banner114
banner146
banner122

Atıklarla ilgili çalışmasıyla  dünyanın en iyileri arasında

Dünyadaki 7 milyon bilim insanından ilk yüzde 2’lik dilime girerek (2019 yılı verilerine göre maden ve metalürji alanında 52. sırada) büyük bir başarı elde eden KTÜ Mühendislik Fakültesi Maden Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hacı Deveci ile hem başarısını hem de doğaya zarar verdiği iddiasıyla tepkilerin odağında olan altın madenciliğini konuştuk. KTÜ’den dünya sıralamaya girme başarısı gösteren 20 akademisyenden biri olan Prof. Dr. Hacı Deveci, gerçekleştirdiğimiz röportajda hem başarının anahtarını hem de madenciliğe yönelik akılcı yaklaşımını sizler için aktardı.

günebakış: Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Prof. Dr. Hacı Deveci: Ben 1994 Hacettepe Maden Mühendisliği mezunuyum. Milli Eğitim Bakanlığının yurt dışı sınavlarıyla 1995 yılında Karadeniz Teknik Üniversitesi adına yurt dışına gittim. Yüksek lisansımı ve doktoramı İngiltere’de yaptım. 2001 yılından itibaren KTÜ Maden Mühendisliğinde çalışıyorum. 2013 yılında da profesörlüğümü aldım. Şu anda da Maden Mühendisliği Cevher ve Kömür Hazırlama Anabilim dalında da öğretim üyesi. Tübitak ta da Mühendislik Araştırma Grubunda Danışma Kurulu üyesiyim. Uzmanlık alanım hidrometalurji (örneğin cevherlerden altın üretimi gibi) konusunda çalışıyorum. Bugün bu konularla ilgili tartışmalar sıkça gündemde. Benim de esas çalıştığım ve uzmanlık alanlarımdan birisi altın üretimi. Bunun dışında atık yönetimi, atıklardan metallerin geri kazanımı, geri dönüşüm üzerinde çalışmalarım var ki, asıl atıklar üzerine yaptığımız bu çalışmalar vasıtasıyla bu sıralamaya girdik diyebilirim.

günebakış: Maden atıkları üzerindeki çalışmanız mı sizin dünyanın en başarılı bilim insanları arasında yer almanızı sağladı?

Prof. Dr. Hacı Deveci: Sadece maden atıkları üzerinde çalışmıyorum. Hydromet-B&PM isimli bir araştırma grubumuz var ve 2005 yılından beri atıkların yönetimi ve değerlendirilmesi konularında çalışıyoruz. Maden, metalurijk, endüstriyel ve elektronik atıklar gibi evsel atıklar da dahil. Evsel atıklardan özellikle elektronik atıklar üzerinde yoğunlaştık. Atık pillerle ilgili de bir projemiz var.

günebakış: KTÜ olarak yeni bir proje üzerinde çalışmaya mı başladınız?

Prof. Dr. Hacı Deveci: Avrupa Birliği ERAMIN programı kapsamında yeni çıkan uluslararası (Güney Afrika, İsveç ve Türkiye ortaklı) bir projemiz var. Bizim de bölüm olarak ortak olduğumuz ve bu yıl sonunda başlayacağımız bu projeyi, yine dünya sırlamasına giren hocalarımızdan Doç. Dr. Ersin Yener Yazıcı yürütücülüğünde gerçekleştireceğiz.

günebakış: KTÜ’den dünya sıralamasına girmeye hak kazanan 20 hocamızın 8’i Maden Fakültesinden. Topyekûn kazanılmış bir başarı var diyebilir miyiz?

