banner114
banner146
banner122

KDK kararlarına uyuluyor

Kamu Denetçiliği Kurumunun çalışmaları hakkında bilgi veren Ombudsman Şeref Malkoç, idareye karşı halkın ücretsiz avukatlığını yaptıklarını ve en geç 6 ay içinde verdikleri tavsiye kararlarını açıkladı. Malkoç, “Kararlarımıza uymayan hiçbir kamu görevlisi o koltuğunda uzun süre oturamaz.” dedi.

Türkiye Ombudsmanı Şeref Malkoç, katıldığı bir radyo programında Kamu Denetçiliği Kurumunun çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Kamu Denetçiliği Kurumunun bir hak arama kurumu olduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Şeref Malkoç, “Kamu Denetçiliği Kurumu anayasal bir kurum olarak düzenlenmiş. 6328 Sayılı Kanunla özel olarak düzenlenmiş, başdenetçi ve denetçileri TBMM seçiyor. Yani yasama organımız seçiyor. Herhangi bir organ tarafından atanmıyor. Bütçesi özel. Niçin özel, niçin anayasal bir kurum yapılmış? Çünkü denetim yapan bir kurum. Denetim yapmak zor bir iştir. Sıkıntılı bir iştir. Biz neyi denetliyoruz? Kamu Denetçiliği Kurumunun temel görevi şu: İdare ile vatandaş arasında olan sıkıntılardan dolayı yaşanan sorunları mahkemeye gitmeden önce bir arabuluculuk bir uzlaşma yoluyla çözülmesi için kamu Denetçiliği Kurumu hedeflenmiş. Bizim çalışma alanımız irade ile vatandaşın ilişkisiyle alakalı. Yani diyelim Uzunsokak’ta iki esnafımız arasında alçak verecek davası var veya özel şirketlerle ilgili sıkıntıları var ya da mirasla ilgili sorunları var. Biz bunlara bakmıyoruz. Biz vatandaşla kamu hizmeti veren devlet kurumları arasındaki sorunları çözüyoruz. Bu bir ihtiyaçtan doğdu. Hizmetler çeşitlendikçe, sorunlar artıyor. Sorunlar artınca da mahkemeye gidilmeden arabuluculuk için böyle bir dostane bir çözüm üreten kurum olsun. Bu yönüyle biz halkın avukatlığını yapıyoruz. Bir bakıma halkla idare arasında bir barış köprüsü, bir uzlaşma kurumuyuz.  Biz bu faaliyetleri çok seviyoruz. Benim çok arzu ettiğim bir çalışma biçimimiz var. Oldukça önemli ve iyi kararlar verdik.” diye konuştu.

“SORUN ÇÖZMEKTE OLDUKÇA MAHİR”

Hizmet alanlarını detaylandıran Ombudsman Malkoç, “Yine somuta indirgeyecek olursak Trabzon’da Uzunsokak’ta herhangi bir vatandaşın Ortahisar Belediyesi ile herhangi bir problemi oldu ya da Büyükşehir Belediyesi ile oldu. Önce oraya müracaat ediyor. Sorun çözülmezse mahkemeye gitmeden önce bize geliyor. Valiliklerde, Kaymakamlıklarla, muhtarlıklarla vb. aklınıza gelebilecek olan kamu hizmeti verilen bütün kurumlarla vatandaşın bir sorunu bir sıkıntısı, bir sorunu, bir itilafı, bir tartışması uzlaşması olduğunda müracaat edeceği yer Kamu Denetçiliği Kurumu. Tabii yeni bir kurum olduğu için çok fazla bilinmiyor ama sorun çözmekte oldukça mahir.” değerlendirmelerinde bulundu.

“ADALETE ULAŞMANIN 3 TANE UNSURU VAR”

Kamu Denetçiliği Kurumuna nasıl başvuru yapılabileceğine ilişkin de bilgiler Ombudsman Malkoç, şunları kaydetti: “Kamu Denetçiliği Kurumu vatandaşın adalete ulaşmasında önemli bir kurum. Adalete ulaşmanın 3 tane unsuru vardır: 1-Kolay olması, 2- Uzun veya bedava olması, 3-Hızlı olması. Bir defa Kamu Denetçiliği Kurumuna başvuru çok kolay. Harç parası, pul parası, avukat parası yok. Vatandaşın diyelim ki Rize Valiliği ile Trabzon Valiliği ile veya herhangi bir il müdürlüğü problemi oldu. Hemen oturup bizim sitemize girip olayı bize anlatması yeterli oluyor. Adını yazsın, TC’sini yazsın imzası olsun. Bizim için yeterli. Bize müracaat için şekil şartı yok. Zaten başvurularımızın yüzde 90’ını elektronik ortamlarda alıyoruz. Mektupla, müracaat eder, fakla müracaat eder veya bize hitaben dilekçe yazar Kaymakamlığa, Valiliğe dilekçe yazar. Onlar bize gelir. İkinci önemli husus hak arama yollarının en bilineni mahkemelerdir. Yargının işleyişi gereği başvurularda başvuru parası, harç parası, pul parası alır. Kamu denetçiliği kurumu vatandaşların başvurularında hiçbir ücret almıyor masrafları kendi karşılıyor.”

