartışmaların odağı haline gelmişken, alınan tam kapanma kararı bu talepleri de karşılayacak durumdadır.

Tam kapanma çözüm mü? Türkiye’nin birinci dalga sonrasında normalleşme adımları atmadan kapanma tedbirlerini uygulaması durumunda, vakaların sıfırlayacağı zamanı istatistiksel modellemeyle çalışmış bir bilim insanı olarak söyleyebilirim ki; tam kapanma teorik bir soyutlamadır. Biz bilim insanları bilimsel analizlerde ilişkileri saptamak için sürekli “sabit şartlar altında” varsayımını kullanırız. Gerçek hayat sabit şartlar altında değildir. Her an değişen ve farklılaşan şartlar altındadır. O nedenle teorik soyutlamalar konuyu anlamamıza yardımcı olsa bile gerçeği tam açıklamaz.

Türkiye üç kıtanın geçiş güzergâhı üzerinde, genç, dinamik, değişken ve çekici bir ülkedir. Kıyada köşedeki ülkeler gibi kendisini tam kapatamaz. Elbette, bir şey bütünüyle elde edilemediğinde bütünüyle de terk dahi edilemez. Onun için %80-90 kapanmaya da gitmek büyük başarıdır. Yani ifade edilen tam kapanma, istisnaları düşüldüğünde %90 kapanma gibi hesaplanabilir. 

Yaptığımız bazı tahmin çalışmaları bize gösterdi ki, kapanma düzeyi %80’den 90’a çıktığında vaka sayılarının azalışı çok daha hızlı olmaktadır.  Yani, vaka sayısı hızının düşmesi yüzde 10 farkın çok ötesine geçmektedir. O nedenle bu kapanmayı çok önemsemeliyiz. Fakat, hayatın-kalbin ritmi, üretimin, iklimin, borsanın dalgalanmaları gibi covid hastalığının dahi sürekli bir dalgalanma şeklinde hareket edeceği bilinmelidir.

 Covid-19’un kendini birebir tekrar etmeyen ama benzer salınımlar gösteren dalgalanmalarına dikkat etmeliyiz. Bir sarkacın salınımları gibi benzer ama farklı ve kaotik. Hastalığın bulaşmasının ve seyrinin kaotikliği, hastalıkla mücadelede de kaotik bir yol izlenmesini zorunlu kılmaktadır. Hastalığın bulaşmasıyla kişisel etkileşim arasında üstel bir ilişki olması, doğrusal görüntünün ardında kaotik bir yapı olduğunu bize göstermektedir. Hastalık, bizim ürettiğimiz aşı gibi tedbirler arasından yine kendi salınımını bir şekilde devam ettirmektedir. Başarılı gibi görünen ülkelerin, dönemsel tekrarlayan vaka artışları ve başarısızlık görüntüleri bu tezi doğrulamaktadır.

Covid hastalığı bulaş sürecinde ve hastalık seyrinde “kelebek etkisi” göstererek davranmaktadır. Başlangıç şartlarına hassas derecede bağlı ve garip çekicilerin bir anda olayı patlatması veya kaybolması şeklindeki tezahürü kaos yaklaşımı tezini daha da kuvvetlendirmektedir.

Covid-19 sürecinin yönetiminde kaos yönetimi yaklaşımının kavramları ve işlerliğiyle devreye girmesi çözümünü kolaylaştırır mı? Hastalıkla mücadelenin yönetiminde yeni bir yaklaşıma ihtiyaç olduğu tekrarlayan benzer salımınların sürmesi nedeniyle söylenebilir.

Covid ile mücadelede doğrusal çözüm bireysel bilinç düzeyini artırmak, maske, mesafe, hijyen ve aşı olarak görünüyor. Kaos yönetimi ve kaotik yaklaşım bize farklı çözüm önerileri sunabilir. Covid-19 virüsünün yaşam döngüsünü kesecek, hızlıca sahadan çekilmesini sağlayacak kelebek etkisi doğuracak dokunma noktaları keşfedebiliriz.

Artık şu doğrusal anlayışın dışına çıkalım. Ne hayat, ne zaman ne de kâinat doğrusal değil

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.