banner114
banner146
banner122

Trabzonlu kadınlar zorluk altında

CHP Trabzon Kadın Kolları Başkanı Ayşe Nil Bektaş ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Kent kadınlarına nasıl dokunduklarını, Trabzon’da kadına dair projeleri ve yatırımların kadın, çocuk ve engellilere uygun olup olmadığı gibi birçok konuda sorduğumuz soruya yanıt veren Bektaş, kentte her anlamda kadına dokunan çalışmalar yaptıklarını söyledi.

Göreve geldiğinizden bu yana Koronavirüs süreci de olsa sokakta kadınlara dokunan bir siyaset geliştirdiniz. Bu süreç nasıl oraya çıktı ve nasıl devam edecek?

Siyaseti her zaman sokakta yapmak isterim. Benim siyaset anlayışım da budur. Sokakta olacağız ve binalara kapanmayacağız dedik. Koronavirüs sürecinde göreve geldik ancak dar bir kadromuz olsa da dezavantajlı kadınlar üzerinde de çalıştık. Kadın yoksulluğu başlıklı bir rapor hazırlayarak bu raporumuzu Genel Merkeze sunduk. Bu raporumuzda da şiddete uğrayan kadınları ve verdikleri mücadelelere de yer verdik.

Sokak siyaseti yaptığınızı söylediniz? Kadınlarla nasıl iletişime geçtiniz? Neler yaptınız?

Koronavirüs döneminde de kadın kollarımıza gelen bağışlarla birlikte tespit ettiğimiz yardıma muhtaç kadınlara ulaştık ve yardım ettik. Bu konuda da direkt nokta atışı yaptık. İnsanlara yardım kartını vermek bir yerde önemli ancak biz iletişim kurduk. İletişim kurduğumuz insanlarla 1 saate yakın sohbet ettik. Kadınların ne istediğini anlamak ve partiyi anlatmak adına bunu yaparak tüm kazanımları raporumuza da ekledik. Kadınların dışında engellilerle ilgili de rapor hazırladık ki bu raporu da belediye meclis üyelerine gönderdik. Bu konuları konuşmalıyız. İnsanlarla konuşmadan bize güvenmezler. Bizi tanımış oluyorlar. Bizim CHP’li olduğumuza şaşırıyorlar. Biz bu dönemde etkin sokak siyaseti yapacağız.

Trabzon’un merkez ilçesi Ortahisar dışında kalan diğer ilçelerde çalışma yapıyor musunuz? Yapıyorsanız kadınlara nasıl dokundunuz?

İlçelerde kadın esnafları ziyaret ettik ve ediyoruz. Kadın esnaf çalışmasına başladık. Özellikle Maçka, Ortahisar ve Akçaabat’ta kadın esnaflara yaptığımız ziyaretlerde sorunlarını konuşuyoruz. En vurucu sorucumuz sattıkları malı bir sonraki ay aynı fiyata alabildikleri oluyor ama alamadıklarını söylüyorlar. Pandemi döneminde Trabzon’daki pazarlara uğruyoruz ve kadınların ürettiklerini satamadıklarını görüyoruz. Çok fazla sıkıntı ve sorun yaşanıyor. Virüsten dolayı yaşanan işsizlik, sokağa çıkamama ve ürün fiyat artışları esnafı da kötü etkiledi. Esnaf sirkülasyonu sağlayamıyor.

 

Trabzon’da pek çok proje yapılıyor. Bu projeler kadınlara ve engellilere fayda sağlıyor mu?

Belediyeler sadece imarla ilgileniyor. Belediyelerin kadın, engelli, çocuk, sanat ve estetikle ilgili bir bakış açıları yok. Sadece rant ve imar üzerinden çalışma yapılıyor. Eskiden Osmanlı’nın yaptığı yapılara bakıyoruz estetik ve mimari harikası ancak son yıllarda yapılanlar tamamen felaket. Bu Trabzon’un turizmini ve siluetini de etkiliyor. Üst geçitlerde engelli asansörleri yok. Engelli rampaları sadece gösteriş ve reklam için var. Alt geçitlerin pek çoğu kir ve çöp içinde hatta korku tüneline benziyorlar. Duvarlar sprey boyalı, pek çoğu küfürlü yazılar ve ışıklandırması sorunlu alt geçitlerimiz var. Bunlar kadınlarımız ve çocuklarımız için büyük tehlike arz ediyor. Akülü araçlar Fatih ve Meydan parkında doluyor. Diğer yerlerde şarj bitince ne yapacaklar? Kenti şov peşinde yöneticiler yönetiyor. Yıllar önce Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen Trabzon’u ziyaretinde kente çok şaşırmıştı. ‘Buraya nasıl oy veriyorlar’ demişti. Kentimiz tarihi bir şehir ancak şu anda imarla çok kötü hale getirildi. Kent sahili çok berbat. Meydandaki minibüslerin yeri çok berbat. Batı Karadeniz’de insanlar sahilde yaşıyor biz Trabzon’da kokudan sahile gidemiyoruz. Trabzon artık deniz şehri değildir. Koku şehridir. Bizi sahilden kopardılar. Bu şehrin psikolojisini de etkiliyor. Bu belediyecilik insana dair değil ranta dayalıdır.