“6 AY GİBİ KISA BİR SÜREDE ÇÖZÜYORUZ”

Kamu Denetçiliği Kurumunun tavsiye kararı için vatandaşların yıllarca beklemesi gerekmediğine de dikkati çeken Ombudsman Malkoç, “6328 Sayılı Kanunla 3. bir özelliğimiz ifade edilmiş. TBMM kanuna hüküm koymuş. Demiş ki: Kamu Denetçiliğine Kurumuna başvurudan itibaren en geç 6 ay içinde karar verir. Kolay başvuruluyor, hiçbir ücret almıyoruz, 6 ay gibi kısa bir sürede çözüyoruz. Bunun yanı sıra güzel bir kullandığımız yöntem var. Örneğin Kunduracılar Caddesi’nde bir esnafımız Tapu Müdürlüğüyle itilaflı oldu. Müracaatını intikal ettirdiğinde tek idareden bilgi belge istiyoruz. 15 gün içinde bunu yapıyoruz. Vatandaşımız başvurusunda ilk etapta haklı görünüyorsa idareyle hemen temasa geçiyoruz. Muhatabımız kimse, ‘Trabzon’dan Hüseyin Çelik’in böyle bir başvurusu var. Biz bunu kolay çözülecek bir iş gibi görüyoruz. Buna yardımcı olun. Bunu çözün.’ diyoruz. İdare ikna edilirse dostane çözüm buluyoruz. Yani güzel bir kurum. Vatandaşın mahkemeye gitmeden önce derdine derman olan bir kurum. Güzel sözlerimiz var. Bunlardan biri de ‘Adalet mülkün temelidir’ sözü.” ifadelerini kullandı.

“ANA GÖREVİ KAMU KURUMLARININ VERDİĞİ HİZMETLERİN KALİTESİNİ ARTIRMAK”

Kamu Denetçiliği Kurumunun ana görevi hakkında da açıklamalarda bulunan Malkoç, şunları kaydetti: “Bizim ülkemizin o kadar güzellikleri var ki… Karadeniz’de birçok balık çeşitliliği var. Bunun en bilineni hamsidir. Ülkemizde çok çeşitli meyve sebze biti var ama bir fındık bir çay Karadeniz’de yetişiyor. Hamsi, fındık, çay Türkiye’de çok bilinen çok tüketilen ürünler ama hamsi sadece Karadeniz’de olur. Dünyanın 4’te3’i su. Karadeniz’deki su dünyadaki suyun yüzde 1’i bile değil. Hamsi sadece Karadeniz’de oluyor. Hamsi Karadeniz’in kuzeyinde yavruluyor ve Türkiye sahillerinde tutulup yakalanıp millete sunuluyor. Fındıkta da dünya fındığının yüzde 70- 75’ini Türkiye üretiyor. Olağanüstü bir imkan. Koskoca dünyada başka ülkelerde de oluyor ama damak tadı, aroması, lezzeti kalitesi dünyanın en kalitesi Karadeniz sahilinde oluyor. Karadeniz’in kuzeyinde de değil, güneyinde. Biraz yükseğe çıkınca olmuyor. Çay da aynı şekilde. Trabzon, Karadeniz yöresi için olağanüstü imkanlar. Türkiye’nin ayrı bir daha var. Mesela turizm. Bakın çok enteresandır Türkiye’nin kuzeyindeki ülkeler, Rusya, Ukrayna buralardaki ülkelerin insanları ısınmak için Antalya’ya Ege ve Akdeniz sahillerine gidiyor. Körfez ülkeleri, Arap ülkeleri de serinlemek için Karadeniz’e Trabzon’a, Rize’ye ve Ordu’ya geliyor. Böyle güzel bir ülkede Kamu Denetçiliği Kurumunun ana görevi kamu kurumlarının verdiği hizmetlerin kalitesini artırmak. İnsanımızla kamu hizmetleri verenler arasında var olan ilişkileri iyi yönetim ilişkileri çerçevesinde hukukun üstünlüğü çerçevesinde sağlamlaştırma. İradenin insan odaklı şeffaf bir hizmet sunabilmesini temin edebilmek. Yani şunun için kurulmuş Kamu Denetçiliği Kurumu: Kamu hizmetleri çerçevesinde eksiklik, noksanlık, hata olursa veya o hizmetleri sunan kişi sabah evden çıkarken eşiyle tartışırsa, bunu vatandaşa yansıtırsa vatandaşın şikayet edebileceği bir merci olsun. Vatandaş kaliteli hizmet alsın. Sıkıntı olursa bunu mahkemeye gitmeden Kamu Denetçiliği Kurumuyla çözsün. Ardından, ‘Benim ne güzel hizmet veren kurumlarım var, ne güzel belediyem var, ne güzel il müdürlüklerim, valiliklerim, sağlık hizmetlerim var. Çocuğuma ne güzel eğitim hizmeti alıyorum.’ desin. Bunu temin etmek için kurulmuş bir kurumuz. Gayemizde bunun bütün Türkiye’de sağlanmasına katkı sağlamak.”

