banner114

Türkiye Ombudsmanı, Trabzon eski Milletvekili Av. Şeref Malkoç ile birlikte Balkan gezimizin ikinci durağı Kosova oldu. Kosova’ya geçmeden önce İşkodra’da (Shkodra) Osmanlı Paşası ve Arnavutluk’ta en uzun direnişi sürdüren Hasan Rıza Paşa’nın anıtını ziyaret ettik. İşkodra’nın göbeğindeki bu anıt Osmanlı’nın Arnavutluk’taki en anlamlı mühürlerinden biri (Mekanı cennet olsun).. Kosova’nın önce Prizren kentine ulaştık. Prizren kentine gidip askeri birliği ziyaret etmemek büyük eksiklik olurdu. Türk askeri birliği tıpkı tarihteki gibi Kosova’nın manevi gücünü oluşturuyor. Birliğin Kosova’ya girişi ve Kosova halkının birliğimizi karşılaması unutulmaz hatıralar taşıyor. Birliğin önünü kesen binlerce insan çığlık çığlığa “Siz nerede kaldınız? Hoş geldiniz” feryat ve gözyaşlarıyla karşılıyor. Prizren’deki Türk Birliği seçkin Türk subaylarından oluşuyor. İlgi alanları yalnız devlet ricali değil… Halkın da rahatça ulaşıp sorununu anlatabildiği ve destek istediği birlik her alanda destek sunuyor. (Elbette ki bu destek askeri bir destek değil).

Cuma namazını Kosova’da Sinan Paşa camiinde kıldık. TİKA’nın onardığı Sinan Paşa Camii Prizren’in göbeğinde yer alıyor. Cuma namazlarında hem vaazlar hem hutbe Türkçe okunuyor. Zaten gerek Prizren’de ve gerekse Priştine’de kendinizi Türkiye’de hissediyorsunuz. Hemen tüm yapılar Osmanlı’ya ait. Osmanlı mimarisi kendisini öylesine gösteriyor ki isterseniz kendiniz Akçaabat’ın Ortamahalle’sinde, isterseniz Amasya’da hissedin... Zerre kadar bozulamamış bir tarihi keyifle gururla izleyin. Aklınıza gelen soruyu hatırladık. Komünist rejim Arnavutluk’ta tüm Osmanlı mimarisini yerle bir etti de Kosova’da dokunmadı mı? Evet, Arnavutluk’ta Enver Hoca yerle bir ederken Yugoslavya’da Tito tarihe dokunmadı.

Prizren’in ardından Kosova’nın diğer bir kenti Priştine’ye geçtik. Bakanlıklar ve meclis Priştine’de. Türk milletvekilleri ve bakanlarla tanışma fırsatı bulduk. Hepsinin gözleri ve yüzü Türkiye’ye çevrili. Güçlü bir Türkiye’yi arkalarında hissederek belki de son yüzyılın en mutlu günlerini yaşıyorlar. Dil konusunda hiçbir sorun yaşamıyorsunuz. Yalnız Türkler değil, Sırplar dışındaki diğer ırklar da Türkçe biliyor. Türkçe kurslar Kosova’da da revaçta… Maarif ve Yunus Emre Vakıfları buralarda çok büyük işler görüyor. Hemen her şehirde imam hatip liseleri ve Türk üniversiteleri mevcut. Öylesine yoğun ilgi var ki (Türkiye ölçeğinde örnek verirsek) imam hatiplere yüz üzerinden ancak 95 puan alabilenler girebiliyor. Kosova’yı anlatırken TİKA’ya ve hizmetlerine özel bölüm ayırmak gerekiyor. TİKA bir anlamda muhteşem ovaların tarım üretimini destekliyor. Ucu bucağı görünmeyen ovalarda fidan dağıtımı, denetimi de dahil kırsal üretime de destek veriyor. Ancak bunların hiçbiri yeterli değil. Küçük de olsa sanayi üretimleri olmadan Kosova’nın da kalkınması mümkün değil. İşsizlik oranı yüzde 50’lere ulaşmış. Sağlık alanında çok ciddi sorunlar yaşanıyor. Öyle ki Kosova’daki Türkler Edirne ve Tekirdağ’daki hastanelerde Türkiye’deki Türk kardeşleri gibi muayene hakkı istiyor. Kimisi belki önemsiz bulabilir ama Arnavutluk’un, Kosova’nın ve Üsküp’ün Türkiye için önem ve anlamını hepsi biliyor. Yani Kosova’da şuur düzeyi en üst düzeyde bir toplulukla karşılaştık. Tek eksiklikleri tecrübe…

Pristine’yi anlatırken elbette ki Sultan 1. Murat’ı unutmadık. Priştine’ye girmeden önce şehit padişahın mezarına uğradık. İkindi namazını kılıp, duamızı yapıp Priştine’ye geçtik. Buradan tekrar ruhuna Fatiha gönderiyoruz. Ve Kosova izlenimlerimizi Akif’in Kosova şiiriyle bitiriyoruz.

“Nerede olsam karşıma çıkıyor bir kanlı ova…

Sen misin, yoksa hayalin mi vefasız Kosova?

Hani binlerce mefahirdi senin her adımı?

Hani sinende yarıp geçtiği yol Yıldırım’ın?..

Hani asker, hani kalbinde yatan şahül şehit?

Söyle Meşhed öpeyim.. Secde edip toprağını…

Yok mudur Murat’ın sende iki üç damla kanı?”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.