banner114

Trabzon hayvan sevgisinde iyiye gidiyor

TRAHAYKO (Trabzon Hayvanları Koruma ve Yaşatma Derneği) Başkanı Lütfiye Tüzün Kurban Trabzon’da yıllardır özveri ile yaptığı çalışmaları günebakış’a anlattı. Yıllardır hayvan hakları için mücadele ettiğini ve Trabzon’da hayvan sevgisiyle şartlarının geliştirilmesi için çalışma yürüttüklerini belirten Kurban, Trabzon’da iyiye gidildiğinden memnun olduğunu ifade etti.

günebakış: Trabzon’da son yıllarda hayvanlara karşı artan bir farkındalık söz konusu. Sizlerde kentte önemli bir görev görüyorsunuz. Bu kapsamda faaliyetleriniz nedir? Sizin yaptıklarınızın farkındalığa katkısı oldu mu?

Kurban: Kentte kulübe yapıldığı zaman farkındalık oluşuyor. Okullara barınaktan köpek verme işlemi yaptık. Huzurevi, sevgi evleri ve benzin istasyonlarına köpek veriyoruz. Bunu tüm kurumlara yaymak istiyoruz. Benzin istasyonları muhteşem yerler. Çünkü sürekli açıklar. Neden önlerinde köpek olmasın? Her hafta barınaklara gideriz, 6 yıldır Zigana’da besleme yapıyoruz. Kısırlaştırmaya ağırlık veriyoruz. Ortahisar’ın kısırlaştırma ve tedavi merkezi açılana kadar görevi biz yapıyorduk. Şimdi onlar yapıyor. Ancak diğer ilçelerden gelince biz yapıyoruz. Bizim dernekte kedi biriktirme gibi bir durumumuz yok. İyi beslenebileceği yerlere onları bırakıyoruz. Ancak engelli olanları sahiplendiriyoruz. Gençlerimiz bu anlamda umut veriyoruz. Son olarak iki hafta önce iki gözü kör bir kediyi sahiplendirdik. Engelli hayvanları elimizden geldiği kadar sahiplendirmeye çalışıyoruz. Daha faydalı nasıl olabiliriz diye çalışmalarımız sürüyor. Yorgunuz ama güzel ve örnek projeler yapıyoruz.

günebakış: Projelerden söz etmişken hayvan sevgisinin çocuk yaşta kazanılması önemli oluyor. Bu çerçevede okullarda faaliyetleriniz sürüyor mu? Sürüyorsa neler yapıyorsunuz?

Kurban: Okullarda sunumlar yaparız. Bunu sadece bu yıl Koronavirüs nedeniyle yapamadık. Çocuklara dokundururuz, sevdiririz. Köpeği sevdiklerinden sonra nasıl davranacağını anlatırız. Trabzon’da ilerleyen dönemde bir patlama olacaktır zaten bu gözle görülür bir şekilde kendisini hissettirmektedir. İnşallah ilerde daha iyi olacağını düşünüyoruz.

günebakış: Ortahisar’da Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in kurulmasını sağladığı bir tedavi merkezi var. Merkez ilçede bu gibi tesisler yapılırken diğer ilçelerde durum nedir?

Kurban: emek veren ilçeler var. Arsin Belediyesinin yeri çok güzel. Of’un yeri de yapılıyor. 15 güne kadar onlar da açacak. Akçaabat, Vakfıkebir, Tonya’da ufak tefek çalışmalar var. İlçelerde olması lazım. Önce Belediye Başkanlarının inanması lazım. Onlar inanır da kısırlaştırma için 10 köpeklik bir yer yapıldığında sorun çözülüyor. Ortahisar’daki başarının sırrı Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu ve Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç’in bu hassasiyetleri taşımasıdır. Daha önce Trabzon’da kısırlaştırılmamış hayvanlar atılıyor. Üremeye devam ettikleri için sorun çığ gibi büyüyor. Kısırlaştıkları zaman gittikleri yerde üremiyorlar. Benden gitsin mantığı doğru değil. Dişi dişiyi istemiyor, erkekte erkeği istemiyor böylelikle popülasyon kontrol altına alınıyor. Kısır köpekler konulduğu zaman bunu sağlamış oluyorlar. Bunu yapmak varken neden köpekleri başka ilçelere atarlar anlamıyorum. Kısırlaşmayan köpek agresif oluyor. Bu özellikle kızan döneminde oluyor. Bunlar çeteler oluşturuyor. Bir bakarsınız normalde hiç köpek yoktur ancak bir bakarsınız 10 köpek sürüler halinde gidiyordur. Yanına yaklaşırsanız en sakini bile saldırabilir. Kısır köpek köşeye gider oturur. Siz, onun umurunda olmuyor. Belediyelerin kendileri için bu işin üzerine düşmeliler.

günebakış: Trabzon’da özellikle köpekler kısırlaştırıldıktan sonra alındıkları noktaya değil de başka noktalara bırakılıyor. Bu uygulama halk ve hayvan açısından ne gibi sorunların yaşanmasına neden oluyor.

