banner114
banner146
banner122

Günün sözü

Nerede olursanız olun, elinizdekilerle yapabileceğinizi yapın. Theodore Roosevelt

MAÇIN ÖNE ÇIKANI: Takıma galibiyeti getirmişse, o galibiyeti getiren gol de haftanın golü olmaya aday nitelikte mükemmelse… Lewis Baker haftanın öne çıkan ismi bize göre.

MAÇI ÖNCESİNDE YAŞAMAK

Abdullah Avcı ile ikinci sınavı ligin son sırasındaki Ankaragücü idi ve gerçekten hem hoca hem de takım için oldukça önem taşıyordu. Ankaragücü deplasmanına takımla birlikte Havalimanı’ndaki gözlemlerimizi aktarmak istedik.

Abdullah Avcı’nın yardımcı hocaları uçağın kalkış saatine kadar kendi aralarında takımla alakalı karşılıklı görüş alış-verişi yaparken dikkatimizi çekti. O anları fotoğraflarken de, “Maçı öncesinde yaşamak” deyimini hatırladık.

Abdullah Avcı gerçekten bugüne kadar belki de camianın ve taraftarın desteğini eksiksiz alarak göreve gelen ender isimlerden birisi oldu. Bu aslında bize göre bir şans ve Abdullah Avcı da bu şansı en iyi şekilde kullanmak istediğini ilk günden ifade etmişti.

Sözde bunu Avcı’dan bütün Trabzonspor camiası duydu.

Biz de gazeteci olarak bu düşüncesinde ne kadar kararlı olduğunu eylemde gördük.

Avcı’nın yardımcı hocaları ile gerçekten güzel bir uyum içinde çalışması ise takımın başarısındaki en önemli etken diye düşünüyoruz.

Kulübe’nin ruh hali

Trabzonspor Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın, Ankaragücü maçının özellikle de 2. yarısında yaşadığı heyecanı en yakın gözlemleyenlerden birisiydik.

Sahanın kenarında neredeyse çizgiye en yakın noktada maç boyunca sahada oyuncularıyla konuşan Abdullah Avcı sürekli onları motive etmeye çalıştı.

Zaman zaman kulübeye yöneldi kaçan pozisyonlardaki sitemini dile getirdi…

Zaman zaman rakibin tehlikeli ataklarında oyuncularına sesinin yettiği kadar görev alanlarında yapmaları gereken değişiklikler için uyarıda bulundu…

Bazı oyuncuların oyundan düştüğü anda da alkışlayarak da onları motive etmeye çalıştı.

Yani oyuncularıyla maç esnasında hep diyalog halinde oldu.
Abdullah Avcı maç esnasında maçı yaşarken oyuncularını da diri tutmaya çalıştı hep. Yardımcı hocalar Orhan Ak ile Egemen Korkmaz da Avcı ile birlikte aynı heyecanı yaşadı… Özellikle rakip takımın Trabzonspor ceza sahasına geldiği anlarda Korkmaz ile Ak’ın kulübeden çıkarken yüksek ses tonuyla bağırarak oyuncuları uyarması dikkat çekti.

Abdülkadir’i kazanmak

Taraftarlar sosyal medyada, köşe yazarları yazılarında, gazeteler de sayfalarında şu sıra eleştiri oklarını en çok Abdülkadir Ömür’e çevirmiş durumda.

Ersun Yanal döneminden beri Abdülkadir Ömür’ü takip eden bir gazeteci olarak; yapılan eleştirilere özellikle biraz daha ileriye gidilerek Abdülkadir Ömür’ün iyi bir futbolcu olmadığı yönündeki eleştirilere kesinlikle katılmadığımı ifade etmek isterim.

Eğer Abdülkadir kötü bir oyuncu olsaydı, herkesin hayran kaldığı futbolu oynadığı döneme de bir açıklama getirilmek zorunda.

Her oyuncunun elbette bir düşüş yaşadığı dönem vardır. Abdülkadir Ömür yaşının henüz çok genç olmasına rağmen bu düşüşü belki biraz erken yaşıyor. Kanımca da bu düşüşteki en önemli etken geçtiğimiz sezon yaşadığı sakatlığın psikolojik olarak etkisini üzerinden atamaması.

‘Abdülkadir Ömür neden çalım atmaktan vazgeçmiyor?’

Bu eleştiriye de;

Abdülkadir Ömür attığı o çalımlarla girdiği ceza sahasında  ya da dışından attığı, attırdığı gollerle zaten Abdülkadir olmadı mı?

Abdülkadir’i kaybetmek çok kolay ve bugün herkes kolay olanı seçiyor.

Halbuki!

Abdülkadir’i kazanmak için en çok desteğe ihtiyacı olduğu dönem.

Performansının düşük olduğu bir dönem yapılan bunca eleştiri bırakın bir futbolcuyu kimsenin iyi olması için fayda sağlamaz.

İşte bu yüzden…

Abdülkadir iyi bir oyuncudur ve en kısa sürede toparlanması, eski günlerine dönmesi için herkesin destek olması gerektiğini düşünüyorum.

-4 DERECEDE GÖREV YAPMAK

Biz foto muhabirleri için kış mevsimi iki kat daha zor geçer. Zira sahada olmak işinizi yapmanız için epey zorlar sizi. Hafta sonu Ankaragücü deplasmanında da bu durumu yaşayarak sezon açılışını yapmış olduk bir bakıma. Gündüz normal 11 derece civarında bir sıcaklık yaşadığımız Ankara’nın havası akşamdan bir anda eksi 4 dereceye düştü. İnsanın elini kesen o soğukta bilgisayarın tuşlarına dahi dokunup fotoğraf göndermekte zorlanıyorsunuz…

Maçın son düdüğünün ardından bu kez maç sonu fotoğraflarını geçelim derken bir anda şarj problemi olmayan bilgisayarınız ‘pat’ diye kapanınca eliniz-ayağınız bağlanıyor adeta.

Çünkü üşüyen sadece siz olmuyorsunuz, bilgisayarınız da dayanmıyor o soğuk havaya ve kendisini kapatıyor. Yeniden şarja takıp ısıtıncaya kadar da işinizi yapamıyorsunuz elbette. Bu arada zamanla yarışıyorsunuz zira maç fotoğraflarını en erken bir şekilde gazetenin spor birimine göndermek zorundasınız. Çünkü gece geç saatlerdeki baskıyı kaçırmamanız gerekiyor.

Bunları niye yazdım?

Bazen sıcacık evinde televizyon ekranlarından maçı izlerken çok rahatlıkla eleştirmek için boş vaktini bu tür gereksiz uğraşlarla değerlendirenler öğrensin diye…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Azicik bilgi 2 ay önce

Abdulkadir ceza sahası dışından attığı ya da artırdığı gollerle abdulkadir olmuş.Azıcık google girip baksaydiniz 3 senede 12 gol atmış bir 10 numara ne kadar unlenebilir.Novak bile sol bek olmasına rağmen ondan çok gol attı.Fotomuhabirinden maç yorumu yazmasını isterseniz bu kadar yazar.arastirmaz okuyucuları da kendi gibi sanır.yazık.azıcık araştırın da araştırmacı gazeteci olun.

Avatar
a ayar 2 ay önce

abdülkadir ömür de parmak da bu ligte oynayamaz, biri güç biri yetenek fakiri. ömür ü öğrendiler, her topu alıyorlar ondan, diğeri kendini yere atmakla meşgul