Prof. Dr. Hacı Deveci: Açık konuşmak gerekirse bu çok gurur verici bir şey. Biraz bahsedeyim. Ben 2001 yılında KTÜ’ye geldim. Akademik camiayı çok iyi tanırım. Hiç unutmuyorum 2002 yılında Kapadokya’da düzenlenen Uluslararası Cevher Hazırlama Sempozyumu’na gitmiştik. Orada bana ‘KTÜ’de maden mühendisliği bölümü var mı?’ diye sormuşlardı. İnsanların haberi yoktu ki bizim KTÜ’deki Maden Mühendisliği Bölümümüz 1991 yılında kurulmuştu. Maden mühendisliği bölümü olarak 2002 yılından buralara hakikaten bayağı bir yol kat ettik diyebilirim; ama genç, çok iyi, çalışkan ve üretken bir ekibimiz var. Belli alanlarda hakikaten çok iyiyiz. Bunlardan bir tanesi de maden ve tesis atıklarının yönetimi ki, yanlış hatırlamıyorsam listedeki 3 hocamız da zaten o konuda uzman. Hep birlikte ekip ruhuyla çalışarak hem TÜBİTAK projeleri olsun, hem DPT’den (Devlet Planlama Teşkilatı), üniversiteden ve endüstriden olsun projeler alarak çalışan güçlü bir ekibimiz var. Bölüm de listede olan, henüz olmayan öğretim üyelerimiz ve araştırma görevlilerimizin sayesinde ön plana çıktı. Hatta 2018 yılında da bölüm olarak maden-cevher hazırlama alanında dünya 20’inciliğine kadar ulaşmıştık.

günebakış: Dalgalanmaların olması normal değil mi?

Prof. Dr. Hacı Deveci: Aşağıdan gelen destek çok önemli. Son yıllarda biraz sıkıntı yaşamaya başladık. Alttan gelen öğrenci, araştırma görevlisi vb. konularda sorunlarımız var. Maden Mühendisliği Bölümünün gelişmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

günebakış: Alanınız altın üretimi. Gümüşhane’den, Rize’den altın çıkarılıyor. Artvin Cerrattepe’de çıkarılması gündemde. Altın madeninin çıkarılması Karadeniz Bölgesi için tehlikeli mi?

Prof. Dr. Hacı Deveci: Biz elbette teknik ve bilimsel açıdan bakıyoruz. Bir kere şunu söyleyebilirim. Altın benim konum. Siyanür de üzerinde çalıştığım konulardan birisi. Çevresel etkileri yönetebildiğiniz, kontrol edebildiğiniz sürece her şey, altın da dahil, çıkarılabilir. Bunda bir sorun görmüyorum. Bugün hangi sektör olursa olursun çevreye etkisi vardır. Madencilik sektörünün de maalesef çevreye etkisi var. Bu kaçınılmaz. Çimento Fabrikası vardı, çevreye etkisi vardı. Bindiğimiz araçların da çevreye etkisi var. Belki madenlerden de etkisi daha fazladır, çünkü her gün yoğun bir şekilde maruz kalıyoruz. Madenler ön planda olduğu için, çevresel etkinin görselliği olduğu için insanların özellikle dikkatini çekiyor. Önemli olan madencilik faaliyetlerini çevre açısından sürdürülebilir şekilde yapmak. O açıdan bakmak lazım. Maden nerede olursa olsun, önce bir çevresel etki değerlendirmesi yapılıyordur. ‘Şurada maden açacağım’ denilip maden açılmıyor sonuçta. Bunun bir süreci var. Madencilik konusunda süreç, diğer sektörlerde olmadığı kadar çok sıkıdır. Kurallar ve denetimler üst düzeydedir. Detaylı bir şekilde değerlendirilip maden çıkarılsın ya da çevresel etkileri yönetilemeyecek boyutlarda ise çıkarılmasın diye karar alınıyordur. Önemli olan madenlerin çevresel etkilerini bilimsel bir yaklaşımla gerçekçi bir şekilde ortaya koymak, bu etkileri değerlendirmek ve bütün paydaşların katılımıyla Ülkemiz, doğal çevremiz, bölgede yaşayan varsa insanımız ve diğer canlılar için en doğru kararı vermektir.Altın dışında Bölgemizdeki ve Trabzon’daki bütün diğer madenlerle, taş ve mermer ocakları ile ilgiliyiz.

günebakış: Öğrencilerinizle paylaşmak istediğiniz ya da eklemek istediğiniz herhangi bir husus var mı?

Prof. Dr. Hacı Deveci: Akademisyenliğin en önemli boyutu merak etmek, işinizi sevmek ve başarmayı istemek. Bir de elbette çok çalışmak gerekiyor. Çalışmadan başarının gelmesi mümkün değil.

Günebakış: Teşekkür ederiz.

Prof. Dr. Hacı Deveci: Ben teşekkür ederim.

söyleşi: Songül MAZLUM

Anahtar Kelimeler:
KTÜHacı DeveciTrabzon
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.