banner114

Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu 16 Mart tarihli gazetemizde ve yine bu sütunda yayınlanan yazımıza cevap gönderdi. Zorluoğlu’nun cevap hakkını dün yayınladık. Tezatlarla dolu ve yalnızca suçlayıcı ifadelerle bizi engellemeye çalışıyor. Bakın cevabi yazısında neler diyor:

Diyorlar ki, ‘Üç başörtülü daire başkanını görevden aldı’ şeklindeki ifade kasıtlı ve art niyetlidir. Görevden alınanların bir inanç veya ideoloji ile ilgisi bulunmamaktadır. Aksi yöndeki iddia iftiradır.”

Yaklaşıma bakar mısınız? Büyükşehir Belediyesinde hepsi 3 başörtülü daire başkanı vardı. Biri 28 Şubat mağduru, diğeri AK Parti kadın kolları kurucusu, diğeri kurucu eşi… İlk olarak 28 Şubat mağduresini görevden aldı. Daire Başkanı hanımı daha hiç tanımadan… Makama oturduğunun ikinci günü… Üç başörtülü daire başkanını niçin görevden aldığını soruyoruz!.. ‘Ben böyle bir şey yapmadım’ diyemiyor. ‘Niyetim o değildi’ falan diyor. Biz niyet sorgulaması yapamayız. Sonuçta AK Partili bir belediye başkanı göreve başladıktan bir ay içinde başörtülü üç Daire Başkanının hepsini görevden almıştır. Başörtüsüne nasıl baktığını bilemeyiz. Biz sonucu yazdık. Sadece şu atasözünü hatırlatıyoruz. ‘Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz’

Diyorlar ki, “Ben AK Partili kadrolarla çalışmak zorunda değilim veya bu anlama gelebilecek hiçbir açıklamam mevcut değildir.”

Diyoruz ki, Aksine bu anlama gelebilecek pek çok açıklaması mevcuttur. Bilakis atadığı üst düzey kadrolar içinde AK Partili olmayanların bulunduğu hatırlatıldığında; ‘Benim AK Partili kadrolarla çalışma zorunluluğum yok. Liyakata bakar öyle çalışırım’ demiştir. Bunun üzerine, ‘Siz liyakati AK Partili kadrolarda aramalısınız’ hatırlatması yapıldığında ise yine katılmamış ve aynı tutumu, ‘Tüm STK’lara da eşit mesafedeyim’ sözüyle sürdürmüştür. ‘ADD ile İlim Yaymayı aynı kategoride nasıl tutarsınız?’ dendiğinde ise cevapsız kalmıştır.

Diyorlar ki; ‘Haberde adı geçen kitaba ilişkin (15 Temmuz Trabzon Gazileri yazamıyor) herhangi bir sayı ve bedel konuşulmadığı gibi, Büyükşehir Belediyesi daha önce günebakış gazetesinden kitap almamıştır’

Diyoruz ki; ‘Doğru söylemiyorsunuz. Kitabı nasıl bastırdığımızdan maliyetine, size hediye edilen iki ciltlik kitabın bedelinden kitabın beğenilmesine bir sohbet gerçekleşmiştir. Sonucu daha sonra bildireceğiz’ dediğinizde, “Başkanım, atla deve değil. 200-300 kitap değil. Altı üstü tüm belediyelere 50’şer adet veriyoruz’ denmiştir. ‘Değerlendireyim size dönerim’ denerek geçiştirilmiştir. Dönülmeyip, Başkan Vekili ile haber gönderilerek, ‘Büyükşehir olarak kitap almayacağız’ biçimindeki cevap iletilmiştir. Bunun üzerine görüşülen ilgili başkan vekiline, ‘İyi amma ben daha önce 100 takım vermiştim’ hatırlatması yapılınca da, ‘Onları belediye değil, ben almıştım’ denmiştir. Bu anlayışa o zaman şaşırdık. ‘Trabzon gibi bir kültür sanat kentinde Büyükşehir kapılarını yerel yayıncılığa nasıl kapatır? Trabzon’da çok ciddi yayıncılık faaliyeti var. Büyükşehir buna nasıl tavır alır. Açın Orhan Bey dönemine bakın. Belediye, kente dünya kadar eser kazandırmıştır. Ortahisar Belediyesi hakeza…’ ifadeleriyle karşılık verdik.  Şimdi artık şaşırmıyoruz.