Kurban: Arsin, Of ve Akçaabat’ta 10 köpeğin barınabileceği gibi veterinerler gönderiyor. Büyükşehir tüm masrafı karşılıyor. İlçe belediyelerine masraf çıkmıyor. Onlar sadece 3 gün misafir ediyorlar. Köpekler korkuyor, barınağa gidiyor sonra başka ilçelere gidiyorlar. Köpekler alındıktan sonra başka yere bırakıldığında nerede barınacaklarını, nerede yiyecek bulacaklarını nasıl saklanacaklarını bilmiyorlar. Biz bu köpeği kısırlaştırıp Arsin’den alıp Akçaabat’ta bırakırsak orada sorun oluyor ancak Arsin’deki köpeği yine Arsin’e bırakırsak sorun olmuyor ve göze batmıyor. Halkta sıkıntı çekmiyor köpek de… En kolayı budur. Bizim başkanlarımız neden kolayı seçmez de zora yönelirler bilmiyorum. Bilinçli olanların da bu sorunları yok.

günebakış: Kentte zaman zaman köpekler toplatılıyor. Kimisi öldürülüyor ya da engelli bırakılıyor. Trabzon’da bu süreçler halen yaşanıyor mu?

Kurban: Akçaabat’ta o zamanki adıyla KTÜ Fatih Eğitim Kampüsünde yaşanan olaylar vardı. Orada 5-6 köpek yok edildi. Ölüleri de ortada yok. Kamera kaydı yok. Bulamadık. Kameranın olmaması çok şaşırtıcı. 11 yıldır orada yaşayan köpek en fazla 2 yıl sonra ölecek. Onu oradan almanın hiçbir mantığı yok. Kameralar nasıl çalışmaz? Bir şekilde üzeri kapatıldı. Yine Akçaabat’ta zehirleme oldu o da bulunamadı. Emniyet Müdürü de o zaman çok uğraştı ama bulunamadı. Hayvan çok aç. Eti veriyorsun ve ciğerleri parçalanana kadar ölüyor. Hiçbir canlı bunu hak etmiyor. Zehirleyenler empati yapsa böyle durumlar hiç yaşanmaz. Kimse çocuğuna bunu reva görmez. Çok büyük vicdansızlık. Bu insanlığa sığmaz.

günebakış: Aileler çocuklarının hayvanlardan uzak kalmasını istiyor. Bazen hastalık düşüncesi bunda etkili oluyor. Böyle bir bahaneyi yeterli görüyor musunuz?

Kurban: İnsanlar hayvanlarla aynı ortamda olduğunda bağışıklık sistemi daha güçlü oluyor. Yine hayvanların da öyle… Ben anne baba olarak kesinlikle çocuklarımın hayvanla iç içe olmasını isterim. Çocuğum internetle ilgileneceğine hayvanla ilgilensin. Birazcık bilinçli bir anne baba çocuğuna bir hayvan alır. Onunla zaman geçirmesini sağlar. Bağışıklık sisteminin güçlü olmasını sağlar. Hayvan dostu olan bir çocuk hayata bir adım önde başlar. Çocuk bu sefer günlük hayatta daha başarılı oluyor. Anne baba olarak istenen de bu değil mi? Anne babalar bundan hastalık diye kaçınırlar. Eğer bir kedi ve köpeğin iç ve dış parazit ilacını verdiğin zaman bunların tüyü sadece bizim saçımız kadar zarar verir. Hiçbir zararları yoktur ve tam tersine yararları vardır.

günebakış: Anne babalar genel olarak evlerde hayvan istemiyor. Onlara nasıl seslenmek istersiniz?

Kurban: Anne babanın hayvanlara dokun demesi lazım. Sevgiyi öğretsinler, korkuyu değil! Eve gidince ellerini yıkasınlar. En kötüsü kapı kolları ve paralar. Aileler bilinçsiz. Kızım üniversiteyi kazandı İstanbul’a gitti. Yolda kedi bulmuş sahiplendi. Babası duydu kıyameti kopardı. Babaya ‘Yahu, bu çocuk 17 yaşında İstanbul’a yolladık. Kedi var. Akşam olduğu zaman o kedi için eve gelecek. Kedi olmazsa gelmez. Neden gelsin? Geç gelir.’ düşündü ve ‘Haklısın’ dedi. Mantıklı değil mi? Kız babaları için çok mantıklı.

günebakış: Çocuklar hayvanlarla uzun yıllar geçiriyor. Onların ölümüyle psikolojik olarak zor zamanlar yaşıyorlar. Ailelerin hayvan edinilmesine karşı çıkmasında bu durum gerekçe olarak gösterilebilir mi?

Kurban: Şimdi düşünelim. Bir çocuğun kedisi veya köpeği öldü. Çocuk onun doğduğunu, yaşadığını, büyüdüğünü ve öldüğünü gördü. Bunu gören çocuk gerçek hayatta böyle bir ölümle karşılaştığında daha çabuk kabul ediyor. Düşünün hayvan dostu olmayan bir çocuk ilk ölümü anne- babada yaşadığı zaman travma yaşıyor. Ancak kedisi daha önce öldü. Bunu biliyor ve yaşadı. Bu çok önemli. Çocuk kendini bir anlamda hazırlamış oluyor.

günebakış: Trabzon’da petshopların genel hali nedir?

Kurban: İlgilenenler var ama durum kötü. İşi ticaret olarak görüyorlar. Takdir halkta olmalı. Hoşlarına gitmeyen petshoplardan alışveriş yapmasınlar. Hayvanları çok küçük kafeslerde tutuyorlar. Belli genişlik alanları olması lazım ama küçücük kafeste 20 tane tavşan var. Tel kafeste Golden yavrusu vardı tutanakla aldık. Böyle bir şey olur mu? Kafası sığmıyordu köpeğin.

günebakış: Teşekkür ederiz.

Kurban: Ben teşekkür ederim.

Haber:Gültekin SADIKOĞLU

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.