banner114
banner146

AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi bize göre, önceki gün çok önemli bir açıklama yaptı. Hani herkesin “AK Parti kuruluş ilkelerine dönmeli” dediği… Ama nedense bir türlü dönemediği o asliyetin özelliklerinden birine vurgu yaptı. Başkan Çebi, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Lût kavminin çağdaşları, sapık Freud’un dostları, küresel ahlaksızın çocukları, sapkınların bayraktarlığını yapan LGBT ve benzerleri milletlerin sonunu getirecek. Türkiye’yi böyle bir nesle teslim etmek istemiyoruz. AK Parti ile büyük Türkiye’nin temellerini atarken en büyük gücümüz olan gençlik, geleceğimizin de sahibidir.”

Selahaddin Çebi, AK Parti kurulmadan önce Milli Görüş geleneğinde yetişen ve 28 Şubat süreçlerinde aktif siyasetin içinden gelen bir isim. O dönemlerde inandığı dava mücadelesinde hiç geri kalmamış ve toplumsal demokratik eylemlerin hemen tamamına katılmış bir isim. Burada iki soru sormak istiyoruz. Birincisi; AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı Çebi bu ifadeleri durup dururken mi kullandı? İkincisi; AK Parti içinde Çebi gibi kaç siyasetçi bu hassasiyete sahip?

Lüt kavmi ve LGBT konularını gündeme ilk kez Selahaddin Çebi getirmiyor? Deva Partisi lideri Ali Babacan'dan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e hemen tüm muhalefet LGPT'ye selam gönderiyor. Buradan bakınca İstanbul Sözleşmesi özelinde LGBT seçim gündemimizin ana maddelerinden biri olacak.

Konuştuğumuz Selahaddin Çebi de LGBT ve Lut kavmi sapkınlığını gündemine taşırken, LGBT’nin yurt çapında, gençlik arasında ve özellikle okullarda yaygınlığına ilişkin ciddi şikayetlerle karşılaştığını söylüyor. Yeni neslin bu bağlamda özgürlük moduna girerek, eşcinselliğin serbest bırakılmasını bir anlamda özgürlüğün sembolü olarak nitelendirmeye başlamasından duyduğu endişeyi ifade ediyor. Yani gençler arasında “Şayet özgürlükten yana iseniz LGBT’lilere de özgürlük istemelisiniz.” modu gittikçe yayılıyor. Ne yazık ki özgürlük kriteri, LGBT kriteri ile imtihan edilmeye başlandı.

Biz biliyoruz ki bu çağın en büyük belalarından biri LGBT sapkınlığı. Hakikaten toplumları ve milletleri yok etmeyi amaçlayan ve Lut kavmi gibi bir toplumu esas alan bu sapkın anlayış dünyada çok güçlü dinamikleri arkasına alarak hızla yayılıyor. Hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’ni iptal etmesinden sonra yukarıda bahsettiğimiz irade Erdoğan'a karşı daha da hırçınlaştı. Artık sokaklardan çok okullarda, boy gösteriyorlar. Bir zamanlar üniversitelerde kendilerini ifade edemeyenler artık orta öğretimde bile özgürce LGBT’yi dillendirebiliyor.

Selahaddin Çebi, LGBT savunucusu gençliğin karşısına TEKNOFEST gençliğini koyuyor. LGBT anlayışının en büyük hedeflerinden birinin de bu yeni nesli ifrat olduğunu söylüyor. Bütün bunları söyleyen AK Parti Ortahisar İlçe Başkanı. Yine biz biliyoruz ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da bundan farklı düşünmüyor. Ancak düşünmek başka şey, hayata geçirmek farklı şey. Bütün bunlardan daha önemlisi AK Parti’de bu anlayışı yüksek sesle dillendirebilecek çok ismin kalmadığı meselesi. Daha somut bir örnek verecek olursak; Çebi’nin derdini acaba İl Teşkilatı da çekiyor mu? İl Teşkilatı da böyle bir şeyi bir gençlik toplantısında söyleyebilir mi?

AK Parti İlçe Başkanı Selahaddin Çebi, toplantıda sarf ettiği bu sözleri hiç şüphesiz gençlere söylüyor. İfadelere ilaveten Üstat Necip Fazıl Kısakürek’ün gençliğe hitabesini dillendirerek, sözlerini tamamlıyor. Bize göre bu bir dertlenme meselesi. Bu söylemler, derdi olan siyasetçi söylemleri. Derdi ihale olmayan, derdi para kazanma olmayan, derdi makam ve mevki olmayan bir siyasetçinin samimiyeti… Çebi’nin bu açıklamalarını biz bu çerçevede yorumladık. AK Parti’nin kuruluş felsefinden bahsedilirken esas olan bu anlayışa hakim ve derdi bu olan siyasetçilerin göreve getirilmesi olmalı. Yoksa "Dönelim başa" demekle olmuyor. Mesele dönmekle değil en baştaki o ruhu kuşanmakta yatıyor.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.