banner114
banner146
banner122

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun cenaze namazı görüntüleri, tek başına Canan Hanım’ın İslam’a aykırı duruşu ile yorumlanamaz. Bu tavır İslam’a ve kurallarına karşı açık bir tavırdır ve kınanmalıdır. Canan Kaftancıoğlu’nun İslami hiçbir hassasiyeti olmadığını söylemlerinden biliyoruz. Şimdi de saygısızlığı ile yüzleştik. Belli ki İslam’a ve kurallarına saygı da duymuyor. Birincisi erkeklerle yan yana bir namaza duramaz. İkincisi o kıyafetle namaz kılamaz. Abdest meselesi kendi sorunudur. Lakin biz sadece gördüklerimizden hareketle yorum yapabiliriz. Buna rağmen… Yani İslam’ın kurallarına aykırı olarak İslam’ın bir emrini yerine getiremezsiniz. Böyle bir tavır dine en büyük saygısızlıktır. Canan Kaftancıoğlu cami önündeki cenazenin galiba cem evi olduğunu zannetmiş olmalı.(!) Özgür Özel cem evi diyor ama orası cami. Ve cenaze namazı kılınıyor. Cemevlerinde ne zamandan beri namaz kılınıyor? Canan Kaftancıoğlu’nun her şeye rağmen “Ben gittim ve kıldım.” deme özgürlüğü var mı? Bize göre yok. Yok, zira bu din ve vicdan özgürlüğü değil, tam aksine dini hafife almak ve dalga geçmektir.  Yani bir mümin Canan Hanıma yaptığının yanlış olduğunu hatırlatmalıdır. Oradaki arkadaşları belki hoşlarına gittiği için, belki nezaketsizlik olmasın diye sessiz kalmış olabilirler. Ancak pek çok inanmış insan Canan Hanım’dan İslam’a saygı göstermesi gerektiğini söyleyecektir.

***

İstanbul Sözleşmesinden çekildiğimiz bu süreçte belli ki bu tür tahribat girişimleri, istismarı ve aşağılama eylemlerini çokça yaşayacağız.  İstismarı nereden çıkarıyorsunuz demeyiniz. Canan Hanım özünde İslam’a karşı bir siyasetçi.  Sosyalist, ateist vb. olabilir. Orası bizi ilgilendirmiyor. Ancak bir insan ya olduğu gibi görünmeli ya da göründüğü gibi olmalıdır.

Nitekim Canan Kaftancıoğlu daha önceleri cenaze namazlarıyla ilgili fikrini beyan etmişti. Twitter’da yazıştığı Ahmet Saymalı isimli şahsa hitaben yazdığı paylaşımda “Sokaktan kaldırsınlar cenazelerimizi be Ahmet… Yıllarca dinsiz yaşa sonra git dini ritüellere boğul. Bu da benim vasiyetim.” demiş. 1 Eylül 2016 tarihinde yaptığı bu paylaşımdaki fikirlerine bugün uymayan Kaftancıoğlu’nu dürüstlüğe davet ediyoruz. “Doğru söylemişsiniz!..” Yıllarca dinsiz yaşa sonra dini ritüellerle dünyaya veda et!..” lütfen sözünüzde durunuz. Durmuyorsanız, saygı gösteriniz. Dine saygısızlık etmeyiniz. Bunu yapmaya devam ederseniz, bu İslam’a savaş açmak ve yeni bir din biçimi icat etmek anlamına gelecektir. Bu millet buna izin vermez ve sandıkta bedel ödetir.

***

CHP’nin muhalefet olduğu bu süreçte ilginç gelişmeler yaşandığını gözlemliyoruz. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu parti olarak LGTB’ye özgürlük isteyenlerden biri… Diğeri ise ne yazık ki İYİ Parti… Kılıçdaroğlu’na bir televizyon programında “LGTB’nin Türk aile yapısını bozup bozmayacağı” sorulmuş. Kılıçdaroğlu, “İnsanların yaşama şeklini siyasete alet etmem. İnsanların özgürlüğüne, inancına saygı duymak zorundayız.”demiş.

Kılıçdaroğlu bu beylik lafları ederken üçüncü bir cinsiyete onay vermenin Türk aile yapısını ne hale getireceğini belli ki önemsememiş. Ya da tahribatı özgürlük olarak görüyor ve destekliyor. Daha ilkokul çağındaki çocuğa cinsiyet tercihi kapıları açmak… Cinsellik hikayeleriyle bambaşka bir nesil oluşturmak CHP’yi rahatsız etmeyecek mi? “ İnsanların özgürlüğüne saygı duymak zorundayız.” derken yaratılış anlayışı da buna dahil mi? Yani Allahın ‘erkek’ olarak yarattığı bir insan yarın “ Ben erkek değil kadınım. Ve ben kadın gibi yaşamak istiyorum. Bana bu alanı açınız.” derse bunun adına özgürlük mü diyeceğiz. Benim alanım ne olacak? Türk ailesi bu üçüncü cinsiyet sapıklığı karşısında kendisini nasıl koruyacak?

Tekrar aynı noktaya geliyoruz. FETÖ, İslam’ı tahrif ederek ‘yeni bir İslam’ icat etmek istedi. Önce Türkiye’de tahrif edip sonra İslam dünyasına dikte etmek istedi. Allah onlara bu fırsatı vermedi. Türk Milleti eliyle perişan etti. 2011-12 yıllarında gündeme getirilip kabul edilen İstanbul Sözleşmesinde onların tahrifat projelerinden biriydi. Şükür ki bu gerçek görüldü. Şimdi tahrifatın ve istismarın farklı versiyonlarıyla karşı karşıyayız. STK’lar bu anlamda hassasiyet sergilemelidir. Hükümetten beslenerek sivil toplumculuk dönemi sona erdi. Yarın yapılacak eyvahlar para etmeyecektir. Bu konuda sorumluluktan kaçarlarsa vebalden kurtulamayacaklardır. Kaftancıoğlu’na dilediği gibi ve dilediği yerde namaz kılma özgürlüğü olmadığı hatırlatılmalıdır. Bu tavrının özgürlük değil, aşağılama ve tahribat olduğu anlatılmalıdır. Ramazan ayı hepinize, hepimize mübarek olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.