banner114

Merak ediyorum Kırıkkale tüfeğiyle nöbet tutanlar alınan mağlubiyetten sonra ne diyecek?

Ne yazacaklar?

Artık gün onların günü!

Artık zemin onların istediği gibi!

Gelişmelerde onlara mutlaka ışık tutacaktır!

Sadece hedefe atmaları kalmıştır!

Bu zaman da...

Bu süreçte…

Bu gidişatta…

Bu durumda…

Bu yaşanan tabloda…

Vardır bir diyecekleri.

En önemlisi bu durumlarda kim Trabzonsporlu kim değil onu da hep birlikte yaşayıp, görmüş olacağız.

Ulemalara şimdilik bir şey demiyorum!

FALIN SONU GÖRÜNDÜMÜ?

Ahan da papatya falı açılmaya başladı bile!

Newton gitmeli mi kalmalı mı?

Newton başarılı mı başarısız mı?

Newton giderse yerine kim gelmeli?

Falan filan…

Evet beyler iki üç güne kadar yönetim kurulu bu konuda mutlaka bir açıklama yapacaktır.

Sizin de başlatmış olduğumuz papatya falı, böylelikle sonlanmış olacak.

UYARIMIZI YAPALIMDA!

Daha önce yazmıştım, Fenerbahçe maçı Newton’un kredi olarak son maçıdır.

Newton maalesef bu kredisini de kötü kullanmıştır.

Artık top yönetim kurulundadır.

Tabi ki zor bir karar verilecek.

Aşağıya tükürseler sakal yukarı tükürseler bıyık.

Newton ile ‘devam’ derseler, gelecek maçların iyi olacağının hiçbir garantisi yok.

Newton ile vedalaşsalar kimi getirecekler.

Ben burada yönetim kuruluna şu uyarıyı yapmak istiyorum.

Newton ile vedalaşsalar veya devam kararı alsalar bu işi hiç uzatmadan kararlarını vermelidirler.

Unutmayınız verilecek, en kötü karar, karasızlıktan iyidir.

Yönetim kurulu bu konuda kararını acilen vermelidir.

MUTLAKA BİR HAVA GETİRİR

Abdullah Avcı ismi konuşuluyor.

Ben Avcı ile ilgili görüşümü daha önce yazmıştım.

Abdullah Avcı sezon başı göreve getirilmiş olsaydı, hiç sırıtmaz, hiç tartışılmazdı.

Ama bu durumda…

Ama Trabzonspor’un ligin zirvesinden uzaklaştığı şu anda…

Abdullah Avcı olur mu?

Ha olursa ‘Trabzonspor’u ayağa kaldırır’ derim.

Mutlaka zirve yarışının içerisine sokmaya çalışır.

Amma velakin Avcı olursa, kimse de Abdullah Avcı’dan ‘bizi şampiyon yapar’ diye bir beklenti içerisinde olmamalıdır.

ELBETTE YERLİNİN YERLİSİNDEN YANAYIM

Açıkçası ben şu anki süreçte yerlinin yerlisi hocaların gelmesinden yanayım.

Hemen belirteyim, henüz ortada fol ve yumurta yok.

Yani bir hoca değişikliği düşünülmesi kesinleşmeden biz bunları yazıyoruz.

Eğer ki hoca değiştirilmesi düşünülse biz bunlar olmalıdır, bu yol izlenilmelidir diyoruz.

Neden yerlinin yerlisi diyorum?

Fenerbahçe maçının sonlarına doğru Fenerbahçelilerin “Trabzonspor kümeye” bağırmalarını bir yabancı teknik adam ruhen yaşayamayacağı için ben yerlinin yerlisi hoca diyorum.

Diyeceksiniz ki, yerlinin yerlisi oyuncular var da onlar ne yapıyor ki?

Vallahi onlar rahmetli Erkan Ocaklı’yı dinleyip, Ocaklı’nın söylediklerini yapmaya devam ediyorlar.

Ne diyordu rahmetli Erkan Ocaklı?

Tara saçını tara…

İki yanı bir olsun…

İkimizin mezarı…

Taştan çamurdan olsun…

Bizim yerlinin yerlisi oyuncular saçlarını başlarının iki taraftan taramaya devam etsinler.

Bir de rakipleri diğer oyunculara baksınlar.

Yerlini yerlisi oyuncularımızın maşallahları var.

Çaka ve hava atmakta üzerlerine yok.

BİR DEVİN ÇÖKÜŞÜ!

Bu kez kaleci şansı Uğurcan’ın yanında değildi.

Yediği gollere bakın geçen sezon ki Uğurcan’ı aratır nitelikte.

Lig başladığından beri kötü oynuyor.

Önceden öyle miydi?

‘Nasılsa kalede Uğurcan var’ diye güven duyuyordu bütün Trabzonsporlular.

Nitekim kazanılan her maçta imzası vardı.

Bu kez tersi yaşanıyor.

Kaybedilen bütün maçlarda Uğurcan’ı ilk imzayı atanların başında görmekteyiz.

Acaba yeterli derecede çalıştırılmıyor mu?

Acaba Uğurcan’ın aklı gitmekte mi kaldı?

Acaba Uğurcan bedenen burada, zikren ve fikren başka yerlerde mi?

Aklımıza böyle deli dolu sorular sormak gelmiyor değil?

Kalesi çöken bir takımın maç kazanmasının mümkün olmadığını bırakın saha içerisinde olanları, bizim simitçi Ali Haydar bile sizlere söyler.

Uğurcan ile kim görüşecekse bir an önce görüşmelidir.

Yoksa gidişat hiç de iyi değil, hem Uğurcan için hem Trabzonspor için…

BİRLİKTE OLMAK ZAMANIDIR

Üç gün sonra Kasımpaşa maçı var.

Trabzonspor için önemli bir maç.

Yani yaşanan kötü sürece ‘dur’ demek için final niteliği taşıyan bir maç.

O nedenle diyorum ki.

Zaman eleştirme zamanı değil.

Zaman vurdu-kırdı zamanı hiç değil.

Zaman gitsin-kalsın zamanı da değil.

Zaman ne biliyor musunuz?

Destek ve birlikte olma zamanıdır.

Zaman Trabzonsporluluk ruhuna sahip çıkma zamanıdır.

O gitsin, bu gelsin.

Onlarla olmuyor, bunlar gelmeli.

Arkadaşlar durum kötü…

Bu zaman gelme gitmeler değil, birlikteliği sağlanmanın zamandır.

Hesap-kitap mı görülecek.

Genel kurulun olmasına şunun şurasında ne kaldı.

Biraz sabır edin.

Sabır gösterirken de takımına sahip çıkın.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.