banner114
banner146

Dedi: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İBB’de terör iltisaklı işe alımlarla ilgili başlatılan teftişe meydan okumasını nasıl yorumluyorsunuz?

Dedim: Önce şu dile bakalım. “Sizin feriştahınız gelse bir şey yapamaz.” Bu dil bize göre çengelli bir dil. Yani uzandığı yeri yaralayan bir dil. Hassasiyetleri kanatacak bir dil. “ Recep Tayyip Erdoğan’ı devirelim de ne olursa olsun!..” deyip terör uzantılarıyla yakalanınca öfkelenen bir dil. Bize göre bu dil ‘helalleşen’ bir dil olamaz. Helalleşmeye çıkan irade, yeni kırılmalar yaratamaz. İnsanlar önce helalleşme keyfiyetine inanacak. Üzerlerinde binlerce insanın kanı olan HDP’lilerle kol kola girerek bu ülkenin şehit aileleriyle helalleşemezsiniz. Bir ülkenin şehidiyle barış sağlanmadığı… Helalleşilmediği zaman da kimseyle helalleşemezsiniz. Zira bu vatan önce toprağın altında sıra dağlar gibi yatanlarındır.

Dedi: Size göre CHP Genel Başkanı neden bu kadar öfkeli?

Dedim: Bunun çeşitli nedenleri var. Birincisi; Şu ekonomik tabloda bile AK Parti açık ara önde… Oy kaybı yaşıyor. Ancak eski iktidarlar böyle bir ekonomik tabloda yüzde 5’in altına inerdi. AK Parti hala yüzde 35’lerde… Bu ne demek biliyor musunuz? Şu tabloya göre vatandaş hala muhalefete inanmıyor. Hala ‘ekonomiyi AK Parti bozdu yine AK Parti düzeltir’ diyor. İşte bu ahval, Kılıçdaroğlu’nu hayli rahatsız ediyor. İkincisi; HDP ile CHP’nin ittifakı artık gizlenemez bir halde. Ancak bu durum HDP’yi büyütürken CHP’yi küçültüyor. HDP meşruiyet elde ederken ve bu iş birliğini avantaja dönüştürürken CHP işbirliğinin kaybedeni oluyor. Dolayısıyla bu tabloda Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nu geriyor. Üçüncü olarak ise CHP tabanında yükselen aykırı sesleri görebiliriz. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP’yi iktidara taşıyabilmek için partinin ilkelerinden bir hayli taviz verdi. Helalleşme projesi de bunlardan biridir. Aykırı sesler, Kılıçdaroğlu için rahatsız edici…

Bir yandan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu “Başörtülülerle helalleşeceğiz” derken diğer yandan Grup Başkan Vekili Özgür Özel Kuran kurslarını Orta Çağ’a gönderiyor. Bakınız Kuran eğitimi için neler diyor: “Çocukları bütün dünya nasıl yetiştiriyorsa öyle yetiştirmek varken bir Ortaçağ zihniyetine yönelmenin, bunu kamusallaştırmaya çalışmanın ne bu Cumhuriyete ne de bu millete faydası var. Ne de Anayasa’ya uygunluğu var!”

CHP’nin Grup Başkan Vekili, bir zamanlar Kuran kurslarını kapatıp, Kuran okumayı yasaklayan partinin yeni temsilcisi olarak bunları söyleyebiliyorsa, Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun ‘helalleşme’ projesinin hiçbir karşılığı yok demektir. Biz zaten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun söylemleriyle CHP tabanının beklentilerinin örtüşmediğine inananlardanız. Kılıçdaroğlu’nu Mehmet Bekaroğlu’nun yönlendirdiğini düşünenlerdeniz. Hatta ‘Kılıçdaroğlu’nun içine Bekaroğlu kaçtı’ diyebiliriz. Üretilen her proje ve söylemde çok yakından ve iyi tanıdığımız Bekaroğlu’nu görüyoruz. Ancak bu sanal dönüşüm inandırmıyor. Yukarıdaki bu yaklaşım daha parti grubunda bile karşılık bulamazken tabanda nasıl karşılık bulacak?

Sanki ülkenin bütün çocukları Kuran kurslarından geçiyor!.. Sanki tüm çocukların Kuran öğrenmesi mecburi!.. Dileyen çocuğuna Kuran okumayı öğretir, dileyen öğretmez. Ne zaman İslami bir nünans ortaya çıksa CHP buna ‘Ortaçağ zihniyeti’ diyor. İslam’la çatışmayı ve zıtlaşmayı hep Cumhuriyet ekseninde değerlendiriyor. Bu anlayış da aslında CHP’ye Kılıçdaroğlu üzerinden değil, Özgür Özel üzerinden bakmayı gerektiriyor. Kılıçdaroğlu sanal dönüşümü, Özgür Özel ise CHP’de değişmeyenleri temsil ediyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.