“HUKUKEN UYMAK ZORUNDADIRLAR”

Aldıkları tavsiye kararlarına uyum oranı hakkında da açıklamalarda bulunan Ombudsman Malkoç, “Kamu Denetçiliği Kurumu dünyada yaygın olan bir kurum. Dünyada 140 ülkede var. Dünyadaki yaygın adı ombudsmanlık. Bütün bu ombudsmanlıklar, bütün bu kurumlar tavsiye kararı verir. Tavsiye kararının özelliği şudur: İdareye yol gösterir. Bir bakıma rehberlik yapsın, danışmanlık yapsın mahkeme gibi davalı davacı durumu yok. Biz bir uzlaşma kurumuyuz. Dert dinleyip sorun çözüyoruz.  Arabulucu uzlaşmacı kurumuz. Kararlarımız mahkeme kararlarından farklı olarak tavsiye kararıdır. Ancak tavsiye kararı idareciler için ‘İster uyarım, ister uymam.’ şeklinde değildir. Çünkü Kamu Denetçiliği Kurumu anayasal bir kurum olarak düzenlenmiş. Bağımsız ve tarafsız bir kurum olarak düzenlenmiş. Parlamento seçiyor ve biz bir bakıma hakkaniyet kurumuyuz. O açıdan bizim verdiğimiz tavsiye kararlarına idareciler duyarlı. Hukuken uymak zorundadırlar. Uymazlarsa ne olur? Biz bunları kamuoyuna ifşa ederiz. Bunlar, hukuka, hakkaniyete göre verilen kararlara uymuyor. Trabzon’da hiçbir belediye, hiçbir il müdürlüğü veya Ankara’da herhangi Genel Müdürlük ve Bakanlık bunu yaşamak istemez. Kamu önünde hukuka uymayan bir kurum olarak lanse edilmesini adını duyurulmasını istemez.  Verdiğimiz kararlarda eksiklik noksanlık olur ise bunu idareyle görüşürüz.” şeklinde konuştu.

“KARARLARIMIZA UYMAYAN HİÇBİR KAMU GÖREVLİSİ O KOLTUĞUNDA UZUN SÜRE OTURAMAZ”

Kararlara uyulmaması halinde izledikleri yol haritasını da açıklayan Malkoç, “Bizim kararlarımıza her şeye rağmen kurumların yöneticileri uymazlarsa onları Türkiye Büyük Millet Meclisine çağırıyoruz. Milletvekillerinin, İnsan Hakları Komisyonu önünde hesap veriyorlar. Bir yöneticinin, bir idarecinin parlamentoda milletvekillerine hesap vermesi öyle kolay bir iş değildir. Dünyada ombudsmanlığın kararlarına uyma oranı yüzde 80’dir. Avrupa’daki ombudsmanlıklar kurulalı 50-100 yıl olmuştur. Biz daha kurulalı 8’inci yıldayız ve kararlarımıza uyma oranı yüzde 75’e çıktı. Bizim kararlarımıza uymayan hiçbir kamu görevlisi o koltuğunda uzun süre oturamaz. Çünkü biz hakkaniyet kurumuyuz, kamunun vicdanını temsil eden anayasal bir kurumuz.” diyerek açıklamalarını tamamladı.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.