Aynı çerçevede soruyoruz… Yani “Herhangi bir sayı ve bedel konuşulmadı.” iddiasına... Velev ki, sizin dediğiniz gibi olsa!.. Kaç tane kitap alınıp satılacağı da konuşulmadıysa… Size nasıl şantaj yapmış olabiliriz? Fiyatı ve adeti belli olmadığını söylediğiniz kitaplar üzerinden nasıl şantaj yapılabilir. Bir de bunu izah etseniz.

Diyorlar ki; ‘Gazetecilik meslek ilkeleri olan gazeteciliğin (ne demekse!..) özel amaç ve çıkarlara alet edilmemeli, ilkesini önemli buluyorum… Ayrıca Milli ve manevi, ulusal ve yerel değerler ticarete konu edilmemelidir.

Bu yaklaşımı zaten Sayın Başkanın meseleye bakış boyutunu tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor. Demek istiyor ki; ‘Gazeteci kitap yapmaz, yapamaz!.. Gazetecinin kitap yazması özel amaç ve çıkardır. Ayrıca milli ve manevi, ulusal ve yerel değerler ticarete konu edilmemeli.’ ‘15 Temmuz Trabzon Gazileri’ kitabını ayıplıyor!.. ‘Avni Aker Anıları’ kitabını ayıplıyor. Biz 15 Temmuz’la ilgili yüzlerce eserin yazılması ve o tarihin hafızalara kazınmasına uğraşırken, AK Partili belediye, ‘Milli ve manevi değerleri istismar etme!..’ diyor. Biz yıkılan Avni Aker’in gelecek nesillere aktarılmasını sağlayan eser yaparken, AK Partili belediye, ‘Yerel değerleri ticarete alet etme!...’ diyor.

O zaman Sayın Başkana sormak lazım… Kurtuluş Savaşı, 28 Şubat Darbesi, Çanakkale Zaferi hakkında yüzlerce eser var. Bunlar ülkenin milli ve manevi değerlerini istismar mı ettiler? Yoksa herkes yazar ama gazeteciler mi yazamaz? 15 Temmuz Gazilerini yazmak ve okul kütüphanelerine dağıtmak AK Partili Belediye Başkanını niçin bu kadar rahatsız eder? Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bunu duyarsa acaba neler söyler?

Madem 15 Temmuz Trabzon Gazileri kitabını yazmak milli ve manevi değerleri istismar oluyor!... O zaman sormak lazım… 18 Mart Çanakkale Şehitleri Haftası için gazetelere boy boy paralı ilanlar verip kutlamak hangi kategoriye girer?

Yeri gelmişken;

15 Temmuz hain darbe girişimimin üzerinden henüz bir yıl geçmeden bu süre içinde bu hain girişimle ilgili pek çok kitap yayınlandı. Sokaklarda canları pahasına direnler anılarını anlattı, şehit yakınları duygularını aktardı. FETÖ yapılanması hakkında ayrıntılı bilgi veren, fotoğraflarla darbeyi aktaran eserler de raflarda yerini aldı. Bu eserlerden birisi de 15 Temmuz gecesi CNN Türk'teki yayında Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşen Hande Fırat’ın kaleminden çıkan iki kitap. Birisi kendi bireysel olarak hazırladığı ve o geceyi yani 24 saati anlatan, diğeri 15 Temmuz gazi ve şehit yakınlarıyla yapılan röportajları içeren ikinci kitap… Hande Fırat bu kitapları ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’a da takdim etmiş ve başarılı bir çalışma yaptığı için de tebrik edilmiştir. Sonrasında bu iki kitap da satış için kitapçılarda yerini almıştır...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hamsi 3 ay önce

Orhan Fevzi Gumrukcuyu çok arayacağız bu gidişle. Şu anki baskanin Ak parti misyonu ile alakası yok . Ama hakkini yemeyelim sosyal medyayı ve algıyı iyi yönetiyor.

Avatar
yasar 3 ay önce

trabzonda oturmuyorum, ali bey i de şahsen tanımam, uzun süredir yazılarını takip ederim, asla bu konuya ticari bakmaz ve kişilik olarak da bir çok islamcı dan iyi yazılar yazdığını belirteyim, bir okuyucu olarak konuya böyle bakarım.

Avatar
kemal 3 ay önce

gönül isterdiki aranızda kitap meselesi çıkmadan da bu yazıları yazabilseydiniz. kitap meselesinden sonra ne doğru olanları yazsanız bile bir şey ifade etmicektir.

Avatar
kuzeyli41 3 ay önce

kis gazeteci̇ni̇n sesi̇ni̇ yat aşagiya....trabzonun ne hali varsa var...zaten 4 yıl sonra sen bu şehirde yaşamayacaksin ya. yaşayanlar düşünsun....