banner114
banner146
banner122

Türk Sağlık-Sen Trabzon Şube Başkanı Mustafa Serdar, Fatih Devlet Hastanesinde sendika üyeleriyle birlikte tabutlu eylem yaptı. Kentte Koronavirüs yüzünden 5 sağlık çalışanının öldüğünü kaydeden Başkan Serdar, ölmeyen sağlıkçıların da ücret adaletsizliği gibi birçok sorunla boğuştuğunu söyledi.

Türk Sağlık-Sen Trabzon Şube Başkanı Mustafa Serdar, Fatih Devlet Hastanesinde sendika üyesi sağlık çalışanlarıyla bir araya gelerek, pandemi döneminde sağlıkçıların yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Pandemi döneminde Trabzon’da 5 Türkiye genelinde 400’ün üzerinde sağlık çalışanının hayatını kaybettiğine işaret eden Şube Başkanı Serdar, basın açıklamasında temsili tabut kullanarak sağlıkçıların karşı karşıya bırakıldığı sorunların ciddiyetine dikkat çekti.  Döner sermayelerin ödenmediğini, sağlıkçıların hakkının teslim edilmediğini 3600 ek gösterge vaadinin 6 yıldır gerçekleştirilemediğini söyleyen Başkan Serdar, “Covid-19 virüsü nedeniyle hayatlarını kaybeden ilimizde 5, ülke genelinde sayıları 400’ü bulan Hekim, sağlık çalışanı ve idari personellere Allah'tan rahmet, ailelerine ve sağlık camiamıza sabır ve başsağlığı diliyoruz. Bugün burada bir araya gelmemizin amacı, sağlık çalışanlarının mali, sosyal ve özlük haklarında ve özellikle aylık ödenen döner sermayelerde yaşanan sorunları, adaletsizlikleri ve sağlık çalışanlarının haklı taleplerini dile getirmek ve çözüm aramaktır. TÜİK'den alman verilere göre Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2021 Ocak ayına ait asgari geçim endeksi sonuçları açıklanmıştır. Buna göre, dört kişilik bir ailenin asgari geçimi için 8.136,21 Lira, tek kişinin yoksulluk sınırının ise 3.939,69 TL olduğu malumunuzdur. Bir yılda ortalama memur maaşına 571 tl, zorunlu harcamalarımıza ise 1209 TL zam gelmiştir. Bu çalışma göstermektedir ki kamu sağlık çalışanları 2020 yılını kayıpla kapatmışlar ve aldıkları maaşla ancak barınma, giyinme, ısınma ve zaruri ihtiyaçlarını karşılayabilmişlerdir.” şeklinde konuştu.

TÜM ÇALIŞANLARI KAPSAMADI

Sağlıkçılara yapılan ek ödemelerin adil dağıtılmadığını da ileri süren Başkan Serdar, “Sağlık Bakanlığı ve YÖK'e bağlı Üniversite hastaneleri salgının başlamasından bir ay sonra yayınladıkları genelgelerle sağlık çalışanlarına Mart-Nisan-Mayıs aylarında Covid ilave ek ödemesi yapmıştı. Pandemi devam etmesine rağmen Haziran ve Temmuz aylarında hiçbir sağlık çalışanına ilave ödeme yapılmadı. İkinci defa yayınlanan genelge ile bu defa da Ağustos-Eylül-Ekim aylarında sınırlı sayıda çalışana düşük miktarda ödeme yapıldı, yine tüm personeli kapsamadı. Kasım ve Aralık aylarında yine kısıtlı sayıda hastane, kurum ve çalışana ilave ödeme yapıldı ve yine tüm çalışanları kapsamadı. Sağlık çalışanları bir yıl içerisinde bazı aylarda ödenen bu parçalı ve tüm çalışanları kapsamayan ödemeden memnun değildir. Bu süreçte hastanelerde hasta muayeneleri, poliklinik ve ameliyatlar son derece kısıtlandığından hastanelerin gelirleri düşmüş, bu da çalışanların ek ödeme yönünden kayıplarına mal olmuştur. Bu durumun sebebi çalışanlar değildir.” ifadelerini kullandı.

Sağlık Bakanlığının yayınladığı genelgenin de sorunlara yol açtığını savunan Serdar, “Çalışanları ek ödeme açısından mağdur eden bir diğer faktör Sağlık Bakanlığının Nisan ayında yayınladığı genelgedir. Bu genelge ile hasta yükünü çeken sağlık çalışanlarının ek ödemelerinin artırılması beklenirken azaltmıştır. Hastane ve kurum yöneticileri ile çalışanları karşı karşıya getiren ucu açık bu ve benzeri yönetmelikler iptal edilmeli ve her yetkilinin farklı farklı yorumlayacağı bu tür uygulama yazılarından vazgeçilmelidir. Bu döner sermaye uygulama yönetmeliği çalışana dar geliyor, memnun etmiyor, emeklerinin karşılığını alamadıkları için mutsuz ediyor bu da çalışma barışma önemli zarar veriyor.  Sağlık Bakanlığına bağlı Hastaneler ile Üniversite (Farabi) Hastanesinin döner sermayesini oluşturan en önemli kaynak SGK’nın ödeyeceği ücrettir. Hükümet ve SGK neredeyse 10 yıla yakındır SUT fiyatlarını artırmamıştır. Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatları acilen günün şartlarına göre artırılmalı ve hastanelerin alacakları zamanında ödenmeli, çalışanların mağduriyetleri giderilmelidir. Haksız, adaletsiz ve eşitsiz olarak çalışanların bir kısmına ödenen büyük çoğunluğa ise ödenmeyen döner sermaye uygulanmasına son verilerek, ek ödeme döner sermayenin aylık maaşın içerisine eklenerek tek kalemde maaş ola ödenmesini, mesai dışı tutulan nöbetlerin karşılığı ücretlerin de ilavesiyle toplam maaşın emekliliğe esas sayılmasını talep ediyoruz.” taleplerinde bulundu. Serdar gerek kurum içi gerek de kurum dışı resen görevlendirmelere de son verilmesini istedi.

