banner114
banner146
banner122

Saadet 2023’te iktidarın parçası olacaktır!

Saadet Partisi İl Başkanı Cevat Kurt, yeni dönemde Günebakış’ı ziyaret etti. partisinin Türkiye genelinde ve Trabzon yerelinde yeni sürecini anlatan Kurt, yeni dönemde özellikle yerel sorunlara ağırlık vereceklerini ve yerel sorunları öne çıkaracaklarını söyledi. Kurt, “Trabzon’a gelen yatırımların yanlış yönlendirildiğini, heba edildiğini belirterek, AK Parti yöneticilerini eleştirdi. Büyükşehir belediyesinin ortak akıldan ve istişareden uzak bir yönteim anlayışı sergilediği ve halkın ödediği ve su paralarından toplanan bedellerin israf edildiğini örnekleriyle dile getirdi.

Yeni dönemde il başkanlığınızı konuşmak istiyoruz. Yeni dönemde il başkanı olarak sizden bir değerlendirme alabilir miyiz?

27 Eylül’de kongre yaptık. O kongrede genç ve kamuoyunda farklı kesimlere hitap eden bir kadro oluşturduk. Yeni dönemde daha çok yerel ağırlıklı bir siyaset yapacağımızı, buna ihtiyaç olduğunu kabul eden bir siyasetçiyim. Böyle de ilan ettik. Trabzon’un yerel sorunlarının sözcülüğünü yapan ve sorunları gündem yapan, sadece tenkit eden değil çözüm de gösteren, o sorun ortadan kalktığında ilgilisine teşekkür eden bir anlayış içindeyiz. Bizim için önemli olan sorunun çözülmesidir. Yerel ağırlıklı siyaset yapacağız.

Geldiğimiz noktada şunları söyleyebilirim. İktidar partisi bazında yerel yöneticilerin plansızlığını görüyorum. Trabzon’u 20 yıla yakındır yönetiyorlar ama bir bakıyorsunuz planlama bulamıyorsunuz. 5-6 yıl önce bu milletin paralarıyla Deliklitaş’ta bir şantiye yapılıyor. O günkü belediye başkanı mecliste 12 milyon borçlanma yetkisi alarak bu şantiyeyi yapıyor. Şimdiki belediye başkanımız geliyor burayı yıkıyor. 20 milyon borçlanma alarak bu şantiyeyi başka alana taşıyor. Terminali de oraya yapmak istiyor. Dere yatağı ve sıkıntılar var. Bütün STK’lar tepkili. Ama duymuyor. Bu bir somut örnektir. Kaynaklar doğru kullanılmıyor diğer taraftan da iş istişare etmiyorlar. Hiç sormuyorlar demiyorum ama burada istişareden bahsettiğim farklı düşünenlerle ve işin ehilleriyle istişare etmektir. İtfaiye kavşağı da buna bir somut örnektir. ‘Sayısal çoğunluğum var yaptım oldu’ diye bir mantık yok. Bu her kesime sorulsun ve ona göre yapılsın. Kaynakları böyle fütursuzca tüketmenin bir manası yok. Hala terminalle ilgili ısrar var. Bu ısrar neden? Bunca ekonomik soruna ve pandemiye rağmen görüyoruz ki devlet, iktidar ekonomik gerekçeyle 14 gün bir kapanma yapamıyor. Onlar da biliyor kapanmayla pandeminin rahatlayacağını. Şartlar ekonomik açıdan buna müsaade etmiyor. Hal böyleyken israfa bakılarak öncelik sırası yok. Şu anda ülkenin içinde bulunduğu duruma bakmıyorlar. Yereldekiler de bakmıyor. Benim çok garibime giden bir durum var. Şunun izahını yapabilir misiniz? Ortahisar Belediyesi, Büyükşehir Binasından ayrılıyor. O da kendine bir bina yapıyor. Orada bir boşluk oluyor ama TİSKİ, kendisine başka yerde yüksek paralarla kiralık yer buluyor. Kiralık alanları tadilat ettiriyorlar. İş yapan firmalara da bakıyoruz. Trabzonlu olmamaları da dikkat çekiyor. İstişare görmüyorum. Planlama yok. Kaynaklar verimli kullanılmıyor.

