banner114

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u sadece imparatorluğun başşehri değil, aynı zamanda bilim ve kültür başşehri yapmak istiyordu. Devletin bilim ve kültür üzerinde var olup, devam edeceğini biliyordu. Bunun için birçok bilim ve kültür insanını -Müslüman olsun, olmasın- İstanbul’da toplamaya çalışıyor, onlara çalışmaları için uygun ortamlar ve teşvikler sağlıyordu. 

Öyle ki, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın elçi olarak İstanbul’a gönderdiği astronomi ve matematik bilim insanı Ali Kuşcu’yu bile İstanbul’a gelip hocalık yapmaya ikna eder. Ali Kuşcu elçilik görevini ifa edip Tebriz’e döner.  Sonra, mahiyeti ile birlikte İstanbul’a gelmek için yola çıktığında, Osmanlı topraklarına girişte karşılanır ve ayrıca İstanbul’da büyük bir karşılama töreni yapılır. Ali Kuşcu’ya çok büyük imkânlar sunulur. Osmanlı çınarı, böyle bilim, sanat ve kültür suyuyla beslenerek yüzyıllarca büyür ve ayakta kalır.

Günümüz dünyasında da bilime önem veren ve bilim insanlarına imkân ve teşvikler sağlayan devletler, hem bilim ve teknolojide hem de ekonomi ve güçte önde gitmektedir. Ülkemizde bilim kurumları olan üniversitelerin ve akademisyenlerin sayılarında son dönemde önemli artışlar sağlandı. Bu artışların zaman içerisinde bilimsel çalışma sayı ve niteliklerine yansıması bekleniyor.  Tabi temel amaç, bilimsel üretimlerin gündelik hayatta kullanılabilir teknoloji ve uygulamalara dönüşmesi ve ülkemize ekonomik ve teknolojik getiri sağlamasıdır.

Bu gerekçeler düşünülmüş olmalı ki, 2015 yılında akademik teşvik uygulamasıyla ilk kez bilim insanlarının bilimsel çalışmaları gönüllülük esaslı sistematik değerlendirilmeye alındı. Bilimsel çalışmalar; yayın, atıf, tebliğ, proje, araştırma, tasarım, sergi, patent, ödül gibi sınıflara ayrıldı. Her başlıktan en fazla 30 puan ve toplamda 100 puan alacak şekilde bir değerlendirme formülü tasarlandı. 30 puan ve üzeri aylık teşvik ödemesiyle ödüllendirildi. Araştırma görevlileri ve öğretim görevlileri katsayısı uygulamasıyla ekstra teşvik ediliyordu.

Akademisyenlerin yoğun yaptıkları bilimsel işler, bilimsel makale yazmak, tebliğ (bildiri) sunmak ve atıf almak olarak sıralana bilinir. Birde BAP veya başka kaynaklar üzerinden araştırma projeler yürütürler, fakat projeler bir-kaç yıl sürecek çalışmalardır. Patent, ödül gibi durumlar nadiren ortaya çıkar.

2015 yılı için sistem ilk kez uygulandı, sistemin yaklaşımı mantıklıydı. Elbette bir kısım sorunlar yaşanacaktı. Özellikle, tasarım, sergi gibi çalışmaların bilimsel veya sanatsal niteliklerinin ölçülmesi zordu. Daha sonraki yıllarda sistemin oturacağı düşünülüyordu. Aylık dağıtılan akademik teşvik miktarı yuvarlak olarak 300-900 lira arasında bir ödemeydi.

2018 yılında, yapılan bir takım hata ve suiistimaller ileri sürülerek akademik teşvik sistemi, teşvik mantığının aksine denetim mantığı içerisinde yenilendi. Araştırma görevlisi ve öğretim görevlilerini cesaretlendiren ve otuz puana ulaşmayı kolaylaştıran iki katsayısı kaldırıldı. Bir hocanın asistan yanında tez öğrencisi ile çalışma yapması mümkünken, daha çok MYO’larda çalışan öğretim görevlileri ve sadece hocasıyla çalışma yapma imkânı olan araştırma görevlileri büyük ölçüde sistemin dışında kaldı.

Makale ve bildirilerdeki isim sırasına göre puanlama, isim sayısına bölünmeye dönüştürülerek, kazanılacak puan miktarı üçte bire çekildi. Çünkü saha veya laboratuvar çalışmaları en az iki üç kişiyle yapılmaktaydı. Tebliğde ve atıflarda yeni düzenleme ile puanlar yarı yarıya indirildi.

Sonuç olarak, akademik teşvik uygulamasının teşvik boyutu önemli ölçüde budanmış oldu. Yine yanlış uygulama örnekleri, ilerleme yolunun üzerine ağır bir kaya olarak düştü. Akademik teşvik uygulamasının baştan beri ulusal kongreleri neden dikkate almadığı ise hiç anlaşılamadı.

Akademik teşvikin, teşvik ruhuna kavuşması için; ekip ve disiplinler arası çalışmalar, yeni başlayan araştırmacılar ekstra teşvik edilmeli, ulusal ve uluslararası kongre katılımları, BAP başta olmak üzere bütün proje çalışmaları değerlendirilme kapsamına alınmalıdır. Başvuru tavan puanı 100’de kalsa bile, taban puan 10 puana çekilmeli, bilimsel çalışma alanlarında tavan puan sınırlaması kaldırılmalı, aylık ödeme miktarı 300-3000 TL arasına çıkartılmalıdır. Ortalama bir akademisyen 2-3 makale, 3-4 tebliğ ve 15-20 atıfla ortalamanın üzerinde bir puana ulaşmalıdır.

Bilimsel teşvik, ülkenin geleceğine yatırımdır. Fatih Sultan Mehmet gibi dışardakilerini ikna edemiyorsak da, içerdekilerini yüreklendirelim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.