banner114
banner146

Bilimsel çalışmaya  finansal darbe!

Doğu Karadeniz’de Koronavirüs risk haritasına göre 1-7 Mayıs'ta 100 bin kişide görülen vaka sayılarında düşüş devam etti. Trabzon'da her 100 bin kişide görülen vaka sayısı 237,71'den 198,55'e gerilerken, KTÜ Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Aydın’dan dikkat çeken uyarılar geldi. Prof. Dr. Faruk Aydın, “Vakalarda düşüş oluyor ama renk haritasına göre hala kırmızıdayız. Ülke olarak da bölge olarak da kırmızı alandayız. Sağlık Bakanlığının açıkladığı rakamlar bize umut oluyor. Umarım hedeflenen düşüş rakamına ulaşırız. 8 bin -5 bin civarına düşebiliriz. Günlük düşüler umutlu olmamızı sağlıyor. Ölümler de arzu ettiğimiz düşüşler yok ama bu ölümlerin nedeni geçmiş piklerdeki yüksek hasta sayısı ve yoğun bakımların doluluğundan kaynaklanmaktaydı. Yeni dönemde hasta sayısı daha az. Ölümlerin de 17’sinden sonra daha da azalacağını düşünüyorum. Normalleşmeyi de başarılı yapabilirsek rahat nefes alabiliriz. Eski normalleşmelerde biliyorsunuz sıkıntı yaşadık. Çünkü kurallara uymadan normalleşmek istedik. Umarım şimdi kurallara uyarak normalleşiriz. Sağlık Bakanlığı da normalleşmeyi belli bir plan sahilinde sağlamak için çok çaba sarf ediyor. İnşallah uyum da olur.” ifadelerini kullandı.

“BÖLGESEL VARYANT ARAŞTIMASI FİNANSAL SORUNLARA TAKILDI”

Bölgesel mutanda yönelik çalışmaların ne aşamada olduğunu sorduğumuz Prof. Dr. Aydın, “Mutandın olduğu konusunda şüphelerimiz var. Projemizi de yaptık ancak finans sorununu bir türlü çözemedik. Resmi yollarla yapılan yani Üniversite Araştırma Fonu üzerinden yapılacak şeylerde maalesef zaman alıcı bir süreç söz konusu oluyor. Varyantın mutlaka ülkemizde gözlenmesi lazım. Biz keşif olarak bir çalışma tamamladık. Yol göstericiliği açısından öncü bir çalışma olmasını istedik. Aslında Sağlık Bakanlığının bunu ciddi şekilde izlediğini biliyorum. Çünkü varyant virüsler oluşmuştur ve hem bulaşta, hem hastalıkta hem de aşılarla ilgili uygunluğu mutlaka takip etmek gerekiyor. Bunu başaramadığımızda sıkıntı yaşama ihtimalimiz yüksek olur. Bizim yaptığımız çalışma henüz başarılamadı. Kocaeli Üniversitesi ile bir ortaklaşmaya girdik. Orada da varyant virüs araştırması gibi bir araştırma var. İki çalışmayı birleştirip yapmaya çalışıyoruz. Finansını çözemedik ama var diye kabul etmek lazım. Varyant Karadeniz’den çıktıysa da artık ülkeye yayılmıştır. Kökenini bulmak şimdi daha zor olacak. Yayılmadan önce  biz o çalışmanın finansını çözebilseydik, Karadeniz’deki değişimi görmüş olurduk Türkiye’deki yansımasını izleyebilirdik. Muhtemelen artık varyant yayılmıştır. Kökenini bulmak şimdi sıkıntılı olacaktır. Bu çalışmalar ithal ürünlere bağlı. Dışardan alınan kitlerle bu testler çalışıyor. Dolayısıyla finans sorununu çözersek bu çalışmayı yapacağız. Bilgimiz, deneyimimiz yerinde, bir sıkıntımız yok. Kit sorunumuzu aşmalıyız.” şeklinde konuştu.

“HER SEKTÖRÜN GÖREVDE OLMASI GEREKİYOR”

Her kesimin pandemide mücadelede üzerine düşeni yapması gerektiğini vurgulayan Aydın, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Varyant konusu dünyada da önemli. Bir an önce yüksek aşı ile destek verebilseydik pandemide çok önemli bir yol kat etmiş olacaktık.  Şimdi bir kontrol sağlamış olduk. Bu kontrolden sonra Koronavirüs sayılarının birkaç ay sonra yükselme ihtimali olduğunu görüyorum. Haziranda ciddi bir aşı gelecek. Biliyorsunuz birer ay arayla aşıları 2 ayda tamamlayabiliyoruz. Önümüzde 4 aylık bir süre var. Yeniden sıkıntıya girme ihtimalimiz hala var. Dolayısıyla kontrol ve önlemlere mutlaka riayet edelim. Kalabalıklar oluşturmamız lazım. Esnafımızın da işlerini işletirken kalabalıklar oluşturmamaya dikkat etmesi lazım. Bahçeler, dış mekanlar daha fazla kullanılabilir. Kapalı ortamlara göre daha emniyetli. Trabzon’un kurallara uyumunun da çok kötü olmadığını söylemek mümkün. İnsanlar ancak bu kadar dayanabiliyor.  Vatandaşın çok sıkıldığının farkındayız. Bu toplumda birlikte yaşıyoruz. Bedensel sorunlar, ruhsal sorunlar, sosyal sorunlar varken şimdi ekonomik sorunlar da üstüne eklendi. Bu kadar çok sorunu vatandaşın tek başına aşması mümkün değil. Tüm yetkililerin, sivil toplum örgütlerinin, odaların, resmi kurumların, yöneticilerin vatandaşların bu şartlarda nasıl yaşayabileceğini yönlendirmesi gerekiyor. Toplumun bunu kendi başına yönetme şansı yok. Yöneticiler, yetkililer ve her sektörün görevde olması gerekiyor. Sadece sağlık değil. Her sektörün kendi grubuna sahip çıkması gerekiyor. Sorunlarını iyi dinleyip çözüm üretmede sağlıkçılarla birlikte çalışması gerekiyor. Pandemide bu süreci nasıl yürütürüzün cevabı birlikte bulunmalı. Sağlıkçılar sağlık hizmeti veriyor ama geri kalan hizmetleri sağlıkçıların verme imkanı yok.  Dolayısıyla tüm sektörler burada sorumluluk almak zorundadır. Bu virüsün varlığında yaşamanın, işlerimizi görmenin, işletmelerin faaliyetlerinin devamlılığının sağlanmasının çözümü birlikte bulunmalı. Bu pandemi ile birlikte biraz daha yaşamamız gerekiyor.”   

Haber:Songül MAZLUM

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.