banner114

‘Trabzon Ayasofya’ yeniden camiye çevrildiğinde, “Bizim için esas özgürlük, ‘Büyük Ayasofya’nın’ bir gün yeniden özgürlüğüne kavuşmasıdır. O günü sabırla bekleyeceğiz. Zira, fetihlerin birer sembolleri olan Ayasofyaların yeniden özgürleştirilmesi ülkem adına tam bağımsızlığın bir ifadesidir.” demiştik. Hakikaten de öyle oldu.

ABD’den, Rusya’ya… Yunanistan’dan, Rumlara… Avrupa Birliği’nden UNESCO’ya… Sanki İstanbul Türk Yurdu değilmiş gibi, karşı duruşlar ve kınamalar… Sanki İstanbul 1453’te fethedilmemiş gibi Ayasofya üzerinde hak iddia etmeler… Ayasofya’yı biz fethin anlamı ve sembolü olarak görürken, meğer onlar da ‘Ayasofya işgal altında’ anlayışıyla bakıyorlarmış. Sanki camiden müzeye çevrilirken kendilerine buradan bir pay çıkarılmış. Ve ‘Türkler Ayasofya’yı bir daha cami yapamazlar’ saçmalığına kendilerini inandırmışlar. Belki de bir gün geri alacaklarına inandılar!.. Zira Türkiye’nin tam bağımsız olduğuna ve bağımsız bir karar alacağına hiç inanamamışlar.

Ayasofya minarelerinden yeniden ezan sesi yükselmesi, tüm dünyaya verilen bağımsızlık mesajıdır. Ayasofya’dan yükselen ezan sesi, Fatih Sultan Mehmet Han’a ‘Bir nesil geldi ve vakfiyeni sana iade etti. Dinle bak ezan sesine’ diye fısıldamaktır. İki yüzlü Avrupa’ya ve Papa’ya ve de UNESCO’ya, ‘Kurtuba Camisi kiliseye çevrilirken neredeydiniz?” sorusunu sormak ve samimiyetsizliklerini yüzlerine vurmaktır. Yunan’a ve Rum’a ise; ‘Gördüğünüz Helenizm rüyanızdan uyanın. İstanbul her şeyi ile bir Türk Yurdudur’ diye haykırmaktır.

İçimizdeki kiliseseverlere gelince… ‘Hristiyan alemi bize tavır alır’ korkusu dışında karşı çıkan ve hatta kilise olmasını savunanların iki ortak özelliği olduğunu gözlemledik. 1- İslam’a olan düşmanlık 2- Tayyip Erdoğan’a olan düşmanlık… FETÖ ve HDP içindeki onursuzlar Erdoğan düşmanlığını İslam düşmanlığına dönüştürmüş ve ‘Ayasofya kilise olmalıydı’ diyebilmişlerdir. İkisi de farklı biçimde Avrupa’nın kucağına oturmuş, vatan parçasını iade etmeyi bile kabullenmişlerdir. Allah’ın laneti üzerlerine olsun.

İslam’a olan düşmanlıklarından ötürü karşı çıkanlara gelince… Bunlar, ezan sesindense çan sesine razı gelen bedbahtlardır. Bunlar için ne din, ne vatan, ne bağımsızlık ve ne de millet sevgisi vardır. Onları, ruhlarının derinliklerinde yatan düşmanlıklarını kılıflara sararak dışa vurduklarında tanırsınız.

Adam, Ayasofya ile Mescid-i Aksa’yı mukayese ediyor. İstanbul ile Kudüs’ü aynı terazide tartıyor!.. “İsrail yarın Mescid-i Aksa’yı havraya döndürürse ne yapacaksınız?” diyebiliyor. Bu bahtsızlar İstanbul’un Türk Yurdu, Kudüs’ün ise Filistin toprağı olduğunu görmüyor. Kudüs’ün işgal altında olduğunu göremiyor. Yoksa “İstanbul da zaten 1453’ten beri işgal altındadır” demek istiyorlar da açıkça diyemiyorlar mı?

Uğruna bir ömür adadığımız dava ve yolumuzun hedeflerinden biri de Ayasofya minarelerinden ezan sesi duymaktı. Bunu nasip eden Allah’a hamt etme noktasındayız. Düşüncelerimizin kontrol ettiği duygularımız, artık Ayasofya kadar hür… Yazımızı, üstat Necip Fazıl’ın gençlik yıllarımızda bizlere seslendiği ‘Ayasofya bir gün açılacak’ hitabesinden bir bölümle noktalıyoruz.

“Gençler… Bugün mü yarın mı bilemem. Fakat Ayasofya açılacak. Türkün bu vatanda kalıp kalmayacağından şüphesi olanlar, Ayasofya’nın da açılıp açılmayacağından şüphe edebilir. Ayasofya açılacak. Hem de öylesine açılacak ki kaybedilen bütün müzeler zincire vurulmuş, kan revan içinde masumlar gibi ağlaya ağlaya üstünü başını yırta yırta onun açılan kapılarından dışarıya vuracak.

Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik etmiş sanılan kötülerle, kötülük etmiş sanılan iyilerin gizli dosyaları da O’nun mahzenlerinde ele geçirilecek.”

Ayasofya’yı açan lidere selam olsun…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Turgay 3 hafta önce

ayasofya açıldı ama beklenen olmadı. isteniliyordu ki chp kurumsal olarak tepki koysun sizinkilerde işte bunlar din düşmanı diye ortalığa düşsün ama olmadı ellerinde patladı. şimdi ayasofya'yı ki açtı erdoğan'mı yoksa danıştay üyeler mi? gerçekten araba lastikleri için bile kararname çıkaran cumhurbaşkanlığı niye bu işi de kararname ile çıkarmadı da danıştay vasıtası ile yaptı ?