banner114

Pandemi sürecinde kadınlar ellerini daha fazla taşın altına soktular

Salih TEKİN / ERZURUM, ()-ERZURUM Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mevlüt Özben, tarih boyunca zor şartlarda toplumun dezavantajlı kesimlerinin daha fazla etkilendiğini belirterek, “Pandemi koşullarının ağır iş yükü kadınların üzerinde. Kadınların bu dönem daha çok emek sarfetettiklerini gördük. Bu dönemde kadınlar taşın altına elini çok fazla soktular" dedi. 
    Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mevlüt Özben, süreçle birlikte sosyoloji bölümünde çalışmaların yüzde 50'sinin pandemiye kaydığını, master ve doktora öğrencilerine tez konusu belirlerken akılarına ilk gelen konunun pandemi ve pandeminin sonuçları, süreçle ilgili sosyolojik meseleler olduğunu söyledi. Bölüm olarak bu konuyu ele alıp incelemeye çalıştıklarını kaydeden Özben, özellikle kadınların yaşadığı zorluklara ilişkin hatırı sayılır bir literatür biriktiğini kaydetti. 
    Tarih boyunca zor şartlarda, zor zamanlarda toplumun dezavantajlı kesimlerinin daha fazla etkilendiğini ifade eden Özben, “Kadın konusu özellikle eşitsizlikler bağlamında tüm dünyada zaten üzerine politikalar üretilen, yazılan çizilen bir konudur. Zor zamanlar dediğimiz işte pandemi gibi olağanüstü koşullarda kadınların en başta gelir kaybı olmak üzere almış oldukları sorumluluklar, yaşadıkları travmalar, koşullar birçok ağır yükün üzerlerine bindiğini söyleyebiliriz. Bu alanda yapılan çalışmalar var. Dünyada sağlık sektöründe çalışan kadınların oranı yüzde 70. Doktorların yüzde 50'si kadın, sürekli bakım işi gerektiren mesleklerde çalışanların yüzde 95'i kadın market gibi hizmet sektöründe çalışan insanların üçte ikisi kadın. Bunlara gündelik işçileri de katabiliriz. Ortaya ciddi bir yekün çıkıyor. Pandemi koşullarının ağır iş yükü kadınların daha çok yoğun emek sarfetmelerine yol açtı. Kadın emeğinin pandemi süresince yoğun işlediğini gördük. Kadınlar taşın altına elini çok fazla soktular. Bunun dışında elbette ki ilk gözden çıkarılacak kategorilerden bir tanesi kadın. İstihdam problemi yaşandı, işsizlik problemi oldu, çok fazla iş kaybı gelir kaybı oldu" diye konuştu. 
KADINLAR DAHA TRAVMATİK GEÇİRDİ
    Süreçle birlikte ev içi şiddet konusunda da artış görüldüğüne dikkat çeken Özben, pandeminin olağanüstü sıradışı, kaygı artırıcı bir süreç olduğuna da değinerek yapılan çalışmaların kadınların çok daha fazla etkilendiğini gösterdiğini kaydetti. Erkeklere oranlar kadınların bu süreci daha travmatik geçirdiklerini vurgulayan Özben, şunları söyledi:
    “Pandeminin doğal şartlarından dolayı hijyenle güvenli gıda meselesi çok ön plana çıktı. Kadınlar burada da otomatik olarak sorumluluk aldılar. Bu da onları çok fazla yıprattı. Hijyen ve güvenli gıdadan sorumlu sadece kadın değil ama manzara böyle olunca burada da karşımıza itiraz edeceğimiz bir takım noktalar çıkmış oldu. Virüs tıbbı olarak baktığımızda kadın erkek ayırmıyor belki ama çalışmalar şunu gösteriyor; virüs erkekleri daha fazla etkiliyor ama şunu söyleyelim ki pandemi süreci kadınları çok daha fazla etkiliyor. Asıl hikaye bu. Pandemi süreci ve süreç yönetimi açısından düşündüğümüzde bütün dezavantajlı toplum kesimleri gibi kadınların etkilendiğini görebiliyoruz. Kadınların özellikle pandemi öncesinde de eşitlik ve bireysel rekabet noktalarında pek çok politik, ekonomik, sosyal sahalarda dezavantajları vardı. Pandemi bunları daha da ağırlaştırdı. Polikika yapıcıların, akademisyenlerin, medyanın, hukuk kurumunun burada eşitlik ve bireysel rekabeti artırıcı bir takım politikaları, uygulamaları devreye alması gerekir diye düşünüyorum."
GÜÇLÜ BİR DEVLET OLMAZSA OLMAZ
    Yaptıkları araştırmalarda pandemi süreciyle birlikte devletin öneminin ortaya çıktığını ifade eden Özben, “Pandemi öncesinde küreselleşmeye bağlı olarak ulus devletlerin öneminin azaldığı hatta küresel, homojen bir dünya vatandaşlığı gibi sözler söyleniyordu. Ama pandemi bize şunu gösterdi. Devlet çok önemli, güçlü bir devlet olmazsa olmaz. Pandemi öncesinde dünyayı ilgilendirilen önemli konu olduğunda çözümüne ilişkin atakları küresel organizasyonlardan beklerdik. BM, Dünya Sağlık Örgütü, NATO gibi. Ama pandemiyle birlikte biz kendi başımıza kaldık. Dolayısıyla devletler reaksiyon gösterdi. Türkiye de bunlardan bir tanesi. Ulusal sınırları kapattılar, önlemler almaya, vatandaşların yanında olmaya çalıştılar. İçerisi güvenli hissiyatını bize hissettirdiler. Devlet olmak böyle bir şey" diye konuştu. 


 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.