banner114
banner146

Mademki iki İngiliz takımı finalde karşı karşıya gelecek...
Mademki geçen yıl da Türkiye’den aldık, Portekiz’e verdik...
Mademki Türkiye, pandemide "kırmızı liste"de...
O zaman!?
"Biz bu maçı alırız Türklerden, veririz Portekizlilere..."
***
Aslında biz bu cümleyi çok kurmuşuz.
Maçlardan önce kritiğin de kritiğini yaparken...
Şöyle ağız tadıyla kadro kurarken, yedeklere kadar sayarken...
Hani kalecinize güveniyorsunuz, golcülerinize...
Antrenörünüze...
Biraz da ihtimaller falan filan...
Şans faktörü...
Transa geçercesine bi haller oluyor bize...
Derken o bildik öngörümüzü patlatıyoruz.
"Biz, bu maçı alırız."
***
Rakibin elleri armut mu topluyor?
Olsun, biz yine de inatçı, ısrarcı tavrımızı sürdürürüz.
Fakat nereden bileceğiz İngilizlerin de bizim slogan cümlemize sarılacaklarını?
Hem, 30 Mayıs 2020’de de bizden alınmış ya...
Gönül alma operasyonuna bakar mısınız?
"Biz bu maçı sizden alıyoruz ama 2021’deki final İstanbul’da olacak."
2022 St. Petersburg...
2023 Münih... 2024 Londra...
Ne söyleyebiliriz ki?
"Utanmazlar..."
Rahmetli babaannemin, bu durumlardaki yorumu belliydi.
"Bunların ar damarı çatlamış."
***
İyi de şimdiye kadar neredeydiniz?
Corona belâsı yeni mi musallat oldu başımıza?
Avrupa’da pek çok ülkenin üç beş ay öncesine kadar yerlerde süründükleri ne çabuk unutuldu?
Kabul etmek gerekir ki son düzlükte iyi koştular ve iyimser rakamlara ulaştılar.
İyi de...
Ne zaman ki iki İngiliz takımı finale çıktı...
Chelsea ve Manchester City...
O zaman ağızlarındaki baklayı çıkardılar.
"Biz, bu maçı alırız."
***
Bizden alıyorlar ve Portekiz’e veriyorlar.
Hem de ikinci kez “al gülüm, ver gülüm halleri...
Aklımda deli sorular...
İngilizlerle Portekizlilerin ortak yönlerine bi baktım.
Zengin ve Fakir’i oynasalar da...
İkisi de denizci ve sömürgeci...
İkisi de iyi top çeviriyor.
Batı’nın da batısında yaşıyorlar.
Yani diyorum ki Avrupa Birliği’nden ayrılacak ikinci ülkenin taşları mı döşeniyor?  ***
Tam da bir bayram yazısına hazırlanmak üzere iken...
Eski günler, unutulmaz hatıralar...
"Elleriniz dert görmesin, ayağınız taşa değmesin" cümleleri arasında dolaşacakken...
Futbolla yatıp kalkan bir millet olarak ‘Şeker Bayramı’nda ağzımızın tadı kaçtı bir kere.
Batı’nın yeni bir yaptırımı olsaydı, inanın umurumuzda bile olmazdı.
***
Bu, ne menem bir ikiyüzlülüktür?
Fakat alıştırdılar bizi...
"Çizdim, oynamıyorum."
"Söz verdim, yapmıyorum."
Nasıl da kaypak bir politikadır?
Cıvık cıvık hileye bulanmış, içten pazarlıklı...
Onca çalışma, demeç, fotoğraf ortada iken...
Tarihe kayıt düşülmüş, şunun şurasında 29 Mayısa ne kalmışken...
Ve en önemlisi de ülkemiz finale odaklanmışken...
Gereken ne ise yapılmış, yapılacakken...
Yine bir İngiliz oyunu...
Bunların gerçekten ar damarı çatlamış.
***
Ya bi kere de şaşırtın bizi...
Sayenizde oluşan "bu Batı böyle" önyargısını kırmamızı sağlayın.
Yarı yolda bırakmayın.
Avrupa Birliği, Kıbrıs, göçmenler, kıta sahanlığı diye sıralayalım mı?
Her acı tecrübenin ardından "nedir bu Türk düşmanlığı" diye bir soru gelir aklımıza ve sizin de bildiğiniz sahneler canlanır gözlerimizin önünde...
Ve ister istemez dökülür dilimizden: “Müttefik, müttefiğine böyle yapar mı?”
***
Keşke biz de İngilizler gibi olabilseydik.
Bir türlü kapısından giremediğimiz  şu AB’den ayrılabilecek (!) gücü bulabilseydik kendimizde.
Ülkeler de insanlara benzer, kaybederken kazanırlar bazen.
Her şeyi getirip getirip spora bağlamak da istemiyoruz ama "yeter artık" dedirttiniz binlerce kez...
Belli ki gözden çıkardınız.
"Kapıda beklesin" diye oyaladınız da oyaladınız.
Bu kadar yaygara kopardıktan...
Onca kanıtı görmezden geldikten sonra...
Vermediniz, vermeyin zaten...
TFF Başkanı Nihat Özdemir, "kuzu kuzu gelecekler" dese de...
Dedikodular da bitmek bilmiyordu.
"Maçı bizden alacaklar!?"
"Alabilirlerse alsınlar" günleri de geride kaldı artık.
Belki de teşekkür etmeliyiz Batı’ya.
Bizi, "bunlardan bi cacık olmaz" sözüne bir kez daha inandırdıkları için.
Takmayalım kafamıza...
Biz bakalım bayramımıza.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.