banner114
banner146
banner122

GÜVENİRLİĞİ  REFERANSI OLDU  ALTERNATİF’LE  FARK YARATTI

Trabzon’un Yomra İlçesi Özdil beldesinden, üniversite eğitimi için Ankara’nın yolunu tutan Süleyman Adanur’la iş yaşamını, geleceğe dair hedeflerini ve Trabzonspor’u konuştuk. Trabzon’dan Ankara’ya uzanan gurbet öyküsünde önce eğitim hayatını başarıyla tamamlayan genç işadamı Süleyman Adanur, daha sonra aynı şehirde kalma yönünde belirledi tercihini. Belki Trabzon’dan, memleketten eğitim için ayrılırken geri döneceği zamanları iple çekiyordu. Öyle ya… Memleket sevdalısı bir insan için hele de deniz yoksa o şehirde kalmak zor gelir önce… Ancak vatan bayrağının olduğu her yer memlekettir… Süleyman Adanur da üniversite eğitim hayatını tamamladıktan sonra suyuna, havasına kısacası her şeyine kısa zamanda alıştığı başkentte demir atmaya karar verdi… Hayatını, geleceğini, planlarını ve hedeflerini Ankara’da kurduğu iş yaşamı üzerine inşa etti Süleyman Adanur… Kendisine belirlediği prensipler ve olmazsa olmazları ile adım attı iş hayatına. Aslında Ankara’da da kolay değildi iş yaşamına atılmak. Sıfırdan başlamak… Ancak Süleyman Adanur tam bir Karadeniz insanına, Trabzon insanına has özellikleri ile adım attığı iş hayatında önce kendisine bir yer edindi ardından da büyümeye sektörel anlamda çeşitliliğe gitti. Ve onu bu yolda başarılı kılan en önemli prensipleri, “Verdiği sözü zamanında yerine getirmek, işini en iyi şekilde yapmak” ilkelerinden hiç taviz vermedi.

Süleyman Adanur Ankara’daki başarılı iş yaşamını sürdürürken bir yandan da şehrine Trabzon’a, Trabzonspor’a olan ilgisini hiç eksik etmedi. Hayatının hep bir yanında onlarla yaşadı… Alternatif Grup olarak İstanbul ve İzmir’e de açılan Süleyman Adanur şimdi Ankara’daki Trabzonlu hemşerilerini de bir araya getirecek derneğe yoğunlaşmış şekilde. Ankara Trabzonsporlu İşadamları ve Bürokratları Derneği çatısı altında önemli bir misyonu da yerine getirmeyi planlayan Adanur yeni nesil gençliğin de Trabzonspor’da gelecekte görmek istediği önemli bir profil olarak öne çıkıyor.

Trabzon’un yetiştirdiği genç jenerasyon başarılı iş insanı Süleyman Adanur’la yeni bir başarı öyküsüne daha yelken açarken, mütevazılığı, ufku ve vizyonu ile örnek teşkil edecek bir söyleşi gerçekleştirdik.

Okul hayatı için geldiğiniz Ankara’da yaşamınızı kurdunuz, bu tercihe sizi yönelten neydi?

Üniversite eğitimi için Ankara’ya gelmiştim ve 4 yıllık İşletme bölümünü okudum. Okuldan mezun olduktan sonra burada kalmayı tercih ederek iş hayatına açıldım. Önce 2002 yılında şahıs firması olarak kurduğum Alternatif Grubu 2004 yılında limitet şirkete çevirdik. İş hayatımız da bu şekilde başladı. Ankara’da yaşamayı başlarda çok düşünmesem de 2-3 yıl geçtikten sonra alıştığımı hissettim ve bu yüzden de iş hayatıma burada başlamayı tercih ettim. Sonrasında artık memlekete geri dönmek de istemedim.

Alternatif Grup’un faaliyet alanı nedir, neler yapıyorsunuz anlatır mısınız bize?

Biz enerji işleri, doğalgaz ana hatlarını yapıyoruz. Aynı zamanda özel projeler olduğu zaman da binaların, iş merkezlerinin ısıtmalarını yapıyoruz. Enerji Bakanlığı’nda, EPDK’da, Başkent Gaz, İzmir’in tüm çelik hatlarını biz yapıyoruz. Aynı zamanda NATO müteahhitlik belgemiz de bulunuyor. İstanbul Ataşehir’de de geçtiğimiz yıl ofis açtık.

