banner114

PLAY-OFF POTASINA GİRDİK  BU YOLDAN DÖNÜŞ YOK

Doğum büyüdüğü memleketi Rize’de mahalle aralarında ardından okul bahçelerinde başlayan futbol öyküsü... Köy takımında adım attığı futbol hayatı kısa zamanda ortaya koyduğu başarılı performans ona amatörün kapısını açtı. Profesyonel imzayı attığı ilk sezon genç takımda kaptan olma onuruna sahip olan genç oyuncu sevdiği işi yapmanın önemine vurgu yaparken, “Önce işini seveceksin, sonra onun için mücadele edeceksin” sözleriyle de kendi hayat felsefesini dile getiriyor.

Bir babanın dimdik arkasında durarak onun bugünlere gelmesinde büyük pay sahibi olması ise ayrı bir öykü adeta.

İşte Rizespor alt yapısından yetişip profesyonel olan 1998 doğumlu orta saha oyuncusu Onur Civelek sezon başında 3 yıllık sözleşme imzaladığı Pazarspor’u, futbol kariyerini ve gelecek hedeflerini günebakış’a anlattı.

BABAM TEŞHİSİ KOYDU...

Futbola aşık bir çocuk olarak büyüdüğünü ifade eden genç oyuncu, yolunun futbolla kesişmesini şu şekilde anlattı: “Sokaklarda başlayan top oynama maceram okul sahalarına taşındı. Özellikle okulun sahasında oynarken çok sık yere düştüğümden pantolonumun dizleri sürekli yırtılıyordu. Babam bana pantolon almaktan usanmışta adeta. Baktı olacak gibi değil, “Bunun enerjisini atacağı bir şey yapması lazım” diyerek beni futbol okuluna yazdırdı. Köyümün takımı Salarhaspor ile futbola başladım. Salarhaspor’da kısa sürede parlamıştım. Ancak köy takımı olduğundan başarılı olmadığı için beni Belediyespor’a aldılar. Belediyespor’da 5 yıl futbol oynadım. O takımda çok kez şampiyonluklar yaşadım. O süre zarfında Rizespor beni istiyordu. 6 ay gibi kısa bir süre Ofspor dönemim oldu. Ofspor altyapısında da şampiyonluk yaşamıştım o dönem. Sonra Rizespor’a geçtim. Önce 2 sene oynadım. İlk başlarda profesyonel olamayacağımı düşünmüştüm. Sonra sezon başında beni arayıp, ‘Profesyonel imza attıracağız sana’ dediler ve ilk profesyonel imzayı Rizespor’da attım. İmzayı attım ve U21 takım kaptanı oldum. Devre arasında Manisaspor’a gitme durumum oldu ancak takımın transfer yasağına takıldım. Transfer yasağından dolayı da o sezon, yarım sezon boşta kalmış oldum. Bu sezon başında da Kadir Kar hocamız beni yeniden idmanlara aldı ve Pazarspor’la 3 yıllık sözleşme imzaladık. Kadir hocam bana güvendi ben de sezona iyi bir başlangıç yaparak onu mahcup etmediğimi düşünüyorum. Bu yıl bir sakatlık dönemim oldu. Arka adalemdeki yırtık nedeniyle 1-2 ay sahalardan uzak kaldım. Ancak yeniden sahalara dönerek takımla birlikte çalışmaya başladım.”

TAKIMDA AİLE ORTAMI VAR

Rizeli olduğu için Pazarspor ailesinde uyum süreci konusunda bir zorluk çekmediğinin altını çizen başarılı oyuncu, “Pazarspor camiasında özellikle takımdaki oyuncular arasında müthiş bir aile bağı var. Takımımız genç oyunculardan ağırlıklı iken, arada çok az fark olmasa da yaşı küçük olanlar büyüklerle diyaloğu çok iyi. Herkes birbirinin eksikliğini kapatmaya çalıştı hep. Ve belki de en önemlisi başarıya aç bir takımız. Bütün oyuncular kendisini gösterebilme gayretinde olduğu için başarının gelmesi kaçınılmaz oldu. Sezon başı görev yapan Kadir Kar hocamız hırslı bir yapıya sahipti. Bu hırslı yönünü bize yansıttı biz de sahaya yansıttık. Yeni gelen hocamızla da bunu sürdürmeyi başardık. Şu anda da Play-Off potasındayız” dedi.

FARKIMIZ MÜCADELE GÜCÜMÜZ

Play-Off iddialarını sürdürebilmek için sonuna kadar mücadele edeceklerini dile getiren başarılı orta saha oyuncusu, “Ligde güçlü takımla da en zayıf takımla da oynadık. Ancak ligimiz herkesin birbirini yenebileceği bir potansiyele sahip. Bu arada bizim takımımızın diğer takımlardan bir farkı ki bunu sadece Karacabey’de gördük, onlar da şampiyon oldu gibi, çok koşan, çok mücadele eden ve istediklerini sahaya yansıtabildiği zaman yenemeyeceği takım olmadığını düşünüyorum. Şu süreç bizi nasıl etkiler bilmiyorum ancak bizim o kendi kimliğimizi, düşüncelerimizi sahaya yansıttığımızda Play-Off’un en güçlü adayıyız diyebilirim.

