banner114
banner146

Dedi: Bugün galiba farklı bir sohbet gerçekleştireceğiz. Ali Öztürk’ün yazı formatını kullanmak taklitçilik gibi durmayacak mı?

Dedim: Zaten ne yapsak ya Ali Öztürk yaptırdı sanılıyor ya da Ali Öztürk’e mal edip insanlar bir şekilde Ali Öztürk üzerinden kin ve nefret kusuyor.

Dedi: Size bu yorumu yaptıran şey nedir?

Dedim: Aslında birçok şey… Bugüne kadar hem benim hem de mesai arkadaşlarımın yaptığı birçok haberi “Ali Öztürk yaptırdı” iddiasıyla bizi ve emeğimizi aşağıladılar. Hem bizim emeğimizi yok saydılar hem de bizim haberlerimiz yüzünden imtiyaz sahibimize birçok kez ithamda bulundular. Bunun son örneğini önceki akşam yaşadım.

Dedi: Neden bahsediyorsun, biraz detaylandırır mısın?

Dedim: Elbette. Önceki akşam CHP İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu’nun yaptığı bir açıklamayı okudum. “Güler misin, ağlar mısın?” cinsinden bir açıklama… İstemediğiniz kadar detay vererek bir analiz yapacağız. Milletvekili Bekaroğlu, “Günebakış diye iktidar borazanı bir gazete var Trabzon’da. Sahibi Ali Öztürk’ü yıllar öncesinden tanırım. Yalan ve iftira ile özdeşleşmiş bu şahsın gazetesinde yazılanlara şüphe ile yaklaşılmalı. Bu gazetede yazılanlara bakıp da bir kanaate varılmamalı, doğruluğu mutlaka teyit edilmeli. İktidara yalakalık yapacağım diye çoğu zaman kendini gülünç duruma düşüren Ali Öztürk, gazetesini iftiranın, yalanın merkezi haline getirmekten çekinmiyor.” demiş. Öncelikle bu gazetenin imtiyaz sahibi Ali Öztürk’ün AK Partili olduğu doğru. Ama dikkat AKP’li değil. Bunu herkes biliyor, keza kendisi de saklamıyor. Ancak “Günebakış diye iktidar borazanı bir gazete var” cümlesi bir safsatadan, iftiradan başka bir şey değil! Çünkü bu gazetenin ekibinin işi iktidar borazanlığı değil, gazetecilik. Bu yüzden AK Partili belediyeler de dahil siyasetçilere en büyük eleştiri bu gazetede yapılmaktadır. Bu şehirde iktidarı kendi içinden eleştiren tek gazetedir. Bu şehirde iktidar partisinin ilan ve reklam yasağı koyduğu iki gazeteden biridir. İktidar borazanı denilen gazete, sürdürdüğü bağımsız ve özgür yayıncılık anlayışı yüzünden önce Büyükşehir Belediyesi daha sonra AK Parti İl Başkanlığı tarafından ilanları kesilerek terbiye edilmeye çalışılmıştır ki bu durum yayın politikasında hiçbir şeyi değiştirmemiştir. Ayrıca AK Partili Büyükşehir Belediyesinin kentte tek mahkemelik olduğu gazete de günebakış’tır. Yani Bekaroğlu “İktidara yalakalık yapacağım diye çoğu zaman kendini gülünç duruma düşüren Ali Öztürk, gazetesini iftiranın, yalanın merkezi haline getirmekten çekinmiyor.” ifadelerini kullanarak asıl kendisi gülünç duruma düşüyor. Hem de farkında bile olmadan…

Dedi: Milletvekili Bekaroğlu, durup dururken mi böyle bir açıklama yaptı? Neden birdenbire Günebakış’ı ve Ali Öztürk’ü hedef aldı?

Dedim: Ali Öztürk’le geçmişe dayalı kişisel bir husumeti var mıdır açıkçası bilmiyorum. Ancak bu açıklama elbette sebepsiz değil. 16 Mayıs’ta yayımlanan “Bu işte bir terslik var” başlıklı bir haber yayınladık. Haberi bizzat ben yaptım. Ali Öztürk şehir dışındaydı ve haberden haberi bile yoktu. İstiyorsanız dahasını açıklayalım. Köyünde cevizleriyle uğraşıyordu. Bizim Profesör Hocamız benim bu haberime çok kızmış. Vereceğim cevabın havada kalmaması için ilgili bölümü aynen yazıya konu etmek istiyorum. Şöyle ki: “14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan yaş çay fiyatını açıklamıştı. Buna göre ÇAYKUR’un 2022 yılı yaş çay alım fiyatı 6.70 TL ve destekleme primi de 30 Kuruş oldu. Sözde habere göre; yaş çay fiyatı hakkında bir tek AKP’nin Trabzon Milletvekili Sayın Bahar Ayvazoğlu değerlendirme yapmış, CHP’den bir tek Niğde Milletvekili Sayın Ömer Fethi Gürer konuyla ilgili açıklama yapmış, CHP’nin Karadenizli milletvekilleri ise suskun kalmış, hiçbir açıklama yapmamış. Sayın Ayvazoğlu’nun açıklaması ise şöyle verilmiş: “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 2022 yılı yaş çay alım taban fiyatını açıkladı. Bu yıl yaş çay alımlarında taban fiyat yüzde 73 artışla 6 lira 70 kuruşa, kilogramda 13 kuruş olan desteklemesi de yüzde 130 artışla 30 kuruşa çıkartıldı. Üreticilerimize hayırlı olmasını dilerim.”  