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, MİT ana binası (Kale) doğalgaz-ısıtma işlerini yaptık. Bunun yanında Çin’in devlet şirketi olan TCC firmasının da Türkiye’deki işlerinin danışmanlığını yapıyoruz.

Bu arada yazılım üzerine bir firmamız daha var. Firmamızın adını da, oğlum Ahmet Poyraz Adanur’un baş harflerinden oluşturarak APA diye koyduk. Coğrafi bilgi sistemleri yazılımları yapıyoruz. Adanur İnşaat firmamız var. Bu firma adıyla da NATO müteahhitlik belgemizle Milli Savunma Bakanlığı’nın listelerine girdik. Yurt dışındaki NATO ülkelerine de davetiye gönderdik, bu ay sonu itibariyle de işlerimizin yoğunlaşmasını bekliyoruz.

Sanıyorum kısa zamanda olmadı firmayı kurup başarılı bir şekilde yürüyerek bugünlere gelmek?

Elbette olmadı. Sıfırdan başladık. Biz deyim yerindeyse tırnaklarımızla kazıyarak geldik bugünlere. Başlarken ben tek başınaydım, şimdi kardeşim Murat ve kardeşim gibi olan dostum aynı zamanda firma müdürümüz Sezgin Yılmaz da  benimle birlikte. Trabzon’dan da bir arkadaşımızı yanımıza aldık ve bir ekip kurduk. Şu anda da Ankara, İzmir ve İstanbul’da toplamda 150 civarında çalışanımız var. İnsanlara sağladığımız istihdam gerçekten önemli. Özellikle son dönemde sadece ülkemiz değil bütün dünyanın sıkıntılı bir süreçten geçtiği malum. Özellikle de ülke ekonomileri bu durumdan çok fazla olumsuz etkilendi. Bizler bu süreçte çalışanlarımızdan hiçbirisiyle yolumuzu ayırmadık. Zorluklar zaman zaman artsa da biz hiçbir zaman bu yola girmedik. Biz bırakın olumsuz etkilenmeyi 2020 yılında büyüme gerçekleştirdik. Tabi ki kendimizi bir süre sonra kabullendirdik. Örneğin biz İstanbul’a ilk girdiğimizde aynı sektörde etkili olan 3-4 firma vardı. Şimdi o firmalar bizimle görüşebilmek için randevu talep ediyorlar. Çok şükür yaşanan sıkıntılı sürece rağmen 2020 yılında işlerimiz de iyiydi. 2021 yılından daha da umutlu olduğumuzu söyleyebilirim.

Bu başarının altında yatan en önemli etkenler size göre nedir?

İnsan ilişkilerimizden dolayı diyebilirim. Yani biz insana yatırım yaptık. Ticarette önemli kurallar vardır. Bunlara uyduğunuz takdirde her şey sizin istediğiniz gibi gider. Elbette ticarette bir işe inanmak çok önemli. Ancak inandığınız kadar o yolda dürüst bir şekilde yürümek de bir o kadar önemli. İşini düzgün yapacaksın, işini zamanında bitireceksin... Bu iki kural da çok önemli. Siz bunları yaptığınız sürece her zaman aranan, talep edilen olursunuz. Bu kriterler sizin referanslarınız oluyor iş hayatında. Ankara firması olarak İstanbul’da çalıştığımız firmalara, “Artık burada da varız” dediğimizde, “Çok iyi olmuş” deniyor. Bu da bizim doğru işler yaptığımızı ve doğru yolda olduğumuzu göstermesi bakımından önemli.

Zorlandığınız dönem mutlaka olmuştur, var mı böyle bir süreç?

Elbette... 2018 yılı bizim için çok sıkıntılı bir süreçti. Amerika’nın Başkanı Trump’ın ülkemizle alakalı tavırları ve söylemleri nedeniyle artan döviz kurlarının artması nedeniyle epey sıkıntı yaşamıştık. Örneğin biz bir işi sene başında alıyoruz ve o iş bir yıl devam ediyor. Kurumlarla çalıştığımız için kurumla sene başı imzaladığımız sözleşme gereği fiyatlar yıl sonuna kadar aynı kalıyordu. Yıl içerisinde yaşanan bu dalgalanmalar bırakın karlılığı ortadan kaldırmayı zararlı çıkmamıza sebep olmuştur. O dönem epey sıkıntı çekmiş ve zorlanmıştık.

