banner114
banner146
banner122

Trabzonspor 3 maçlık kabustan uyandı ve kupadaki Adana Demirspor rezaletinin ardından komşu il takımı Çaykur Rizespor’u yenerek covid 19 döneminde derin bir nefes aldı. Trabzonspor adeta can suyu almış gibi oldu.

         Trabzonspor sahadan galip ayrıldı ama, takım iki ayrı ekip gibiydi sanki. İlk yarı atak görünen ama, savunma ile hücum oyuncuları arasında çok uzun mesafe bırakıp, oyuncuların birbirlerini bulmakta zorlandığı bir takım görünümündeydi Trabzonspor… Geçmiş maçlara oranla biraz daha gayretli idi fakat, gole dönük atakları ve şutları yetersizdi. Bu nedenle de rakibin ender ataklarının birinde hakemin öncesinde faul olan pozisyonu vermeyip ucuz bir penaltı ile de yenik duruma düştü. Halbuki daha öncesinde de Rizespor ceza sahasında bir kenar ortasında Trabzonsporlu oyuncunun açık şekilde itildiği görüldü. Nedense hakem pek oralı olmadı.

         İlk yarı boyunca ayrıca teknik direktör Abdullah Avcı’nın kenarda somurtkan ve kendi ile sanki kavga eder hali gözlerden kaçmadı. Soyunma adasında demek ki etkili olmuş da Trabzonspor ikinci yarıda daha üretken oldu. Penaltının dışında Marlon da ilk asistini yaptı ve Djanini akan oyunca jeneriklik bir gol attı. Bundan sonrası ise al gülüm ver gülüm havasında geçti ve Trabzonspor, Çaykur Rizespor’la yaptığı son 3 lig maçında da geri düşmesine rağmen kazanmayı bir şekilde becerdi.

         Kazanmak oyun ne olursa olsun güzel… Özellikle de böylesine yetersiz ve eksiklerin olduğu bir dönemde… Üstelik çok da iyi oynamadan kazanmak takımı biraz daha yukarılara çeker. Ama yeterli mi diye sorarsanız asla derim.

         Daha önce defalarca yazdım. Bu kadro Abdullah Avcı’nın eseri değil… Ama tabloyu biliyordu. Çünkü yayıncı kuruluşta yorum yaparken eksikleri söylüyordu. Ayrıca Trabzonspor’u tanımak için yorum yapmaya da gerek yoktu. Bunun için sızlanmaya hakkı yok. Trabzonspor’un henüz takım olamadığı açık şekilde ortada… Bundan sonrası daha do zor geçecek. Bu süreyi nasıl atlatacağı Avcı’nın yeteneğine kalmış. Yoksa durup dururken bu takımın boyu uzamaz!

         Şunu da söylemek lazım: Maçın ikinci yarısının hemen başında Çaykur Rizespor iki net pozisyon yakaladı. Öyle ki Trabzonsporlu oyuncular mental olarak tam bitmişken, üstelik Tunay Torun gibi kaliteli bir ayağın boş kaleye yuvarlayacağı topu ezip, takımını golden etmesi ve üstüne sarı kart görmesi de unutulmamalı…

Evet Çaykur Rizespor da çok iyi değildi. Geriye çok yaslandılar. Gerçi ilk yarı boyunca başarılı da oldular ve golü de buldular ama, demek ki yeterli olmadı. Boldrin’in maç öncesi ısınma idmanında sakatlanıp maça onunla başlanması büyük handikaptı. Nitekim bu oyuncu birkaç dakika sahada kalabildi. Komşu ekip için bana göre en kırılgan yapı teknik adamı… Ligde tek adam olarak pek deneyimi olmayan Stjepan Tomas korkarım ki Rizespor’un Edward Newton’u olacak! 

İki takım için de özetle şunu diyebilirim: Şu sıkıntılı dönemlerde alabilecekleri kadar puan toplamaları yararlarına olacak! Bunu nasıl başaracaklarını merak ediyorum ama yapmalılar! Çünkü bu iki kulübün de bütçesi ahım şahım değil… Ara transfere bel bağlayıp birkaç oyuncu ile de düzelecek gibi görünmüyorlar. Rizespor bunu belki kümede kalmakla telafi ederde Trabzonspor camiası başarısızlığı nasıl kabul eder bilemem…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.