TARAFTARI SON DÖNEMDE KAZANDIK

Genç oyuncu, Pazarspor takımı olarak başarılı sonuçlar almalarına karşın taraftarın başlarda çok fazla desteğini göremediklerine değinerek şöyle konuştu: “Takımımız oluşturulurken öncelikli amaç zaten ligde kalınabilmesiydi. Taraftar da bize bu gözle baktığı için ilk haftalar maçlara çok fazla ilgi göstermiyordu. Gelenlerin büyük kısmı da sadece maçı izleyerek yetiniyordu. Bu da bizim iç sahada taraftar desteğinden yoksun, rakibi baskı altına almamıza imkan vermiyordu. Zaten iç sahada aldığımız puanlara bakıldığında da bu görülecektir. Ancak zamanla iyi sonuçlar almaya ve iyice Play-Off potasına girmeye başlayınca taraftar da bunun farkına vardı ve son dönemlere doğru taraftar da yanımızda olmaya başladı. Öyle ki seyircisiz maçta bile apartmanlardan bize destek vererek bunu gösterdiler. Bu destek de iç sahadaki maçlarda rakibi daha fazla baskı altına almamız konusunda bize itici güç oldu ve sonuçlara da olumlu yansımaya başladı.”

SÜRECİ EN İYİ GEÇİREN ŞANSLILARDANIZ

Korona virüs nedeniyle liglere verilen uzun arada mümkün olduğu kadar çalışmaya gayret ettiğini vurgulayan Onur, “Bizim imkanlarımız özellikle büyükşehirlerde yaşayan arkadaşlarımıza göre biraz daha iyi. Evde kaldığım sürece özellikle yaşadığım son sakatlıktan dolayı kuvvet çalışmaya devam ettim. Diğer türlü köyde dere kenarında bir evimiz olduğu için orada koşu, nefes açma egzersizi gibi çalışmalar yapabiliyorum. Bu süreçte de bu anlamda köyde olmak bize biraz avantaj sağladı diyebilirim. Zaten bu süreçte hocalarımızla da görüşüyoruz. Bu süreci en iyi şekilde geçirebilmek için onların tecrübe ve birikimleri bizim için çok önemli. Fikir alışverişi yaparak kendimizi hazır tutmaya çalışıyoruz. Ancak tabi ki bireysel çalışmak hiçbir zaman takımla çalışmanın yerini almayacaktır.” dedi.

HEDEFİM ÜST LİGLERDE OYNAMAK

Gelecek adına kendisiyle alakalı düşüncelerini de anlatan başarılı oyuncu şunları söyledi: “Tabi ki herkesin olduğu gibi benim de gelecek için planlarım var. Bulunduğumuz konum itibariyle etrafımızda profesyonel takım sayısı çok fazla. Trabzonspor var, Giresunspor var... Benim amacım zaten burada iyi bir performans gösterip daha üst liglerde oynayabilmek. Kendimi 3.Lig’de misafir gibi düşünüp hedefimi ona göre belirledim. Umarım performansımı daha kısa zamanda artırıp bir üst ligler ve sonrasında da inşallah Süper Lig’de oynamak istiyorum. Ve bunun da 3 yıldan daha kısa bir zamanda olmasını diliyorum. Bunun için de çok çalışmam gerektiğini çok iyi biliyorum.

EN ÖNEMLİSİ YAPTIĞINIZ İŞİ SEVMEK

Kendisi gibi genç oyunculara da tavsiyelerde bulunan Onur başarı için çalışmadan önce işi sevmenin önemine değinerek şunları söyledi: “Çok çalışmak başarı için birinci kural’ denir. Ancak benim için daha önce yaptığın işi gerçekten sevmek ve o işi severek yapmak’ gelir. Çünkü yaptığınız işi gerçekten seviyor ve severek de yapıyorsanız karşınıza nasıl bir engel çıkarsa çıksın bu engeli bir şekilde geçer istediğiniz sonuca ulaşırsınız. Çünkü sevdiğiniz işi yapmak insana o engeli aşmak için daha fazla gayret etme ve çaba gösterme azmi de kazandırır. Yani öncelikle yaptığınız işi sevmek ve sonrasında bunun için sürekli çalışıp, hayatınızı o iş üzerine kurmak diye düşünüyorum.”

AİLEMİN DESTEĞİNİ HEP YANIMDA HİSSETTİM

Futbol hayatının geride kalan bölümlerinde zaman zaman zor dönemler de yaşadığını ve bazen üzüldüğünü ifade eden Onur, “Ailem, özellikle babam bu yolda hep yanımda olduğunu bana hissettirdi. Geçen zamanda önüme çok engeller çıktı. Ancak özellikle babam her zaman benim arkamda destek olduğu için onun gücüyle sevdiğim işi yapmaya devam ettim. Bu anlamda ailemin desteği benim için çok önemli” dedi.

UNUTAMADIĞIM MAÇLAR

Başarılı oyuncu, bu sezon Muğlaspor’u 3-2 mağlup ettikleri maçın kendisini çok etkilediğini ve kendisinin de o maçta bir gol kaydettiğini dile getirdi. Onur, “O maç gitti-geldi bir maç oldu. Bir onlar, bir biz öne geçtik. Deplasmanda oynadığımız o maçı kazanmak ve bir gol de atmak benim için çok anlamlı olmuştu. Ziraat Türkiye Kupası 2.maçında İstanbulspor’la oynadığımız maçta da 2-0 önde götürdüğümüz maç bize, turun kapısını açıyordu. Ancak 75.dakikadan sonra skor 2-2 oldu ve uzatmalarda 3-2 mağlup olduk. O maçta çok üzülmüştüm. Gerçekten takım olarak bir tur daha atlamayı çok istiyorduk. Ancak olmadı, umarım önümüzdeki yıllarda.” diye konuştu. Juventus’un başarılı orta saha oyuncusu Douglas Costa’yı örnek alarak büyüdüğünü söyleyen genç oyuncu  Türkiye’de de kanat oyuncusu olarak Trabzonspor’un Nijeryalı yıldız oyuncusu Anthony Nwakaeme’yi beğenerek izlediğini kaydetti.

RÖPORTAJ: Nurgül GÜNAYDIN

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.