Peki o sıkıntılı süreçleri nasıl atlattınız, neydi o dönem sizi ayakta tutan anlayış?

Tabi ki zordur bu süreçler. Ancak üzerinde durmanın da bir faydası olmayacağı için biz önce sakin kalmayı başardık. Yani panik yapmadık. Bunların iş hayatının içerisinde olan şeyler olduğundan hareketle adımlarımızı düşünerek attık. Ben zaten yapı itibariyle soğukkanlı bir insanım. Bir olay olduğu zaman bile soğukkanlı bir şekilde davranış sergileyebiliyorum. Kriz anında da sakin davranıp aklı selim karar vermek gerekiyor. Bir anda heyecan ya da panik hiçbir sonuç getirmez. Biz de o süreçte adımlarımıza daha çok dikkat ederek, daha az harcama yaparak, kurumlarla da süreci konuşarak geçirerek sıkıntıları aştık diyebilirim. Bu arada bazı ödemelerin belli kısmını da öteleme yolunu seçtik. Çünkü zorlanacağımızı anlamıştık. Zira hakkedişleri alamadığınızda önünüzde sizi bekleyen süreci görmek çok da zor olmuyor.

İstanbul’daki ofis ve Ankara’daki ofis, yetişebiliyor musunuz yoğunluğa?

Evet bazen gerçekten çok yoğun olabiliyoruz. Şu anda 10 günde bir İstanbul’a gidip-geliyorum. Bir ayağımız İstanbul’da. İstanbul’da ofisi açalı 2 yıl oldu ancak son bir yıldır epey bir yoğunluk yaşıyoruz. Oradaki iş yoğunluğumuz ve fırsatlar bizim bir anlamda İstanbul’a ‘Geç bile kaldık’ şeklinde bir düşünceye kapılmamıza sebep oluyor. Hatta iş yoğunluğu olarak İstanbul’un çok yakında Ankara’yı da geçeceğini düşünüyoruz.

Yoğun iş temponuzdan memlekete gitme fırsatı bulabiliyor musunuz?

Akrabalarımızın büyük çoğunluğu halen memlekette. Dayılarım orada, sürekli gidip geliyorum. Bağımızı koparmamaya gayret ediyoruz. Annem iki yıl önce vefat etti, babam ise halen Karasu’da yaşamını sürdürüyor. Ancak biz baba, ata toprağı Trabzon’dan hiçbir zaman kopmayı düşünmedik. Bu yüzden de özlediğimizde memlekete gidip hem hasret gideriyoruz hem de akrabalarımızı ziyaret ediyoruz.

Neden Alternatif Grup?

Başarılı iş insanı Süleyman Adanur, şirketin isminin Alternatif Group olarak düşünülmesini ise şu şekilde açıklıyor:

“Arkadaşlarımızla birlikte otururken yeni kuracağım firmaya isim düşünüyorduk. Arkadaşlarımızla epey bir fikir-alışverişinde bulunurken bir ara, ‘Alternatif tıp’ söyleminden yola çıkarak “Alternatif koyalım” dedik ve öyle de oldu.

Ve bu kadar yoğunluğa rağmen Ankara’da bir de platform için öncülük yaptınız, bu konuda bahseder misiniz bize?

Ankara Trabzonsporlu İşadamları ve Bürokratları Derneği’ni kurduk. Burada iş yaşamımızı sürdürdüğümüz için biraz memleket hasreti olmuyor değil. O yüzden burada yaşayan Trabzonlu hemşerilerimizle bir arada olmaktan mutlu oluyorum. Örneğin pandemi sürecinden önce her yıl belli zamanlarda Trabzonlu hemşerilerimizle çeşitli organizasyonlar düzenleyerek bir araya geliyorduk. Yaklaşık 250 kişiye çıktığı da oluyordu. Zaman zaman kahvaltılarda zaman zaman Ramazan ayında iftar programlarında buluştuk Trabzonlu hemşerilerimizle. Ankara’da yaşayan Trabzonlu bürokratlarımız başta olmak üzere işadamlarımızı da davet edip bir araya geliyorduk. Bunu geleneksel hale getirmiştik. Pandemi sürecinde bir yıldır bunu yapamıyoruz. Bu aslında burada yaşayan ancak birbirini tanımayan hemşerilerimizin de tanışma-kaynaşması için çok güzel bir fırsat oluyor. Hatta o organizasyonlardan sonra bazı hemşerilerimiz bir araya gelerek yeni dostluklar da kurabiliyor ve biz de bu güzelliklere şahit olunca daha da mutlu oluyoruz.