AK Partili arkadaşlar kızmasın ama mevcut konumlarını koruma ya bir başka noktaya sıçrama konusundaki gayretlerini, sosyal medya reklamları kadar Trabzon için yapıp dertlenselerdi biz şu an uçmuştuk. Trabzon’un en temel sorunları çevre yolu, otogar, Beşirli var. İstişare yok. Samimiyetleri yok. Oturup kaynakları verimli kullanacaklar. Milyonlarca borçlanma yetkisi alıyorlar. Bunu nereye kadar yapacaklar? Yapıyorlar, yıkıyorlar. STK’lara sormuyorlar ve yapma diyorlar. Ama dinlemiyorlar. Akıl işi değil neden otogara direniyorsun. Mevcut yer var neden 20 milyon lira daha harcıyorsun. Trabzon’da mega yatırım görmüyorum. Yatırımlar içerisinde de Saadet Partisi yanlış anlaşılıyor. Biz sanki yatırımlara karşı bir partiymiş gibi algılanıyoruz. Halbuki biz Trabzon’daki yatırımlara karşı değiliz. İsrafa karşıyız.

Bir örnekle anlatayım. Kişinin böbrek, kalp nakline ihtiyacı varsa bu adam babasından kalan gayrimenkulleri satarsa doğru iş yapmış olur mu? AK Partinin yereldeki mantığı bu. İnsanımız can derdinde bunlar 7 bakanlığın bütçesi kadar millet bahçesine para veriyor. 7 bakanın bütçesinden daha fazla inanılmaz bir para. ‘IMF’ye borcumuz yok diyerek’ öyle bir algı oluşturuyorlar ki sanki sadece IMF’den borç alınıyor. Tek borç kalemi orası değil. Bakıyoruz 2021 bütçesine 181 milyonu faize ayırmışız, 83 milyon vatan evladına ise 130 milyar ayrılmış. Ne kadar büyük borcumuz var ki 181 milyar faiz ödeniyor.

Kaynaklar tabanda bile çok kötü kullanılıyor. Düşünebiliyor musunuz? Merkez Bankası faizi düşürmüyor diye görevden alınıyor, yerine birini getiriyorlar o da artırmıyor diye görevden alınıyor. Şimdi de kızağa çektiği bakanları kurtarıcı olarak milletin önüne sürüyorlar. Allah yardımcımız olsun.

Samimice söylüyorum. Saadet Partisinde son dönemde üzüldüğümüz bir konu var. Milli Görüş davasına daha önce hizmet etmiş bir siyasi kadronun bunu yapmasından çok üzülüyoruz. Biz iftiradan, yalandan, dolandan, algıdan, fotomontajdan, yanlış haberden çok çektik. 28 Şubat’ı yaşadık, topluma gerçekleri anlatamadık. Kartel medyası vardı. Şimdi de var. Ötekileştirme var. Kendisi her türlü durum içinde bulunuyor, biz aynı sokaktan geçip selam verdiğimde ihanetle suçlanıyorum. Bizi en çok üzen ittifaklar ve HDP meselesidir. Bunu il başkanı olarak söylemiyorum. Bunu bu şehrin ve ülkenin evladı olarak söylüyorum. Yahu kardeşim HDP nedir? Bilgiler sizin elinizde. Diyorsunuz HDP = PKK. Biz Güneydoğu’da neden seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıyorsunuz? PKK’ya dolaylı ya da doğrudan destek veriyorlar bilgisi var diye. Doğrudur yanlıştır o ayrı konu. HDP = PKK ise nasıl oluyor da devletin hazinesinden bu partiye her yıl 50 milyon lira kaynak aktarıyoruz. PKK’ya demek ki para aktarıyoruz. Böyle dediğimizde ‘Yasa var’ deniyor. Yasa açık. Ya teröre bulaşmış partilerin yardımı kesilir ya da o parti kapatılır. Buna ittifakları yetiyor. Neden yapmıyorsunuz? Bir başka konu TBMM’yi nasıl olur da PKK yönetir? Nasıl olurda HDP’nin meclis başkanvekili var. Siz buna kırmızı plaka veriyorsunuz. Her milletvekili oraya çıktığında sözüm ona kendilerini milliyetçi olarak tanımlayanlar o PKK ile eşdeğer tuttuğu HDP’li başkana nasıl ‘Sayın başkan’ diye söze başlar? Bu bence AK Partinin samimiyetsizliğini ortaya koyuyor.

