banner114

Azıcık elinizi vicdanınıza koyun..

Daha doğrusu azıcık vicdanlı olun...

Daha doğrusu eğri oturup doğru yazalım.

Şu mevcut yönetim kurulu olmasaydı? Trabzonspor bu günkü yakaladığı başarıyı yakalayabilir miydi?

Şu mevcut yönetim kurulu olmasaydı, Trabzonspor Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin kapısından bir adım dışarı atabilir miydi?

Şu mevcut yönetim kurulu olmasaydı, bir tek yabancı oyuncu Trabzonspor’da kalır mıydı?

O nedenle ‘eleştiri yaparken biraz vicdanlı olun’ diyorum.

Unutmayın mevcut yönetim kurulu henüz daha göreve başlamadan, kulübün kapısından kasabı, köftecisi, fırıncısı, sebzecisi kendilerine olan borçları tahsis etmek için kuyrukta bekliyorlardı.

Bu günkü duruma bir bakın?

Bırakın kasabı köfteciyi bir kenara, futbolcular bile alacaklarını günü ve vaktinden önce almaya başladılar.

Yönetim kurulu, ekonomik ve kurumsal anlamda önemli adımlar attı.

Elbette eksikleri ve yanlışları olmuştur.

Ancak bugün vurun abalıya misali yaparsanız, yarın kulübü böyle yönetecek bir Allah’ın kulunu bulamazsınız…

Evet onun için cüzdan demiyoruz, vicdan diyoruz….

NELER YAPTILAR?

Peki neler yaptı mevcut yönetim kurulu?

Öncelikle Trabzonspor’umuzu gelecek nesillere bırakabilecek, onlarca sorunun altına girerek kendilerini feda ettiler…

Trabzonspor’u borç batağında bir kulüp olmaktan çıkardılar…

UEFA ve FIFA nezdindeki onlarca davaların üstesinden gelip, ekonomik olarak gelirleri ile kendini döndürebilen bir bütçe ve işletme anlayışını kulüp yönetimine oturttular.

Altyapı kaynaklı yeni bir model ile Türkiye’ye ilham verdiler.

Trabzonspor’u futbolcu değeri, finans yönetimi ve markalaşma ile İMKB de işlem gören takımlar arasında değerini en çok arttıran kulüp yaptılar.

Özellikle birkaç yönetici maddi manevi bütün imkânlarını Trabzonspor için seferber ederek kendi işi gibi sahiplendiler.

Hiçbir yönetici kulübü kendi menfaati için kullanmadı, akçeli işlere girmediler.

Soruyorum sizlere, daha ne yapacaklardı?

Birde önceki dönemlerde yapılanları düşünün…

İMAM CEMAAT MİSALİ

Hadi yabancı oyuncuları geçtim.

Ya bizim yerlinin yerlisi oyunculara ne demeli?

Aklım, mantığım almıyor oynadıkları futbola.

Arkadaş elin adamının belki umurunda değildir şampiyonluk.

Onlar nasılsa paralarını alıyor.

Trabzonspor şampiyon olsa onlar için ne olacak olmasa ne olacak ki?
Bugün varlar yarın yoklar.

Dedim ya bizim yerli oyuncular için yaşanacak şampiyonluk çok önemli.

Sağ olsunlar onlarda yabancı oyunculara uymuş gamsız, ruhsuz futbol oynamaya başlamışlar.

Yazık günah oldu…

İki Abdulkadir’i bu camia 2019-2020 sezonu için hiç unutmayacak.

Yine de hak teslim edelim, Parmak, Ömür’den biraz daha gayretli ve bir adım daha iyiydi diyebiliriz.

İmam cemaat misali var ya.

Yerli ve yabancı oyuncuların durumu da imam ve cemaatin işi gibi oldu.

Malumunuz imam yerli oyuncular, cemaat yabancı oyuncular.

İmam böyle oynarsa, cemaat nasıl oynayacak ki?

UĞUR ÇEVİK..!

Kendi, fizik profesörü… Hem de Türkiye’nin en genç profesörü... TÜBİTAK’ın Bilim Kurulu’nun da… KTÜ’nin fizik bölümüne ilgi ve alakanın artması için kendi kendine görev vermiş, bütün ülkeyi gezip liselilere fiziği anlatıyor... Doğudan batıya… Fizik, tıbbın da sosyal bilimlerinde anasıdır diyor.. Temel taşıdır... Bu çabaları ile Külliye’nin de dikkatini çekmiş olacak  ki bilim danışmanı olmuş… Şu son zamanlarda ülkemizin bilimsel atılımlarında Çevik’in naçizane emeği de var.

Türkiye’nin bu en genç fizik profesörü KTÜ’ye rektör adayı oldu…

Efendim gençmiş olmazmış..

Niye... İşte ne iyi genç... Yetenekli hırslı ve de ufku geniş biri.

