banner114

Bir ‘musibet’ olduğu besbelli.

Bin nasihate bedel.”

Şapka düştü, kel göründü yani.

Her şey tüm dünyanın gözleri önünde cereyan ediyor.

Vaka sayıları, haritalar, karantinalar, yasaklar...

Bilinçlendirme çalışmaları tüm hızıyla sürerken... PES doğrusu...

‘Paniğe Endeksli Savaşçılar’a gün doğdu.

Ne kadar da meraklısı varmış? Klavyetör provakatörler…

Allah'tan krizi iyi yöneten bir Sağlık Bakanımız var.

Daha ilk günden itibaren adeta ilmek ilmek örülen bir kampanyayı başarıyla götürüyor.

Her kesimden insanın oybirliğiyle işaret ettiği bir isim: Dr. Fahrettin Koca.

Taraflı tarafsız herkesin hakkını teslim ettiği bir orkestra şefi...

***

Corona, “belli ki fazla kalmayacak” ancak tedbiri de elden bırakmamak gerek.

Yanlışlıkla tutuklanan fakat derdini anlatamadan yıllarca cezaevinde kalan vatandaşın filmini de unutmayalım. Bayrampaşa: Ben Fazla Kalmayacağım.

Anlatamazsan, dinletemezsen kalırsın.

Bu arada, Çin’den başlayarak dünya turunu tamamlamak üzere olan Corona her şeyin önüne geçti… Suriye’de neler oluyor, Libya’da, Yemen’de?

Kimin umurunda?! Varsa da yoksa da Corona.

O da diğer mikroplar gibi aşısı geliştirilene kadar yoracak bizi... Sonra? SARS, MERS ve Ebola gibi ‘Mikroplar Sözlüğü’ndeki yerini alacak. Hoppp, ‘Tıp Çöplüğü’ne…

Yaşayanlar yeni şeyler söyleyecek. Ne sözler bitecek ne işler ne de virüsler.

***

Corona’nın Türkçe karşılığı ‘taç’ olunca… ‘Gitme Sana Muhtacım’ adlı şarkı geldi aklıma.

Gözümde nursun, başımda tacım” diyor. “Beni öldür öyle git” diye devam ediyordu.

Şarkılar böyledir işte, şiirler, güzel sözler… Yıllar yıllar sonrasına aitler sanki.

Her şey bir yana, ‘başımızın tacı’ndan üç ay içinde kurtuluyormuşuz.

Hazirana kadar dayan Türkiye, dayan dünya…

Bu kez İsviçreli değil, Çinli bilim insanlarından geldi haber.

***

Her yerde mantar gibi Corona fırsatçıları türedi. Bunlar virüsten daha tehlikeli…

Hem de iş birliğinin, dayanışmanın tavan yapması gereken günlerde…

Ayıptır, günahtır. Vicdan ve insaf yoksunları!.. Bu millet, sizi de not eder bir kenara…

***

Corona, ‘Derviş Selamı’nı geri getirdi.

Dost meclislerinde heyecanla paylaştığımız bir konuydu.

Saygı duruşunda… Milli Marşımız söylenirken...

Niçin ellerimiz aşağıda” diye hayıflanırdık hep.

Şöyle sağ elimiz kalbimizin üzerinde olsa...

Bu kalp atıyorsa sendendir" mealinde bir görüntü sergilense...

Hem, doğrusu da buydu zaten. İşte, kimselerin yapmadığını yaptı bu mikrop.

İnsandan insana temas yoluyla geçtiği kanıtlanınca...

Herkes bir dikkat bir dikkat, pürdikkat. “Corona dikkati” de diyebiliriz.

Çünkü iyi bakmadığımız takdirde elimiz, yüzümüz ve cep telefonumuz ‘mikrop yuvası’…

Artık tanıdık tanımadık şapur şupur öpmek yok.

Tokalaşmak, öyle samimi pozlar vermek de...

Kim olursa olsun... Biraz mesafeli duracaksın.

Hiç değilse şu virüs belasını atlayıncaya kadar... Atlattıktan sonra da devamında fayda var.

Yok “tokalaşmadı"... Yok “elini uzatmadı” sataşmalarına da maruz kalmaz kimse...

Şimdilik insanların gözleri yeter... Sözleri ve mimikleri de...

***

Artık el yıkar gibi yapmıyoruz, ciddi ciddi el yıkıyoruz.

İçimizden, “Mini mini bir kuş donmuştu” şarkısını söylememizi isteyenler bile var.

22 saniye sürüyormuş ve el yıkaması da öyle yalap şalap değil, en az bu kadar sürmeliymiş.

Temizmiş gibi görünmek istemiyoruz, gerçekten tepeden tırnağa temizleniyoruz.

Hem temiz olacaksın hem de insanlardan uzak... Ne demek bu? “Kendine kalacaksın.”

O zaman, bir iyilik yap, hiç olmadık kadar ilgilen kendinle…   

Çok çok oku... Eski albümlere takıl bir süre... Kütüphane raflarına…

Telefon rehberine bir bak, silinmesi gerekenleri sil, aranması gerekenleri ara...

Şarkı türkü dinle... Spor yap, toprakla uğraş... Aslında ne kadar çok şey var yapacak?

Hepsi de Corona sayesinde...

Hani bazen “biri beni durdursun" deriz ya...

Durdurdu işte, Corona...

Bi bak kendine" diye değil...

İyi bak kendine, yanındakine yakınındakine.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.