Derneğin çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz?

Derneğimizin merkezi şimdilik bizim iş yerimiz. Ancak yakın bir zamanda bir merkez için yer arayışımız sürüyor. Derneğimiz için güzel bir internet sitesi oluşturduk. Bu konuda da oldukça iddialıyız. Bugüne kadar kurulan derneklerin aksine, güçlü, muhatap alınacak bir dernek olmak için çalışmalarımızı çok ciddi manada sürdürüyoruz. Zira derneğimizin yapısı da ekonomik anlamda güçlü iş adamlarımızdan oluşacağı için çok daha iddialı olacağımızı söyleyebilirim. Zira biz kurumsal bir yapı oluşturarak bazı konularda da söz sahibi olmak istiyoruz. Yapacağımız açıklamalar yeri geldiğinde ses getirecek nitelikte olacak... Bu anlamda da iddialıyız diyebilirim.

Bu arada Ankara’da okuyan Trabzonlu genç öğrenci arkadaşlarımıza da yardımcı olma konusunda projemiz var. Hepimizin ortak sevdası Trabzonspor’umuzu birlikte yaşamak için de sosyal içerikli proje düşüncemiz olacak.

Sizi bu derneği kurmaya iten sebep neydi?

Özlem tabi ki... Trabzon’a, Trabzonspor’a duyduğumuz özlem... Özellikle Trabzonspor’u gurbette yaşamak gerçekten zor. Trabzonspor’un şampiyonluğunu doyasıya yaşamak da en büyük özlemlerimizden. 2010-11 yılındaki şampiyonluk resmiyet kazanmadığı için onu da istediğimiz gibi yaşayamıyoruz.

Ayrıca 2012 yılında Trabzonspor Basketbol Kulübü’nde de bir yöneticilik deneyimim oldu. O dönem beni yönetime davet ettiler ben de kabul ederek bir dönem görev yaptım. Hatta o dönem Avrupa Finali oynama başarısı gösterdik.

Peki Trabzonspor gelecek için planlarınızın neresinde?

Evet, ortak tutkumuz, sevdamız... Herkesin düşüncesinin bir kenarında vardır mutlaka. Benim de Trabzonspor’la ilgili bir hayalim var elbette. Bu anlamda da kendime 4-5 yıl sonrası için bir hedef koydum. Biz beraberliği başarı saymayan bir nesil olarak takımımızın çok daha iyi yerlerde olmasını istiyoruz. Mücadeleci bir ruhumuz var ve onu yansıtmak istiyoruz. Bizim amacımız Trabzonspor’un başarısıdır. Yoksa, “İlla başkanı olalım” diye bir düşüncemiz de yok. Trabzonspor’a fayda sağlayacak şekilde bir yerinde olmak bile bizim için önemlidir. Ayrıca dernek olarak da her zaman Trabzonspor’umuzun yanında olmaya özen gösterdik. Dernek üyeliği için önümüzdeki süreçte, “Trabzonspor’a üye olma” şartı getireceğiz. Pandemi öncesinde dernek olarak da Trabzonspor’a katkı sağlamak için loca alma düşüncemiz vardı. Ancak süreç buna engel oldu. Umarız her şey en kısa sürede normale döner ve biz de elimizden gelen katkıyı sunabiliriz.

Şu anda üye sayımız 80 civarı. Ancak şu anda üye kaydı yapmıyoruz. Pandemi süreci araya girdiği için önce altyapıyı iyice oturtmak istiyoruz. Güçlü bir yönetimle güçlü bir dernek olarak sesimizi duyurmak istiyoruz.

SÜLEYMAN ADANUR KİMDİR?

1978 yılında Trabzon’un Yomra İlçesi Özdil Beldesinde dünyaya geldim. Ailem 1988 yılında Adapazarı Karasu’ya taşındı ve orada yaşamaya başladık. Bir süre sonra iki seneliğine yeniden bir Trabzon’a dönüş oldu. Ben o dönem üniversite okumak için Ankara’ya geldim. İlk olarak Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği bölümünü kazandım ancak oraya gitmedim ve İşletme bölümünü okumayı tercih ettim.

Spor:Nurgül Günaydın

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.