banner114

Yaşamın bir ucundan bize verilen nefesi tüketmek. Yaşama sarınıp Allah’ın verdiği nimetlerden faydalanarak en güzelini yaşamak yaşatmak ne güzel.

Dört mevsimin içinde en alakasız mevsimi yaşamak ise bazen ödül bazen eza gelir belki. Fakat biz yine de o ezanın sonunda aslında bir ödülün olduğunu bilerek yaşarsak. Kim bilir belki de eza diye gördüğümüz belki de ödülün kendisi olmuştur. Kıymeti bilinsin diye eza gelmiştir bize. 

 İnsan olmak; dost, kardeş, arkadaş, yaren yaşamak. Kimimiz buna güleriz şimdi. Bence hiç gülmeyelim. Neden olmasın farklı düşüncede ve farklı bakış, farklı yaşam biçiminde olan biriyle neden aynı yaşam platformunda olmayalım.

Elbette farklı düşünceler olmalı, farklı fikirler sonuna kadar tartışmalı. Fakat sonunda karşımızda ki kişiyi insan olarak görebilmeli ve tamam boş ver siyaseti, yaşam kavgasını, düşünce paydasını. Bir kahve içelim ve karşımızda duran doğa harikası dünyayı seyredelim, kirletmeden.

İşte yıllardır ülkemiz üretimde geri kalmış, kalitede hala keşfedilen keşifler yapmakta. Sebebi hep başka ülkelere bağımlı kaldık. Henüz üretimin ve ben yaptım hazının tadını alamadık.

Bir yandan da birileri hadi canim ne üreteceksin adamlar üretiyor. Çalış, kazan ver, gelsin kullan. İşte bu meyanda iki farklı düşünce ile bir konuda yola çıktık mı vay halimize. Ne gün biter ne gece geçer. Oysa üretmeden malik olunmaz. Satın alınan her şeyin mutlaka bir kilit noktası o üretende vardır.

Oysa insan akıl ile donatılmıştır ve o akıl mabedini çok iyi kullanmalıdır. Başka düşünce ve fikirleri dinlemeli neden sonuçlarını irdeleyip kendi düşüncesini ortaya koymalıdır.

İşte bu günlerde Karadeniz de çıkmış olan veya vardı irdelenerek sahiplenilen doğal gazın üzerine yaptığımız bin bir tartışma, kırıcı söylemlere hiç gerek yok. Burada görmemiz gereken işin bir yerinden başlamış olmamız.

Yıllar yılı başlayamadığımız kaç köşesi vardı bu işin. Bunu bilen ülkeler gelip gittiler. Olmadı onlar kendi ülkelerinde kendi sahalarında olanı bize satıp hatta satma yolunu da bizim topraklardan geçirmek için Ortadoğu’yu hallaç pamuğuna çevirdiler.

Eğer biz çok daha önce bir köşesinde başlasaydık belki de bu durum olmaz çok farklı bir tablo olurdu kim bilir buda ayrı bir tartışma konusu.

İşte konuşulan her cümlede ve anlatımda. Karşı fikirlerin oluşacağı bir çok konu her cümle bir konu olmakta.

Şimdi biz kalkıp bu düşünceleri tartışırken içimizde saklı yandaşlık egosunu baskı altından güdülendirirsek asla oturup kahve içemeyiz. 

Oysa kimin hangi anda hangi salisede öleceği, hastalanacağı belli değil. Söz, para ve yandaş gücümüze güvenerek bir birimizi baskı altına almaya çalışırsak her daim küs kalırız. Hiçbir zaman üretimin bir köşesinde yer edinemeyiz.

Önce saygı sonra sevgi ve ardında kırk yıl hatır eden kahve içilir belki.

Selam saygı ve sevgi ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yıldız Yüzüak 2 ay önce

Herbir olayı,beyin süzgecinden geçirip gönül sesiyle yazan sevgili öğrencim Nazmiye 1985 yılında ki sporcu azmin ile gosterdigin başarının ne güzel ki kalemine de yansıdı kutluyorum seni....devami bekliyor seninle gurur duyuyorum.

Avatar
İsmail Yavuz (yavuzoğlu) 2 ay önce

Birlik ve beraberiği işaret eden kıymetli bir yazı. Yürekten kutluyorum. Güncel konulara olan hassasiyetini takdir ediyorum. Benim kahvem orta olsun.