banner114

Haftanın Sözü

“Başkalarının hatalarından ders alın. İnsan bütün hataları kendisi yapacak kadar uzun yaşamıyor.”

Tolstoy

Haftanın açıklaması

“Açıkçası gitmeseydi iyi olurdu diyeceğim tek oyuncu Sörloth. Onun haricinde giden oyuncular ve gelenler, teknik heyetin talepleri doğrultusunda oldu. Orta saha için uğraştık. Ancak fark yaratacak oyuncu aradık. Yoksa önümüze çok isim geldi. Kulübü izin verse, Premier Lig’den biri daha kiralık gelebilirdi.”

Ahmet Ağaoğlu

Başakşehir virajı

Trabzonspor çok kritik bir viraja geldi. Belki henüz daha ligin 5. haftası ne virajı diyebilirsiniz? Ancak Trabzonspor için Başakşehir maçı, 3 puandan daha fazla anlam ifade ediyor. Ligde 4 maçta bir galibiyeti bulunan bordo-mavili takım, bu maçta 3 puan kazanırken, takım bütünlüğü ve doğru sistemle oynama gibi bazı mesajları da vermesi şart.

Erzurumspor’la oynanan maça ben bir hazırlık karşılaşmasından fazla bir değer vermiyorum ama takımların kazanma alışkanlıklarının önemini de unutmamak lazım.

Peki, Trabzonspor bu maçta nasıl bir kadro ile çıkar ve nasıl bir dizilişle oynarsa başarılı olur? İşte bu sorunun yanıtını arayalım. Bence 4-2-3-1 Trabzonspor’un oynaması gereken sistem. Çünkü 4-3-3 oynamak için orta alan ve forvet arasında daha güçlü bir yapılanma olması şart.

Gelelim, kadro planlamasına. Kalede Uğurcan, sağ Parerira, sol Marlon’a emanet. Savunma göbeğinde Vitor Hugo’nun yanında sakatlık sorunu yoksa Edgar Ie olmalı. Çünkü Hugo sol stoper Edgar sağ oynar. Hüseyin’in İngiltere maçı performansı açıkça tatmin edici değildi. Ayrıca Vitor’la birlikte zaman geçirmedi ve oynamadı.

Orta alan en yaralı bölge. Abdülkadir Parmak tamam. Yanında sertlik derecesini arttıracak Flavio cezalı. O zaman Lewis Baker ve Milli maçtan moralli dönen Ekuban var. Sağda Abdülkadir Ömür, solda Nwakaeme ve santrafor Afobe.

Burada Trabzonspor için handikap, orta alan bölgesi. Orada bir dalgakıran sıkıntısı var. Bu nedenle toplar doğrudan stoperlerle yüzleşir. Bu sıkıntı için Newton stoperlerden birini orta alana kaydırır mı? (geçen yıllarda Housseini o bölgede görev almıştı) Mantıksız görünmüyor. Çünkü Başakşehir lige kötü başlasa da Mahmut, Mehmet Topal, İrfan Can, Aleksic, Berkay Özcan gibi orta alanda iki yönü de oynayan oyunculara sahip.

Sonuç olarak Trabzonspor bu maç kazanmak zorunda. Bu nedenle önde oynayıp, topu kendi tehlike bölgesinde uzakta tutmalı ve Başakşehir’e oyununu kabul ettirmeli. Aksi halde topun peşinden koşmak ve rakibin oyunun kabul etmek zorunda kalacaktır.

Rüya Kabusa Dönmesin

Flavio’nun Trabzonspor Dergisine verdiği röportajda çarpıcı ifadeler vardı. "Trabzonspor'da oynamak benim için bir rüya gibiydi. Bu hayalimin gerçekleşmesi için gece gündüz dua ettim.”

Bu sözler aslında bana çok değil birkaç gün önce teknik direktör Eddie Newton’un “Trabzon’da rüyamı yaşıyorum” sözlerini hatırlattı.

Evet, Eddie Newton için Trabzonspor takımının başında olmak rüya gibi bir gelişme olabilir. Flavio’nun Brezilya’dan Türkiye’ye, Trabzonspor’a gelmesi de onun adına yeni bir meydan okuma olabilir ama artık rüyadan uyanma zamanının gelip, geçtiğini bilmek gerekir.

Flavio, savaşçı, mücadeleci ruhu ortaya koyma adına taraftarın sempatini kazanacaktır, bundan hiç şüphemiz yok ama orantısız güç bazen kazandığınızı sandığınız anda, kaybetmenize neden olabilir. İşte bu yüzden ceza sahası içinde hakemlerin düdük çalmasına neden olacak hamleleri yaparken daha dikkatli olması şart.

Gaziantep’te penaltı pozisyonu öncesi el verilir ve penaltı olmazdı bu doğru ama bu durum Flavio’nun hamle hatası yaptığı gerçeğini değiştirmez.