KOVİD SERVİSİNDE SAAT BAŞI 4 TL ÜCRET VAR AMA DÖNER SERMAYE YOK

Sağlıkçılar için bir dizi talebi de sıralayan Başkan Serdar, şunları kaydetti: “Hastanelerin hasta servis birimlerinin hasta yoğunluğuna göre kapatılıp açılması nedeniyle çalışan Hemşirelerin süre hastane içinde yer değiştirmesi çalışanları usandırmıştır. Bu duruma Sağlık Bakanlığı ve yetkililer son vermelidirler. Yine, Aile Sağlığı Merkezleri, İl ve İlçe Sağlık Müdürlükleri, 112 ASHİ'ler, İlçe Entegre Hastaneleri çalışanlarına da hakkaniyete dayalı ek ödeme yapılmalıdır. Aylık Sabit Ek Ödemeler emekliliğe sayılmalıdır. Bu talebimiz uygulamaya girdiğinde halen emekliği dolan ancak geç sıkıntısı ve endişesi taşıyan çalışanlar rahatlıkla emekli olacaklar, yerlerine ise mezun olup atama bekleyen onbinlerce sağlık meslek lisesi, önlisans ve lisans mezunu sağlık çalışanlarına iş imkanı sağlanmış olacaktır. Sağlık hizmeti bir ekip hizmetidir. Az da olsa bugüne kadar ödenen ek ödemelerden kadroları memur, şoför, hizmetli gibi olanlar yararlanamamışlardır. Bu nedenle bu arkadaşlarımızın ek ödeme tavan katsayıları artırılarak yararlanmaları sağlanmalıdır. Sözlü talimatla Covid servisi açılıyor ve bu serviste mesai dışı çalışana nöbet ücreti haklı olarak Covid hizmeti nedeni; 4 lira artışlı ödeniyor ama aylık döner sermaye ödemeye sıra gelince ‘Bu birim Sağlık Bakanlığından izinsiz açılmıştır, kusura bakmayın ödeyemeyiz.’ deniliyor. Bu durum kabul edilemez olup çalışanın hakkı ödenmelidir. Yıllardan beri söz verilip De bekletilen 3600 ek gösterge uygulamasına hemen başlanmalıdır. Yıpranma hakkı uygulamasından tüm çalışanlar bir yıl hizmet karşılığında 90 gün faydalanmalıdırlar. Türk Sağlık-Sen olarak “eşit işe eşit ücret” ödenmesini istiyoruz. Aynı hastanede veya kurumda aynı işi yapan ay eğitim düzeyine ve derece-kademeye sahip çalışanlar eşit ücret almalıdırlar

SAĞLIK-SEN’E YÖNELİK SERT ELEŞTİRİLER

Sağlık-Sen’e yönelik de sert eleştirilerde bulunan Başkan Serdar, bu sendikanın üyelerine üyeliklerini gözden geçirme çağrısında bulundu. Sağlık-Sen hükümet arasında yapılan toplu sözleşmeden sonuç  çıkmadığı için hakem heyeti kararının uygulandığını kaydeden Serdar, açıklamalarını şöyle tamamladı: “2020 yılı için %4+%4, 2021 yılı için %3+%3 zam verilmişti. İlaveten enflasyon farkları verilmişti. Görülmektedir ki kaç toplu sözleşme olmuştur yetkili sendika yüzdelik zamları ve enflasyon farkının dışında hiçbir kazanım elde edememiş, çalışanları temsil edememiştir. Bu da bir kazanım değildir, zira toplu sözleşmeye otursan da oturmasan da zaten enflasyon oranında zam yapılmaktadır. Bunun için de tüm çalışanlar bu sendikaya olan üyeliklerini gözden geçirerek sendikamıza üye olarak destek vermelerini beklemekteyiz. Sağlık çalışanlarının birikmiş onlarca önemli sorunlarını çözmek için sendikamız ortak çalışmaya ve iş birliğine hazırdır. Maske virüsten koruyor ise de sağlık çalışanlarının sorunlarını maskelemek sağlık hizmetlerine zarar vermektedir. Türk Sağlık-Sen olarak dün olduğu gibi bugün de hak ve hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Çeyrek asrı aşan sendik mücadelemizde hiçbir zaman geri durmadık. Her daim çalışanın yanında olduk olmaya da devam edeceğiz.” Kamu-Sen İl Başkanı Coşkun Dilber ve TÜRKAV Başkanı Kenan Kuru’nun da destek verdiği basın açıklaması “Güçlüyüz, haklıyız, kazanacağız” sloganlarıyla son buldu.

Haber: Songül MAZLUM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.