banner114

Siyasetin uzun yıllar içinde, kenarında ve ucunda bulunmuş bir kanaat önderiyle söyleşi yapmak istedim. Eksik olmasınlar, lütfedip zaman ayırdılar. Kendilerine daha ziyade iç siyaset durumu ile ilgili sorular tevcih ettim. Verdiği cevaplar kitabın tam ortasından oldu. Böylece iç siyasette görülen eksiklikler, yapılan hatalar gözler önüne serilmiş oldu. Kendileri uzun yıllar kamu görevi yürüttüğü için hep devletten yana taraf olmağa çalıştı. 

SORU: Siz uzun yıllar kamu görevinden sonra aktif siyasette de bulundunuz. Size göre Türkiye de siyaset nasıl gidiyor?

CEVAP: Üzülerek ifade edeyim ki siyaset başından beri rayına oturtulamadı. Uyduruk bir demokrasi yürütüyoruz. Milletin yetkilerini parti yönetimleri kullanıyor. Vatandaşa sadece sandığa gidip partisinin belirlediği adaylara oy vermesi düşüyor. Bu cumhuriyetten bu yana böyle devam ediyor. Bunca aydın, gazeteci ve akademisyenlerimiz bunu gündeme getirmedi. Parti yönetimlerimizin de işine iyi geliyor. Genel başkanlar bu yöntemle milletvekillerini kendisine bağlayıp kapıkulu haline getiriyor. Siz bakmayınız bazı siyasi partilerin ön seçim uyguladık demelerine. Ön seçimlerde uydur kaydır usulü ile yapılıyor. Ön seçimler, yargı denetiminde, partiye kayıtlı üyelerin  oyları ile yapılırsa demokratik olur. Her il ve ilçede yine parti yönetimlerinin arzusuna göre tayin edeceği delegelerle bu işler yürütülürse yine demokrasiye uygun olmaz”.Ben seni seçeyim sen beni seç “mantığı hakim olursa yine seçmen dışlanmış olur. Bu bütün partilerde böyle devam edegelmiştir.1950 yılı öncesini hesaba katmıyorum. Dere kenarlarında, kahve köşelerinde yapılan ön seçimler hepten uyduruktu. Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anavatan Partisi, CHP’si ve en son AK Parti de bu uygulama geçerli olmuştur. Bunların hepsinin işine iyi geliyor. Onun için hiçbiri bu eksikliği gündeme getirmiyor. Vatandaş seçemediği vekile hesap nasıl sorsun? Zaten vekilini dört yıl boyunca köyünde, ilçesinde göremiyorlar. Dar bölge uygulaması olmadıkça da adaylar ısmarlama gelin haline geliyor. Bunlar hakkında mesela memleketi Denizli olan biri, İzmir ilinden milletvekili adayı oluyor. Ankara, İstanbul ve İzmir v e benzeri büyükşehirlerin aday listeleri il dışından adaylarla dolduruluyor. Bu adayları bu şehirlerde kimse tanımaz. Bu gibi illerde aday mı yok? Neden hariç illerden adaylarla, yerli adayların önü kesiliyor. O zaman sonuç böyle olur. Bu usulle seçilen vekillerin vatandaşa etkisi de olmaz. Partisine de oy sağlayamaz. Nitekim Ankara Büyükşehir Belediye başkanlığına, Kayserili bir aday, İstanbul Büyükşehir Başkanlığına, Erzincanlı bir aday, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığına, Denizli ilinden bir aday koyarsanız sonuç böyle olur. Ankara, İzmir Belediye başkanları yerli aday olmanın avantajını sağladılar. İstanbul için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Şimdiki başkan Trabzonlu ama uzun süredir İstanbul’da yaşıyor. Bir ilçesinde de belediye başkanlığı görevini yürütürken Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldu ve kazandı.

SORU: Seçim barajları hakkındaki düşünceniz nedir?

CEVAP: Türkiye,40 yıldan beri terörle uğraşıyor. ABD ve AB ülkeleri bunu açıkça destekliyor. Bu bölücü terör örgütünün bugün partisi de var. Resmiyette demokratik b ir parti ama asıl gayesi patronlarının istediği gibi Türkiye’nin üniter yapısını bozmak. Bu bilindiği için baraj engeli konuldu. Ama artık siyasi partiler arasında ittifaklar kuruldu. Barajın bir anlamı kalmadı. Artık seçim barajlarının kalkması gerekir. En azından demokratik bir görünüm sağlamış oluruz.  (DEVAMI GELECEK HAFTA)

                                                                                                                  

            

                          

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.