Çay üreticilerinin beklentisinin bu açıklanan fiyat olmadığını yazmaya cesaret edemeyen Günebakış, onu anlatırken de iftira atmaktan sakınmıyor, iktidara yaranma gayretini gizleyemiyor. Habere göre; CHP’nin Karadenizli milletvekilleri suskun kalmış da bir tek Niğde Milletvekili çiftçinin beklentisini dile getirmiş. Sayın Ömer Fethi Gürer, tarımla ilgili her konuda yetkindir ve görüşlerini ifade edebilir. Çay ile ilgili de yaptığı değerlendirmeler doğru ve yerindedir. Haberde yalanın büyüğü burada karşımıza çıkıyor; “Karadenizli Milletvekilleri suskun kalmış.” Tanımadığımız, bilmediğimiz biri olsa “İnsan bunu yazarken biraz utanır, sıkılır” deriz ama Ali Öztürk’ten böyle bir tutum beklemiyor, normal karşılıyoruz.  Ali Öztürk, sadece yalakalık yapmıyor, yalan ve iftira atmakla kalmıyor, gazetesini yalan merkezi yaptığı gibi bu yalanlarını, iftiralarını genç gazetecilere de bulaştırıyor.”

Sayın Profesör Vekil, burada da büyük bir iftira çukuru içine düşmüş ve debeleniyor. Bir kere Ali Öztürk bu gazetede hiçbir zaman çay haberi yapmadı. Çay haberlerini hep hazır alıp kullandı. Bu gazetede bir çay üreticisi ve gazeteci olarak gözlemimi söylüyorum. Son 3 yıldır çayla ilgili bütün haberler bana aittir. Çünkü ben aynı zamanda bir çay üreticisiyim. Gelelim kendisinin çay fiyatı açıklanmadan önce yaptığı açıklamaları görmezden gelmişiz de muhalefeti karalama yoluna gitmişiz yalanına. Bekaroğlu bir algı oluşturmaya çalışıyor. Biz bölgede muhalefet vekillerinin sayısı az olduğu için farklı şehirlerden seçilen Karadenizli vekilleri de yakından takip etmekteyiz. Buna kendisi de dahildir. Hatta 9 Mart’ta TBMM’de çay sorununa işaret ettiği açıklaması gazetemizde “Buğday ve ekmek sıkıntısına çay sıkıntısı da eklenecek” başlığıyla yer bulmuştur. Habere söz konusu olan terslik çay fiyatının açıklanmasının ardından tepkinin bölge vekillerinden değil, Niğde vekilinden gelmesidir. Milyonlarca üreticiyi ilgilendiren bir konuda açıklama yapılırsa bir gazeteci bu açıklamanın muhalefette nasıl yankı uyandırdığına dönüp bakar. Bu yalakalık değil, gazeteciliktir. İktidar kanadından bir vekilin “hayırlı olsun” demesi ne kadar normalse CHP’li ve Karadenizli vekillerinin açıklanan rakamı suskunlukla karşılaması o kadar anormaldir. Bu anormalliği ortaya koyduğumuz için iftiracı bir gazeteci oluyoruz, öyle mi? Kendime görev addettim. Ülkedeki ekonomik şartlar malum, şöyle uygun yollusundan bir ayna alıp TBMM’ye Sayın Vekile hediye olarak göndereceğim. Baktıkça genç bir gazeteciye attığı iftirayı hatırlar umarım. Ali Öztürk ne der bilmiyorum ama ben kızı yaşındaki bir gazeteci olarak kendisini Allah’a şikayet ediyorum. Tabii Allah korkusu kalmışsa…

Dedi: Bayağı kızmış gibisiniz.