Keza Edie Newton’un da artık bir sistem belirleyip, rüyadan uyanmasının zamanı geldi. Başakşehir’in kötü gidişine bakmadan bu maçın senaryosunu iyi yazmalı Newton. Çünkü bordo-mavili takımın kaybetmeye kesinlikle tahammülü yok.

İşin özeti şu; rüya görmek güzeldir ama kâbusla uyanmadıkça…

Şimdi destek zamanı

Kulüplerin içinde bulunduğu durum malum. Seyircilerin stada gelmiyor olması, önemli bir gelirin kaybına neden oldu. Ülkemizde kulüplerin en önemli gelir kalemi yayın geliri olsa da, maç günü gişe hasılatlarının genel bütçe içinde yüzde 15’lere vardığını yazabiliriz.

Trabzonspor açısından bir önemli konu da Şenol Güneş Spor Kompleksi Madical Park Stadının açılışından sonra bordo-mavili takımın gişe hasılatının tam 4’a katlanmış olması. Ancak pandemi bu gelir kaleminin ortadan kaybolmasına neden oldu.

Bir başka deyişle, önemli bir gelir kalemi azaldı. Nitekim bu durumu biraz olsun dengelemek adına Türkiye Futbol Federasyonu localara yüzde 50 taraftar alma projesini başlattı.

Kulüplerin gişe gelirine bir nebze olsun katkı anlamını taşıyor bu karar. Madem bu karar yürürlüğe girdi, pamuk eller cebe… Bu hafta oynanan Başakşehir maçında Trabzonspor’a maddi ve manevi destek olmak için 2.500 ila 15.000 arasındaki locaların tamamının satılması gerekir.

“Biz her Trabzon” diyenlerin Akyazı’da sesini duymak her Trabzonsporlunun isteği. Elçiye zeval olmaz, localar boş kalmasın.

Gurbetteki Trabzonspor

Trabzonspor Süper Lig’de mücadelesini sürdürürken, TFF 1.Ligde de bir bakıma Trabzonspor rüzgarı esiyor. Nasıl mı? Bordo- mavili takımın tarihine damga vurmuş önemli isimlerin görev yaptığı İstanbulspor 1. Ligde 4 maçta elde ettiği 9 puanla liderliğini sürdürüyor.

Dar ve kısıtlı olanaklarla bu başarıyı elde eden teknik kadroda Fatih Tekke, Orhan Çıkrıkçı ve Yattara imzası var. Bir bakıma Trabzonspor efsaneleri bir alt ligde zirve yarışında bayrağı önde taşıyor.

Hiç kuşkusuz bu yarışı önde götürmeleri kolay değil. Çünkü çok daha büyük bütçelerle kurulmuş olan, Adanademirspor, Samsunspor, Altay ve Giresunspor gibi takımlarla yapacakları yarışta, işleri zor. Ancak 4 haftada elde ettikleri başarı onların isimlerini hatırlatmamız için bence yeterli.

Bu arada Trabzonspor’un stoper Ahmet Baha Bilgin’i kiralık olarak gönderdiği Yomraspor’un da 3. Lig ikinci gurupta, 4 maç sonunda kazandığı 8 puanla ikinci sırada yer alıp, zirve iddiasında olması güzel bir gelişme.

FİFA çözer, Djaniny oynar

Sayısız örnekleri var, geçece lisanslamanın. FİFA’nın temel felsefesi oyuncuların müsabakalardan geri kalmaması. İhtilafların çözümünü ise sonraya bırakıyor. Örnek isterseniz hemen birkaç tanesini yazalım. İzzet Hajroviç’in Galatasaray’da oynarken sözleşmesini feshedip Werder Bremen’e gitmesi. FİFA geçici lisansı verdi. Yine Galatasaray’a gelen Grosskreutz’un geçici lisansa kavuşması. Talisca’nın Beşiktaş’ta geçici lisansla oynaması. Hatta bir dönem Galatasaray’ın transfer listesinde olup, problemli oyuncu olduğu için almadığı Modeste’nin Köln’e FİFA geçici lisansıyla transferi.

Bu örnekler belki birbirine benzemiyor olabilir ama önemli olan FİFA’nın başta da yazdığım gibi, “futbolcu sahada olmalı” ilkesi. İşte bu açıdan Al Ahli’den sözleşmesini feshedip Trabzonspor’a gelen Djaniny Semedo’nun lisansının çıkmama gibi bir durumu yoktu. Nitekim lisansı çıktı. Şimdi Yeşil Burun adalı Semedo’nun bir an önce maç eksiliğini kapatıp, Trabzonspor katkı vermesi gerekiyor. Yeteneği var, maç kondisyonu yok

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.