Kuşkusuz her rektör adayının bir özelliği, güzelli vardır... Uğur Çevik’i onlardan üstün tutmuyoruz… Ama, gençliğinin KTÜ’ye renk katacağına inanıyoruz... Bir de KTÜ’deki yönetim anlayışının devamı değil… Farklı biri ve farklı bir anlayış KTÜ’ye kaybettirmez, kazandırır...

ASKF NEYİN PEŞİNDE

Neyi temsil ediyorlar?

Neyin hakkını hukukunu savunacaklar?

Kimin mağduriyetini giderecekler?

Kimlerin yarasına merhem olacaklar?

Öyle ya adı üstünde ASKF, yani Amatörün sesi, gözü, kulağı, dili bir kurum.

Hani şarkı sözü var ya; “Ellere var da bize yok mu?” diye…

Maşatlıktaki sahanın durumu aynı şarkının sözü gibi oldu. Bütün semt sahalarına el atıyorlar, ne hikmetse Maşatlıktaki saha kaderine terkedilmiş.

Bereket versin ki, Büyükşehir Belediyesi Spor Daire Başkanı Ayhan Pala işin ucundan tutmaya çalışıyor..

Belki Pala’nın sayesinde Maşatlıkta ki saha yine gençlerimizle buluşur diyorum…

ASKF’mi ne yapıyor?

Şu sıralar ziyaretler yapıp şilt dağıtarak selfi yapıyorlar.

Maşatlıktaki saha kaderine terkedilmiş, soralım bakalım bu sahanın kaderinin ne olacağı ASKF’nin umurunda mıdır?

Umurundaysa herhalde bir açıklama yaparlar.

DÜŞÜN ARTIK YAKASINDAN!

Sizin başka işiniz gücünüz yok mu arkadaş?

Bakıyorum, yine sahne almışsınız!

Üstelik ortalık toz dumanken!

Neyin peşindesiniz?

Ne yapmak istiyorsunuz?

Açık seçik söyleyin de herkes öğrenip bilsin.

Öyle bir hal aldınız ki Trabzonsporluluğunuz tartışılır hale geldi!

Hatta tartışılıyor…

Hatta ‘verin disiplin kuruluna, üyelikleri düşürülsün’ deniyor.

İnanın düşürülse de, kimse ‘niye düşürdünüz’ diye gıkını çıkarmaz.

Trabzonspor’un sıkıntılar yaşadığı her süreçte hangi taşı kaldırırsanız, ne hazindir ki altında sizler çıkıyorsunuz.

Nasıl Trabzonsporlusunuz?

Baronun suç duyurusunda bulunduğu TFF üyesi Mehmet Baykan ile zevki sefa içindesiniz!

Allah muhabbetinizi bozmasın.

Ama bu yaptıklarınızı camia hafızasına kaydediyor bunu bilesiniz.

İçerisinde Mehmet Baykan ile birlikte Erdal Atalay, Hayrettin Hacısalihoğlu, Bülent Akyazıcı’nın olduğu bir resim sendromu yaşıyor camia.

Gerçi bu gurup bunu hep yapıyor!

Olur olmaz anlarda ne gariptir ki Trabzonspor düşmanlığı yapanlarla bu gurup bir araya geliyor!

Neden acaba?

Her daim de başrolde Erdal Atalay beyefendi oluyor!

Tuhaf bir durum değil mi?

Tek söyleyeceğim şey inin artık Trabzonspor’un sırtından.

Düşün artık bu camianın yakasından.

KANTARINIZ MI VAR?

Balık hafızalı olmayın!

Dünü çok çabuk unutmayın.

Yine de ben bir şeyler hatırlatmak istiyorum sizlere.

Bir kere ismi ne olursa olsun kimse Trabzonspor’dan büyük değildir.

Kimse Trabzonspor’un önünde olamaz, olmamıştır da.

Bu takımdan kimlerin gelip geçtiğini hepimiz biliyoruz.

Sizin yere göğe sığdıramadığınız Ünal hoca da bu takımdan gelip geçenlerden birisi olan bir fani.

Dedim ya balık hafızalı olmayın diye.

Daha dün Ünal Karaman’ın sözleşmesini feshetmek için yönetimden talebi ‘banka dekontunu görmemiş imzayı atmam’ olmuştu.

‘Boğazınızda kılçık olup kalırım’ demesi de velev ki işin latifesi olsun!

Benim dikkat çekmek istediğim taraf banka dekontudur.

Gardaş bu takımı sırtlayıp şampiyonluklar kazandıran teknik heyetler olsun, efsane futbolcular olsun, yakaladıkları müthiş başarılara rağmen hiç biri talep olarak banka dekontu istememiştir…

Peki sorarım size, yazdıklarımı yan yana koyarsanız, kim ya da kimlerin gerçek Trabzonsporlu olduğunu söylersiniz?

Birde Trabzonsporlu oluşu tartacak kantarı sizler mi icat ettiniz?

Bunu da söyleyin bilelim.

Herkes bunları geçecek.

Trabzonspor olmasaydı hocalığı ile övündüğünüz Karaman şu an takım çalıştırır mıydı? Bununda cevabını sizler verirsiniz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.