Dedim: Kızmamak, üzülmemek her zaman elde olmuyor ki!.. Ben Karayollarından emekli bir aşçının çay ve fındık paralarıyla okuttuğu evlatlarından biriyim. Çayın ne demek olduğunu da iyi bilirim. Ali Öztürk’ten de iyi bilirim. Çay üreticisinin derdiyle de dertlenirim. Bu yüzden ÇAYÜDAD Başkanı Mustafa Mavi ile yaptığımız haberler de vardır, farklı siyasetçilerle çay üzerine yaptığımız haberlerde…  Sayın Vekil bir yandan “Günebakış, iktidara yaranma gayretini dile getiremedi.” diyor bir yandan da CHP’yi görmezden gelmediğimizi ortaya koyan, “Sayın Ömer Fethi Gürer, tarımla ilgili her konuda yetkindir ve görüşlerini ifade edebilir. Çay ile ilgili de yaptığı değerlendirmeler doğru ve yerindedir.” ifadelerine yer veriyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu demiş, büyüklerimiz. Buradan anlıyoruz ki Sayın Vekil, bu haberden çok Ali Öztürk’e öfkeli. Cevabını Ali Öztürk verir. Beni hiç ilgilendirmiyor. Ama gazeteme iftira atmasını da asla kabul edemem. Zira bu gazetenin sahibi Ali Öztürk olsa da Sorumlu Yazı İşleri Müdürü benim.  Ve sizi bilmem ama benim en büyük değerim onurumdur Sayın Profesör. Hani günebakış gazetesi yalakalık yapıyor ya Sayın Bekaroğlu yine altında bizzat imzam bulunan AK Parti Trabzon Milletvekili Adnan Günnar için 14 Mayıs’ta yazdığım “Milletvekili Günnar, TBMM’de sessizlik orucu mu başlattı?” haberini okusun da iktidara nasıl yalakalık yaptığımızı bir kez daha genç bir gazetecinin ricası olarak analiz etsin. Yolsuzlukları ve haksızlıkları nasıl ifşa ettiğimizi okusun. Günebakış’ı yalnızca HDPKK karşıtlığından okumasın.  Yeterli gelmezse “Trabzon’un kimlerden alacağı var!” başlıklı köşe yazımı da okuyabilir.  İnsanın gerçekten yazarken, utanması sıkılması gereken şeyler var ama bunlar benim ya da günebakış’ın yazdığı şeyler değil!..

Dedi: Başka neler demiş Milletvekili Bekaroğlu?

Dedim: Çay Kanunu ile ilgili yapılan onlarca haberi de görmezden gelmiş, yine iktidara şirinlik yapmaya çalıştığımızı kaydetmiş. Yazdıklarından onun adına ben utandım. Acaba şimdi gerçekleri okuyunca Bekaroğlu utanır mı?  Yazının son bölümü gerçekten çok çarpıcı. O bölümü de paylaşayım: “Kısa çöpün uzun çöpten hakkını alacağı hesap gününün varlığını hatırlatıyorum.” Bunu hatırlaması ne hoş. O gün geldiğinde görüşmek üzere…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gençağa karafazlı 1 ay önce

Bekaroğlu ile ilgili yazıları okudum.
Bekaroğlu nun sizlere yönelik açıklamalarınıda yayınlamam için bizlerede gönderdi ancak yer vermedik.
Ali öztürk ,Trabzon un delisidir bende Rize’ nin ancak son yıllarda Öztürk ün ekonomik ön görüleri ve kaygılarıyla deliliğe bşraz ara vermiş gibi iktidar yanlısı duruşu öne çıktığını Trabzon halkı söylüyor her şeye rağmen Trabzon medyasına renk katan ve muhalif bir günebakış yarattı. Bir yil bölgenin tek sesi olmuştuk beraberce.
Hdpkk sözü çok ilginç geldi bana chp üyesi eski merkez ilçe başkanı şimdi gazeteci kimliğimle bu dili ali öztürk’ün gazetesine yakıştıramadım .Artık bu dil pirim yapmıyor belki Trabzon da şimdilik karşılık buluyor.
Bekaroğlu na gelince:
Evet tutarsız saldırgan eski insan hakları savunucusu Bekaroğlu yok artık.
Şov yapan güvensiz bir bekaroğlu profili var.
Aynı zamanda sözünde durmayan vitrinlere oynayan Bekaroğlu ile karşı karşıyayız.
İkizdere direnişçilerini de yalnız bırakan vadide şov yapıp kaçan bir Bekaroğlu’n dan bahsediyorum.
Utanma sı arlanması olmayan Bekaroğlu kinci ve kendisini eleştirenlere taahamül edemeyen bir kişiliğe dönüştü.
Yakında İkizdere halkına nasıl ihanet ettiğini kuzeytv.org rizenabiz.com sayfalarında okumanız isterim.
Bekaroğlu , halkı nasıl kandırdı nasıl vitrinde oynadı direnişçileri nasıl kullandı belgeleri ile açıklayacağız.
Umarım politikacılar hoşgörülü olmayı öğrenir ve hakkı aldatmaktan vaz geçerler.