banner114

Sokağa çıkma yasağı,  hükümetin eksileri ve kampanyaya dair…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, günlerdir İstanbul’da sokağa çıkma yasağı istiyor. Tehlikenin yüzde 60’nın İstanbul merkezli olduğunu, yüzde 15’nin bile dışarıya çıktığında 2,5 milyon insan yaptığını kaydediyor.

İmamoğlu’nun verdiği rakamlar doğru. Türkiye’de vakaların yüzde 60’ı değil ama yüzde 40’ı İstanbul merkezli. Lakin bugünkü tabloda İstanbul zaten karantina altında… Çıkışlar da izinli ve sınırlı, girişler de… Mesele İstanbul’un kendi içinde kurallara uyup uymadığı ile alakalı… Ekrem Bey, epey zamandır gündemde yoktu. Sanki bu tabloda durumdan vazife çıkartıp gündemde olmak ve algı yaratmak istiyor. Yarınlarda salgın erkenden kontrol altına alınırsa ‘eyvallah’ diyecek!.. Alınamaz ve artarsa ‘Ben demiştim ama sokağa çıkma yasağı uygulanmadı!..’ diyecek. Yani işi algıyla!..

İmamoğlu, belediye yönetiyor. Belediye yönetirken Devleti yönetenler gibi öneriler getiriyor. Yetkilerini aşan tavırlar sergiliyor. Sonuç almak için değil, algı oluşturmak için... Elbette ki hükümet de sokağa çıkma yasağı uygulayarak salgını daha erken kontrol altına almayı değerlendiriyordur. Ancak belli ki ekonomi buna izin vermiyor. Çarkları kısa süre de olsa durdurmanın bedeli göze alınamıyor. Muhalefet ise ekonominin çökmesini, bir daha toparlanamayacak hale gelmesini ve böylece salgın krizinin hükümeti bitirmesini istiyor. Mesele bundan ibaret…

Türkiye, bütün eksik ve hatalarına rağmen salgın karşısında doğru bir tutum sergiledi. Ülke bir anlamda Bilim Kuruluna emanet… Okullara ara verildiği tarihi hatırlıyoruz. Sokak itiraz ediyordu. ‘ortada 1 tane bile ölüm yok. Nedir bu?’ diyordu. Turizmciler ümit besliyordu. Okulların tekrar açılacağı düşünülüyordu. İşte o süreçte alınan kararlar alkışlandı. Daha katı önlemler alınmış olsaydı toplum farklı tepki verebilirdi. Doğru adım atıldı.

Hükümetin süreci aşama aşama götürmesi daha etkili ve doğru bir yöntem oldu. Ancak eksikler ve hatalar da vardı. Avrupa’dan ve Umre’den gelişler için daha erken karantina tedbirleri alınabilirdi. İstanbul bugün Çin’in Vuhan’ı gibi… Yani Vaka sayısı itibarıyla Türkiye’nin neredeyse yarısı… İstanbul’a giriş ve çıkışlar, inişler ve denizden girişler daha erken kontrol edilebilseydi virüs Anadolu’ya bu kadar erken ve bu oranda yayılamazdı.

Türkiye listesine bakıyoruz. Nüfus yoğunluğuna rağmen Güneydoğu’da vaka sayıları çok düşük!.. Bölgesel bazda en fazla Karadeniz Bölgesi’nde’.. (ürkütecek boyutta değil elbet… Samsun 70, Trabzon 50, Rize 50 gibi) Biz virüsün İstanbul’dan geldiğini düşünüyoruz. Virüsten kaçıp köyüne sığınan Karadenizli virüsü beraberinde getirdi. Belki ilk dönemde hastalık belli değildi. Buralara geldikten sonra yani zaman geçince hastalık kendini gösterdi.

Gelelim yardım kampanyasına… “Biz Bize Yeteriz” kampanyası elbette önemli. Gerek görüldü ki kampanya başlatıldı. Ayrıca bu tür kampanyalar birlik ve beraberliğin simgesel keyfiyetleridir. Sonucu ne olur bilemeyiz ancak esnafın ilgi göstereceğini düşünmüyoruz. Buna rağmen muhalif tepkilere de katılmıyoruz. Kampanyaya katılırsınız veya katılmazsınız. Karşı kampanya açmak samimiyet ifadesi değildir. Destek vermeyebilirsiniz!.. Lakin; ‘Maaş yetmez, Katar’dan gelen uçağı da bağışla’ diyerek vatanperver yarışına eklenemezsiniz. Cumhurun başı kampanya başlatınca, belediyeleri harekete geçirip yetkileri olmadığı halde ikinci kampanya başlatarak yardımsever görünemezsiniz. Hani ayrımcılığı Cumhurbaşkanı Erdoğan yapıyordu!.. Ne yazık ki, muhalefet iktidarı suçlarken hep bir şey öne çıkıyor. Ötekileştirme!.. Dikkat edilirse ötekileştirmeyi son zamanda hep muhalefet yapıyor. Milli birlik ve bütünlüğe ihtiyaç olunan bir dönemde bile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zarhali D. 2 ay önce

i̇blis'in türkiye şubesi partiyi iyi analiz etmiş, nefis bir analiz ortaya çıkmışsınız. tşk.