banner114

Adını ağzımıza almadan malum! virüs neredeyse dünyada ulaşmadığı ülke bırakmadı. Umudumuz, temennimiz ve beklentimiz odur ki, baharla birlikte ülkemizi terk etsin... Bahar ayları kendisi gibi ülkemize insanlığa temizlik, güzellik, yeni umutlar getirsin...

Biz de evden çalıştığımız şu dönemde neredeyse 24 saat televizyon ekranları ve sosyal medyadan bu malum virüsün etkisini anlatan haberler-gelişmelerle haşır-neşir oluyoruz. Durumu düzelttiği iddia edilen Çin’in ardından İtalya ve İspanya’nın ardından Amerika’daki vahim, endişe verici durum gerçekten insanlık adına içler acısı. Çok şükür ülkemizdeki durum Avrupa ile benzerlik göstermemekte.

Başından bugüne kadar başta Sağlık Bakanımız Fahrettin Koca olmak üzere, en alttan en üst kademeye emek veren bütün sağlık çalışanlarının hakkı ödenmez.

Dedik ya onlara en büyük teşekkür.

Allah razı olsun, demek.

Allah onlara zeval vermesin.

Gölge etmeyin!

Malum virüsün insan hayatındaki olumsuz etkileri nedeniyle alınan önlemler, devletin gerek vatandaşa gerekse iş dünyasına ve de esnafa açıkladığı destekler.

Ne olursa olsun bir kesim hiç memnun olmuyor.

Olmuyor, olmuyor.

Bunlara ne verseniz, ne deseniz hiç memnun olmazlar.

Haaa bir de sırf muhalefet etmek için, içinden inansa bile karşı çıkıp memnuniyetsizliğini ifade ederler.

İnsan her şeye mi karşı çıkar, her şeye mi bir şey bulur?

Ülkenin Cumhurbaşkanı çıkıp ‘Biz Bize Yeteriz’ diyerek Milli dayanışmanın yeniden kuvvetlenmesi için kampanya başlatıyor. Birileri tutup bunu itibarsızlaştırmaya çalışıyor.
Allahım yaaa... Bir susun... Allah aşkına bir susun!

Muhalefet kanadından bir lira destek çıkmazken, bir lirasını bu milletin yetim çocukları için bağışlayanların bu davranışı eleştiriliyor. Neymiş, ‘Amcamız barakada yaşıyor, fakir-fukara, bunu nasıl bağış diye alırsınız’. Allah aşkına siz o yaşlı amcanın taşıdığı milli hassasiyeti, duyarlılığın onda birini hissedebiliyor musunuz?

Trabzon’da biriktirdiği üç-beş çeyrek altını Ortahisar Belediyesi görevlilerine bağış kampanyası için teslim ederken, “Ben hac görevimi yaptım. Bunlar belki bir yetimi, bir ihtiyaç sahibinin ihtiyacını görür” sözlerindeki anlamı, manayı siz anlayamazsınız.

Çünkü sizin hissiyatınız da, duyarlılığınız da farklı yerlere çalışıyor.

Nato kafa, nato mermer olanlar

Nevzat Aydın...

Trabzonspor eski yöneticisi... Türkiye’nin başarılı işadamlarından. Yemeksepeti’nin kurucusu ve halen sahibi....

Farklı, bazılarına göre biraz aykırı bir yapıda...

Ve bizim deyimimizle çok has bir Trabzonsporlu... Belki de en has Trabzonsporlulardan...

Bu malum virüsün ülkemizde etkisini göstermeye başladığı ilk günlerde Sağlık Bakanlığı’na 1 milyon TL bağışlayarak çok önemli bir duyarlılık gösterdi. Kendisinin içinde bulunduğu yemek sektöründe çalıştığı ufak-büyük işletmelere yönelik jestleri de sosyal medyanın en çok konuşulan ve ilgi gören gelişmesi oldu.

Ve önceki gün de Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı, ‘Biz Bize Yeteriz Türkiye’m’ Milli Dayanışma Kampanyasına adına ve kendisine yakışır bir şekilde desteğini açıkladı. Nevzat Aydın 1 milyon TL bağışta bulunurken önemli de bir mesaj verdi. Aydın, “Cumhurbaşkanımızın duyurduğu 'Biz Bize Yeteriz Türkiyem' kampanyasına Yemeksepeti olarak 1.000.000 TL bağışlıyor olduğumuzu bildirmek isterim. Lütfen bu günlerde sağcısı solcusu, partilisi partisizi hep beraber olalım. Şu illeti yenelim de yine birbirimizle uğraşırız zaten.” İfadelerine yer verdi.

Ancak gelin görün ki, bazı kafalar bunun altında da, yok efendim vergiyi düşüyorsun da onun için şirketten yapıyorsun... gibi saçma sapan ifadelerle bu anlamlı bağışı da itibarsızlaştırmaya çalıştı. Bu kafalar için de bizim lügatımızda güzel bir deyim vardır, “Nato kafa, nato mermer” İşte bunlar o nato kafa nato mermer olanlar işte.

Tebrikler, teşekkürler Nevzat Aydın...

Umut her zaman vardır

Türkiye Futbol Federasyonu liglerin en erken Haziran ayı başında başlayabileceğini açıkladı.

Bu açıklamanın yapıldığı güne kadar elli türlü senaryo konuşuldu, yazıldı, çizildi...

Play-Off’undan tutun da ligin bu şekliyle tesciline kadar her türlü ihtimal konuşuldu.

Bu konuda da herkes kendi görüşünü yazdı.

Ancak Trabzonspor taraftarı hiçbir zaman hakkı olmayanı istememiştir. Ancak haksızlığa da hep karşı durmuştur.

Tıpkı Play-Off görüşüne karşı durması gibi.

Play-Off ne yaaa...

Tescil de istemiyoruz...

Oynansın, bitirilsin... Bir haftaya 3 maç sığdırabiliyorsun bir ayda 12 maçı da gayet doğal oynatabilirsin.

Evet... Çoğunluğumuzun evlerimizde oturduğumuz bu günlerde en çok yine onu, yani futbolu konuşuyoruz.

Sahi biz ne çok özlemişiz futbolu...

Umut her zaman vardır...

Hele şu Nisan ayını bir yarılayalım...

Sonra mı, sonra zaten Ramazan ayı... Onu da maneviyatına yakışır bir şekilde eda ettikten sonra bayramla birlikte futbol şöleni başlar inşallah...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.