banner114

Türkiye son yıllarda ciddi sıkıntılar çekiyor. Vatandaşımız geçim zorlukları yaşıyor.Her kademedeki esnafımız tezgahını döndüremiyor. Çiftçisi,köylüsü,memuru,işçisi ,emeklisi yaşantısını güçlükle sürdürüyor.Piyasalar kontrol edilemeyince zamlar kendiliğinden konuluyor.Müdahele eden yok.Belediyeler ipin ucunu iyice kaçırdı.Gelecek seçim kaygısı ve seçmeni üzmemek adına eli kolu bağlı hale geldi.Şikayet olmadıkça piyasa kontrolü yapılmıyor.Bu memleket bu kadar sahipsiz olduğuna inanmak istemiyorum.Bankalar yatırımı bırakıp kolay para kazanma peşine düştü.Kendi aralarında oluşturdukları BDDK ile kendi kendilerini denetliyorlar.Her gün ihdas ettikleri yeni gelir kalemleri ile karlarını artırmağa çalışıyorlar.Üzülerek ifade etmek gerekirse devlet bankalarının tamamı buna dahildir.Hatta başı çektiklerini söyleyebiliriz.Bir kör dövüşüdür gidiyor.

Devletimizin başı terörle beladadır.Güney sınırlarımızda askerlerimiz son beş yıldır yirmi dört saat eli tetikte bekliyor..Beş milyon sığınmacının ihtiyaçlarını biz karşılıyoruz.Kıbrıs konusu ve Akdenizde deniz kaynakları paylaşımı için zor sınavlar veriliyor.Emperyalist güçler her taraftan sıkıştırıyor.Eski Türkiye ‘ye uyguladıkları alışkanlıklarını bir türlü bırakmak istemiyorlar.AB.Hala eski sömürgeci tutumlarını terkedemiyorlar. ABD şantajla dünyayı sömürmeğe çalışıyor. AB yeniden SEVR’i canlandırmanın peşinde,biz içte birbirimizi karalamanın gayretindeyiz.Bu durumdan sadece bizim dışımızdakiler karlı çıkabilir.Bütün bu olumsuzluklardan bizi kurtaracak milli birlik ve beraberliğimizdir.

Bu durumlar karşısında devletimizin acil eylem planlarını yapıp uygulamaya koyması gerekir.Her dönem ekonomik tedbirler adı altında bir dizi kararlar alınır ama çok kısa süre sonra hararetini kaybeder.Yine lojman yapılır,yine makam arabaları alınır.Resmi dairelere ithal lüks arabalar kiralanır.İl,ilçe ve beldelere  yeni kamu binaları ihaleleri yapılarak devletin sırtına yeni külfetler yüklenir.Başkentimiz Ankara’da bu israfın çok net örnekleri vardır.Adeta gökdelenler şehri görüntüsüne büründü.Birkaç büyük şehir,hele üç büyük şehir Ankara,İstanbul ve İzmir milli gelir kaynaklarımızın çoğunu  yutuyor.Bakan,güvenlik güçleri,vali ve kaymakamlar ile belediye başkanları dışında tüm makam araçları,şoför ve korumaları kaldırılmalıdır. Her kademede görev icabı vasıta gerektirecek işler için harcırah tahakkuk ettirilerek görevlinin harcaması karşılanmalıdır.Sırf seçilemeyen adayların sanki bulunmaz hint kumaşıymış gibi gönlünü yapmak için oluşturulan kurullara astronomik maaşlarla atama yapılması milletin vicdanını rahatsız etmektedir.Bu millet  seçtiği kişileri hayat boyunca sırtında taşımak zorunda değildir.Her kademedeki kamu kurumlarının makam odaları standart bir şekilde donatılmalı,aşırı ve lüks sayılabilecek malzemelerden arındırılmalıdır.Devlet dairelerinden lüks ve sefahat mutlak surette kaldırılmalıdır.Ayrılan cumhurbaşkanlarına hem yazlık ve hem de kışlık villalar yapılması,makam aracı,şoförü,korumalar tahsis edilmesi demokrasi ile idare edilen ülkelerin hiçbirinde rastlanan bir şey değildir.Türkiye adeta korumalar ordusu kuruldu.Bunların çoğunun yasal dayanağı yoktur.Ulufe dağıtılır gibi veriliyor.

Biz sanayi ülkesi değiliz.İleri teknoloji ürünleri imal edip ihraç yapamıyoruz.Tarımda henüz kendimize zor yetebiliyoruz.Petrol kaynaklarımız yok.Doğal gaz ve petrolü dışardan satın alıyoruz.Yerli arabamızı yapamadık.Batılı devletlerin pazarı haline geldik.Her marka otomobiller ülkemizde pazarlanıyor.O halde dişimizi sıkıp devletçe tasarrufa yönelmeliyiz.Ama önce devleti yönetenler örnek olmalıdır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.