banner114

Geçen hafta sonu  LGS sınavları yapıldı. Yaklaşık 1800.000 bin öğrenci b u sınavlara katıldı. Bu öğrenciler iki hafta sonra açıklanacak sınav sonuçlarına göre bulundukları ilde başarı puanlarına göre ayrılmış liselere yerleştirilecek.Daha sonra bulundukları liselerden mezun olup ÖSYM kapısına dayanacaklar.OGS yani orta öğretime geçiş sınavı,YGS yani liseye geçiş sınavı,YKS yani yüksek öğretime geçiş sınavı ardından KPS ile kamu kurum ve kuruluşlarına yerleştirme sınavı ile başarı gösterenler devlet kapısından  içeri girecekler.

            Allah aşkına söyler misiniz nedir bu kavram karmaşası,bu telaş ve bu masraf ,çile sıkıntı,heyecan?Çocuklarımızı adeta sınavkolik hale getirdik.Anne-baba huzursuz.Veliler adeta birbirleri ile yarışır hale gelmişler.İşin maddi boyutu hem devlet ve hem veli için külfet haline gelmiş.Her yıl  3 milyona yakın öğrenciyi ÖSYM ile sınava alıp bunlardan bir buçuk milyon öğrenciyi üniversiteye alacak,diğerlerini sokağa terkedeceksiniz.Bunun adına da“MİLLİ EĞİTİM” diyeceksiniz.Böyle bir kör dövüşü olamaz.Eğer buna öğretmen,öğrenci ve veliler isyan etmiyorsa biliniz ki devletine ve milletine olan saygısındandır.Sistem çökmüş.Kokmuş.Artık 83 milyon insanımıza cevap veremez hale gelmiş.Bu sistem çökmüşlüğü ekonomi ve üretimi de durdurmuş.Ama hala akılcı bir yol aranmamış.Mevcut statükoyu  muhafaza etmekle bugüne kadar gelinmiş.Gelen siyasi kadronun tercihine bırakılıp alınan günübirlik kararlarla sistem makyajlanmaya çalışılmış.Böylece bir asıra yakın süreden beri bir arpa boyu yol alınamamış.

            Eğitim ordusunun bir neferi olarak buna isyan ediyorum.Sık sık bu konuyu yazılarımda dile getiriyorum.Başına “MİLLİ” kelimesini koymakla sistem milli olmaz.Kendimizi kandırmış oluruz.Tıpkı 100 yıldan beri kandırdığımız gibi.Bunun için yeni bir arama yapmağa,yeni bir Amerikan kıtası keşfetmeğe de gerek yok.Avrupa’yı kalkındıran ,özellikle Almanya’nın Bavyera Eyaletindeki sistemi bünyemize uyarlayarak yeni ve “MİLLİ” sistemi vakit geçirmeden başlatmalıyız.Ben Sayın Bakan Ziya Selçuk’tan çok şey bekliyordum.Ama gördüm ki ele aldığı öncelikli konular sadece statükoyu  korumak amaçlıdır.Türkiye’nin 100 yıl sonrası,genç nüfusun ekonomiye katkısını esas alan bir teşebbüs yok.Okullar,üniversiteler toplumun  ihtiyacının çok gerisindedir.Şimdiye kadar yapılanlar okuma-yazma öğretmenin ilerisine maalesef geçememiştir.Zaten mevcut sistem 28 Şubat’ta 8 yıllık zorunlu eğitim sistemi ile büyük bir yara almıştı.Daha sonra da bunu eleştirerek iktidar olanlar lise eğitimini hem zorunlu  ve hem de dört yıla çıkardılar.Mesleki eğitim bir daha belini doğrultamayacak hale getirildi.Sanayi ve üretimde ihtiyaç duyulan eleman bulunamıyor.Üniversiteler artık masa başi iş bulma aracı haline getirildi.Gençlerimizi hayata intibak edecek şekilde yetiştiremedik.Ailesinin desteği ile yaşayan gençler müstakil hale geldiklerinde aç kalmaya mahkum  hale getirildiler.Muhalefet görevi  yapan  partiler  bu olumsuzlukları dile getirecek yerde HDP nin kuyruğuna takılarak ucuz muhalefet yapma yolunu tercih ediyorlar.Böylece  milletin enerjisi ve sermayesi yok oluyor.

            Toplumun tüm kesimlerinin iştiraki ile yapılacak şura toplantısında bu konular enine boyuna tartışmaya açılmalıdır.Öğretmeni öne çıkaran “seçme görevi”ile öğrencilere çile şeklinde uygulanan sınavların kaldırılması şarttır.       ahmetakoy6161@gmail.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.