banner114

Bu hafta maç evimizde olacağından kazanıp haftaya lider olarak girmek istiyorduk. Maalesef evdeki hesap çarşıya uymadı. Ne hikmettir bilinmez ama Alanyaspor oldum olalı bize ters gelen bir takım. Daha önce oynadığımız maçlara bakmıştım, iki takım arasında 10 maç oynanmış ve rakip 5 kez galip gelmiş, Trabzonspor ise 2 kez. Bu kötü gidişe de dur demek ve liderlik yarışında ayağına gelen fırsatı değerlendirmek adına dünkü maç çok önemli idi.

Maalesef beklediğimiz gibi olmadı. Bir puanla yetinmek zorunda kaldık. Oyun olarak 1.yarı vasatın üzerine çıkamayan bir Trabzonspor vardı. Ancak ikinci yarı farklı bir maç izlemeye başladık başladık, sahada daha fazla koşan, kanatları doğru kullanan, kazanmaya istekli bir takım vardı. 10 kişi kalmasına rağmen rakibe üstünlüğünü kabul ettiren Trabzonspor maalesef 1 puanla yetinmek zorunda kaldı. Çünkü üçüncü bölgede bireysel yetenekler kısa paslarla takım oyunu yerine bireysel oyun anlayışına yönelince, üstüne Alanyaspor kalecisinin de gününde olması Trabzonspor’u ‘’bal yapmayan arı’’ görüntüsünden ileri götüremedi.

Sakatlıklar ve cezalı oyuncularından yoksun sahaya çıkan Trabzonspor özellikle ikinci yarıda arzulu ve baskılı oyunuyla sonuca gitmek istese de gidemedi. Sonuç olarak hem liderlik fırsatını tepti hem de Alanyaspor’a  karşı kötü gidişe son verememiş oldu.

Milli kalecimiz Uğurcan ÇAKIR’ın yemiş olduğu gol onun adına ve taraftarlar adına üzücü olmuştur. Bir kalecinin başına gelebilecek en kötü durum diyebilirim. ‘’Hayat önce sınav yapar, sonra öğretir.” maalesef.

Benim açımdan asıl önemli olan husus oyunun seyrinden farklı olarak Hüseyin’e ikinci sarıdan verilen kırmızı kart ve bilinçli olarak 10 kişi bırakılan Trabzonspor’du.  Bu iyi planlanmış hakem üzerinden yapılan bir operasyondu.

Durum öyle gösteriyor ki artık Trabzonspor bütün saha planlarını 10 kişi üzerinden kurmalı ve 11 futbolcu ile oyuna başlayıp 10 kişi ile kazanma planları yapmalı. Haksız mıyım? Konyaspor maçında direkt kırmızı kartı anladık, eyvallah, peki Alanyaspor maçında Hüseyin’i ikinci sarıdan kırmızıyla oyunda atmak neyin nesidir? üstüne üstlük pozisyon faul bile değilken, hatta aldatmaya yönelik rakibe gösterilmeyen bir kart dururken. Vallahi İster istemez insanın aklına farklı şeyler gelmiyor değil. Acaba hangi gizli el yine sahanın içine uzanmaya başladı. Kim bunlar?

 Baktılar ki Trabzonspor’u durdurmak zor, iyi bir kadrosu var, her takıma gol atabiliyorlar ve yenilmiyor. O zaman ne yapalım? En iyisi hakem eliyle bir futbolcu eksilterek 10 kişi bırakalım. İstediğimizi elde etmiş oluruz dediler ve bu planlarını uygulamaya soktular. Dünkü maçta benim gördüğüm buydu.

Adamlar işi biliyorlar.  Nede olsa ikinci sarı karttan dolayı olamayan ‘’VAR’’ da devreye girmiyor ya, oh ne güzel. Göster bedavadan birinci sarıyı sonra pozisyonu görmeye bile gerek duymadan 20 metre uzaktan çak ikinci sarı kartı, bırak takımı 10 kişi, bitir yenme umutlarını, çal puanları ver rakibe, rakip dediğime bakmayın ha, siz anladınız onu. Hırsızlığın alasını yapıyorlar hem de göz göre 83 milyonun önünde. Bence bu gizli eller devreye girdi ve planlarını başarılı bir şekilde de ilerletiyorlar. Bakalım kaç puan lig bitimine kadar Anadolu takımlarının elinden alınıp şikecilerin hanesine yazılacak. Diyeceksiniz ki abartmıyor musun? Bunun örneklerini çokça yaşamadık mı? Hemen unuttuğumuzu mu sanıyorlar? 2010-2011 yılında elimizden göz göre göre çalınan şampiyonluğumuz. Tarih tekerrürden ibaret değil midir? Bende söylemesi, herkes üzerine düşeni yapmalı ve gecikmeye mahal verilmeden yönetim derhal üzerine düşeni yapmalıdır.         

Kalın sağlıcakla.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.