Trabzon’da kadınlar üzerine gerçekleştirmek istediğiniz refah odaklı projeleriniz var mı?

Kadın kooperatifçiliği projemiz var. Bunu çok istedim. Genel Merkezle iletişim halindeyiz ve kadın kooperatifçiliğini Trabzon’a getireceğiz. Bu projemizde de kardeş belediyeciliği şeklinde köylü kadınların ürettiklerini dışarıdaki belediyelere satmak istiyoruz. En büyük isteğim de budur. Projemizin güçlü bir altyapısını oluşturduğumuz an eyleme geçeceğiz.

Kentte yaşayan kadınlarda korku var mı? Var ise olan korku ve çekince nasıl atlatılabilir?

Kadınlar ne yazık ki kocalarından korkuyorlar, devletten korkuyorlar, çevreden tepki almaktan korkuyorlar. Bunun devlet politikası olması gerekiyor. Eğer ki kadın devletten korkmazsa kimseden korkmaz! Devlet baskısını hissediyorlar. Örneğin şiddete uğrayan bir kadınla konuştuk. ‘Baro’dan avukat tutalım’ dedik ancak korktuğu için kabul etmedi. Bir kez şikâyette bulunmuş ve sonucunda yaşadıkları nedeniyle artık korkar hale gelmiş. Basında da sürekli gördüğü için ‘Şikâyetçi olursam kocam beni öldürür ya da çocuklarımı döver’ diye düşünüyor. Burada kadının devlete güvenmesi gerekiyor. Bu korkular da ancak böyle atlatılır.

Türkiye’de bir dönem tartışılan İstanbul Sözleşmesini tüm partilerin kadın kolları destekledi. Ancak bazı partilerin erkek kanadı ise desteklemedi. Sizce sözleşmenin varlığının kadınlar ve siyaset üzerindeki etkisi nedir?

Mahkemeleri sürekli olarak katılarak takip ediyoruz. Trabzon’da tecavüz üzerine davalar var. Avukatlar sürekli olarak aile ile iletişime geçiyorlar. İstanbul Sözleşmesine tüm partiler destek vermeli. Bu siyaset üzeri bir konudur. Sözleşmeye de ilk imzayı koyan da Türkiye’dir. Çekilmek istenmesi garip olur. Belki kırsal İstanbul Sözleşmesini çok bilmeyebilir ama oradan çekilme durumunda bunun yansıması kötü olur. Kadınlar daha sahipsiz olur ve daha da korkarlar. Devletin onları sahiplenmediğine dair duyguları olacak. İstanbul Sözleşmesinin maddelerini bilmeyen kadınlar bile ‘Bu sözleşme beni koruyacak’ diye biliyor. Kadın şiddeti ve tacizler toplumsal bir çürümenin göstergeleridir. Bunun bir kader olarak algılanması kötü bir durumdur.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun demeçleri yereldeki kadınlar arasında nasıl karşılık buluyor?

Alan çalışması yaptığımızda çok fazla olumsuz tepki alıyorduk. Bu dönem gittiğimizde çok güzel tepkiler almaya başladık. Biz diğer partileri kötülemiyoruz ama ekonomik olarak yaşadıkları zorluklar var ki bu nedenle çok fazla kırılmanın olduğunu görüyoruz. Akçaabat’ta gittik. Buraya korka korka gittik ancak o kadar güzel karşılandık ki genelde bize karşı olan tepkiyle karşılanmadık. Bize sorunlarını anlatıyorlar. İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyelerinde Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın yaptıklarını takip ediyorlar ve bize karşı da bakışları değişiyor. CHP’li belediyelerin faaliyetlerini gördükleri için algıları değişiyor. Bunun Trabzon’da değişmesi çok güzel bir olay. Çünkü Trabzon zor bir şehir. CHP Trabzon’da çok zor bir şehir. CHP algısı kutuplaşmanın getirdiği bir şekilde çok zordu. Bunun da ceremesini yerelde yöneticiler çekiyor.

Teşekkür ederiz.

Ben teşekkür ederim.

Haber: Gültekin SADIKOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Faruk Yılmaz 2 ay önce

İstanbul Sözleşmesini savunmak kadınlara ve insanlığa büyük bir kötülüktür. Sözleşme arasına sıkıştırılan gizli mesaj ve niyetleri ne zaman fark edeceksiniz? Elbette kadınlar için ciddi hukuki adımlar atalım ama malum sözleşme ile değil. Kendi değer dünyamızdan hareket ederek ve erkeği şeytanlaştırmadan..