banner114
banner146

 Arapların bir atasözü vardır: “Men Dakka dukka” Çalma kapıyı, çalarlar kapını” Avrupa Birliği üyelerinin tamamına yakını, terör konusunda Türkiye’ye yardım etmedikleri gibi, bilakis terör elebaşlarını ülkelerinde barındırıp korumasını altına almışlardır. Hatta bu örgütlere maddi destek sağlayıp bütçelerinde para ayırmışlardır. Her türlü lojistik desteği vermede beis görmemişlerdir. Bunların başında İsveç, Finlandiya, Almanya, Fransa gelmektedir. Avrupa kıtası dışında en başta ABD olmak üzere Kanada gelmektedir. Bu saydığımız ülkelerin Almanya haricindekiler desteğini açıkça vermektedirler.    Almanya ikili oynayarak desteğini el altından yapmaktadır. Aynı numaraları Rus-Ukrayna savaşında da sürdürmektedir.

            Zamanın İsveç Başbakanı Olef Palme’yi PKK’lılar öldürmüştü. Buna rağmen bu örgüte desteğini sürdürmektedir. Sadece PKK’lılar değil, aşırı sol örgütler ve FETÖ’cüler de bu ülkede himaye görmektedir. Ne kadar Türkiye düşmanı örgütler varsa bu ülkede cirit atmaktadırlar. Ama ilahi adalete bakınız   ki, zaman geldi, devir değişti. Şimdi tüm Avrupa meyanında İsveç’i Rus saldırı korkusu aldı. NATO şemsiyesi altına girerek korunmak istiyor. Ancak NATO’ya üyeliğin şartı tüm üyelerin onayından geçiyor. Bu sefer Türkiye engeline takılınca etekleri zil çalmaya başladı. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan açık ve net tavrını ortaya koydu. Bu tavır halkımız tarafından geniş bir destek buldu. Yıllardır içinde besleyip barındırdığı Türkiye düşmanı teröristleri mahkeme kararına rağmen iade etmediler. Resmi kayıtlara göre 30 elebaşı terörist yanında binlerce terörist. Devletçe mahkeme kararı ile iadeleri istendi. Veremeyiz dediler. Şimdi NATO’ya girmek için bizden destek istiyorlar. NATO üyelerinin güvenlik kuruluşudur. Terör destekçilerinin böyle bir kuruluşta elbette ki yeri olamaz.

     ABD ‘ye gelince, sözde bizim stratejik ortağı söylemimiz, müttefikimiz. Ama yaptıkları haksızlıklarla artık Türk halkının güvenini kaybetmiştir. Suriye ve  Irak’ta PKK ve YPG’lilere yaptığı her türlü yardım ile bir Kürt devleti kurma hayali peşindeler. Kısaca Türkiye dostluğunu hançerlediler.  Özetle söyleyebilirim ki “Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur” söylemi, her zamankinden daha çok geçerliliğini koruyor. Milletçe kenetlenmenin önemi daha da şart olmuştur.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.