Sizce HDP, PKK’nın siyasal uzantısı değil mi? HDP bunu inkar etmiyor ki…

HDP burada karar veremiyor. Burada onu beceremiyor. PKK ile arasına bir sınır koyamıyor. Onların açmazı budur. HDP burada karar vermeli. Yapılan eylemleri kınamıyorlar, burada bir gönül ilişkisi var. Devlet duygusal düşünemez ama kanunları uygulamak zorundadır. Ben beğenmiyorum. HDP = PKK ise bende benim vergilerimle oluşan bir bütçeden direkt HDP’ye para verilmesi suçtur.

AK Parti uygulamada farklı davranan parti… Bunu da özellikle bizim mahalleye karşı yapıyor. Muhafazakar mahalleyi aldattıkları kanaatindeyim. AİHM’le ilgili yasaları kim imzalıyor? AİHM’in kararlarının iç hukukta, bizim aldığımız kararların üzerinde olduğunu kabul ediyor musunuz? Ediyorsunuz. Bitti o zaman! Siz bir karar vermişsiniz. AB’yi bir medeniyet projesi olarak gördüler. Zaten Milli Görüş’ten kopuşun en önemli maddelerinden biridir bu. Bunu yapamayacaklarsa o zaman seçmene dönüp seçmene yalan konuşmayın. Örneğin, idam da bununla bağlantılıdır. Siz 2 yaşında annesinin karnında şehit düşmüş bir yavrunun cenazesinde ‘İdamı getirin, bunun hesabını soracağım’ dediğinizde bende haklı olarak soruyorum. Bunu siyaseten sormuyorum. Bu idam meclise nasıl gelecek? Çok basit! Cumhurbaşkanımızın bir de parti genel başkanı sıfatı var. Onlar partilerine talimat verirler kanun getirirler. Doğru onlar AB ile bir çalışma yürütüyor.

Geçtiğimiz hafta TBMM’de enteresan bir yasa geçti. Bizim milletvekilimiz Abdülkadir Karaduman buna çok ciddi itiraz etti. STK’larımız da tepki gösterdi. Hükümetin arka bahçesi olan STK’lardan tepki görmedim. Yapılacak yardımları BM’nin inisiyatifine bırakıyorlar. BM bir ülkeyi terörist olarak ilan ediyorsa siz ona kabul verip, yardım etmiyorsunuz. STK’lara kayyum atama kararı veriliyor. Türkiye’nin temel sorunu adalettir. Adaleti de bizim gibi düşünenlerin özgür olduğu bir ülke olarak görmüyorum. Tam tersine farklı düşünenlerin özgür olduğu, muhalefetin düşüncesini özgür olarak söylediği bir ülke düşlüyorum. Sizi tenkit ettiğinde sizi ihanetle, şeytanlaştırıyorsanız bunu doğru yapmıyorsunuz. AK Partinin son dönemi diye düşünüyorum. Ülke olarak buradan bir çıkış olacağını düşünüyorum. Saadet Partisi de 2023’te iktidarın bir parçası olacaktır. Buna inanıyorum.

Anahtar Kelimeler:
Saadet PartisiSPCevat Kurt
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Huryeni 2 hafta önce

demek ki saadet te 2023 te cumhur ittifakina katilacak!

Avatar
Ramazan 1 hafta önce

MaşAllah Başkan görevinin hakkını veriyor. Olaylara vakıf. Tebrikler